Tarihi değirmenin emektar çifti

Van'da yaşayan Mustafa Yılmaz ve eşi Pakize, Ermenilerden kalan yaklaşık 350 yıllık su değirmenini yarım asrı aşkın bir süredir birlikte çalıştırıyor.

Tarihi değirmenin emektar çifti

Van'da yaşayan Mustafa Yılmaz ve eşi Pakize, Ermenilerden kalan yaklaşık 350 yıllık su değirmenini yarım asrı aşkın bir süredir birlikte çalıştırıyor.

Tarihi değirmenin emektar çifti

VAN (AA) - Van'da yaşayan Mustafa Yılmaz ve eşi Pakize, Ermenilerden kalan yaklaşık 350 yıllık su değirmeninin çarkını, yarım asrı aşkın bir süredir birlikte döndürüyor.

Değirmendüzü Mahallesi'nde yaşayan 83 yaşındaki Mustafa Yılmaz, ilerleyen yaşına rağmen Ermenilerden kalma tarihi su değirmenini 70 yıldır döndürmeye çalışıyor.

70 yıldır her sabah evinden çıkarak tarihi değirmenin yolunu tutan Yılmaz, "Taşıma su ile değirmen dönmez" atasözünün aksine beton kanallar aracılığıyla getirdiği suyla değirmenin çarkını döndürüyor.

Yaz aylarında su debisinin düşmesi nedeniyle değirmen taşlarından sadece birinde un öğütülebilen Yılmaz'a en büyük desteği eşi Pakize Yılmaz veriyor.

Pakize Yılmaz, günün büyük bölümünü değirmende çalışarak geçiren eşine kol kanat gererek akşam saatlerine kadar yardım ediyor.

"Usta değirmenci"
Gelişen teknolojiye rağmen yıllardır tarihi değirmeni ayakta tutan Mustafa Yılmaz'ın en büyük kaygısı, kendisinden sonra gelen kuşağın tarihi değirmeni çalıştıramayacak olması.

Çevresinde "usta değirmenci" olarak tanınan Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 13 yaşından beri değirmende çalıştığını söyledi.

Bu işi dedesinden öğrendiğini ve çocukluğundan bu yana un öğüttüğünü anlatan Yılmaz, ilçede bulunan 39 değirmenin teknolojiye yenik düştüğünü belirtti.

Yılmaz, teknolojinin gelişimiyle devreye giren elektrikli değirmenlerin insanları hazır un kullanmaya yönelttiğini, bu nedenle su değirmenlerine ilginin her geçen gün azaldığını kaydetti.

Ömrünü değirmende geçirdi
Yöre halkının önceki yıllara göre su değirmenini daha az tercih ettiğini anlatan Yılmaz, "Eskiden elektrikle çalışan değirmenler yoktu. Bu nedenle değirmenler sadece suyla çalışırlardı. Bazı günler yaklaşık 300 teneke buğday öğüttüğümüz olurdu. Bazen 15 gün sonrasına bile randevu verirdik. Gece gündüz çalışmamıza rağmen yetiştiremiyorduk." diye konuştu.

Yılmaz, insan gücüyle çalışan değirmende bir ömür geçirdiğini anlattı.

Eskiden çevre ilçeler, köyler ve hatta İran sınırındaki köylerden bile insanların buğdayını öğütmek için değirmene geldiğini aktaran Yılmaz, "Kışın bile çalıştığımı hatırlıyorum. Eskiden daha bereketliydi. Şimdi ise o bereket kalmadı. Herkes rahata alıştı. Gücüm yetse kendim hamur yoğurur, ekmek pişiririm ama yaşım geçti. Bu işi çocuklarıma bırakmak isterdim ama çocuklarım bu işten hiç anlamazlar. Hepsi gelse, bir teneke buğdayı bile öğütemezler. Çünkü nasıl çalıştığını bilmiyorlar." dedi.

Mustafa Yılmaz'ın eşi Pakize Yılmaz ise kendisinin 55 yıldır eşine yardım ettiğini, geçimlerini değirmenden elde ettikleri gelirle sağladıklarını söyledi.

Eşine her zaman yardımcı olmaya çalıştığını dile getiren Yılmaz, "Hayatım boyunca bir yandan çocuklarımı büyüttüm bir yandan da değirmende eşime destek oldum. Çalışan demir pas tutmaz. Bizler de yıllardır çalışarak ayakta durmaya çalıştık. Eskiden zahmet vardı ama sağlıklıydık. Sürekli çalıştığımız için hastalık nedir bilmezdik." diye konuştu.

Mustafa Yılmaz'ın yeğeni Mehmet Sıddık Yılmaz da eski fonksiyonu kalmayan tarihi değirmenlere artık insanların fazla ilgi göstermediğini vurguladı.

Tarihi değirmenlerin ayakta tutulması gerektiğini belirten Yılmaz, değirmen kültürünün kaybolmaması için çalışma yürütülmesini istedi.

Anahtar Kelimeler:
Yaşam
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.