ERÜ İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Akademisyeni Doç. Dr. Ayşe Aslıhan Çelenk:

Kayseri Küçük Millet Meclisinin her ay olağan olarak gerçekleştirdiği toplantılardan Aralık ayı toplantısı yapıldı. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler...

ERÜ İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Akademisyeni Doç. Dr. Ayşe Aslıhan Çelenk:

Kayseri Küçük Millet Meclisinin her ay olağan olarak gerçekleştirdiği toplantılardan Aralık ayı toplantısı yapıldı. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler...

ERÜ İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Akademisyeni Doç. Dr. Ayşe Aslıhan Çelenk:
Kayseri Küçük Millet Meclisinin her ay olağan olarak gerçekleştirdiği toplantılardan Aralık ayı toplantısı yapıldı. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Akademisyeni Doç. Dr. Ayşe Aslıhan Çelenk, "Türkiye’de ulusal ve uluslararası bir terör tehdidi vardır" dedi.
Kocasinan Belediyesi Meclis Salonunda gerçekleştirilen toplantıya birçok sivil toplum kuruluşu katıldı. Toplantıda ‘Uluslararası İlişkiler ve Terör’ konusu anlatmak üzere katılan Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası ilişkiler Bölümü Akademisyeni Doç. Dr. Ayşe Aslıhan Çelenk, terörün güncel, önemli ve ülkeler için tartışılır hale gelmesinin iki temel sebebi olduğunu belirterek, “Bu sebeplerden ilki geleneksel güvenlik ve savaş kavramının değişikliğe uğraması ve insan güvenliği isimli yeni bir kavramın ortaya çıkmasıdır. Türkiye geçiş noktası, toplanma noktası ve terör eylemlerine maruz kalan bir ülkedir. Türkiye’de ulusal ve uluslararası bir terör tehdidi vardır. Ulusal terörden kastımız en fazla muhatap olduğumuz için PKK’dır, diğeri de IŞİD’tir. PKK 1978 tarihinde kurulmuş bir örgüttür. İlk silahlı eylemini 1984 yılında gerçekleştirmiştir. Özellikle 80 ve 90’lı yıllar çok ciddi anlamda şehitlerin verildiği masum insanların kaybedildiği yıllardır” dedi.
’Türk Hükümetinin resmi Suriye politikası en başından beri ısrarla Esad gidecek, Esad’sız bir Suriye olacaktır’ diyen Çelenk, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye’nin Suriyeli muhaliflere karşı açık bir desteği var. IŞİD hakkında ise bir araştırma yapılmıştır. Araştırma Türkiye’de insanların IŞİD’e karşı ne kadar sempati duyduklarıyla ilgili yapılmıştır. IŞİD’e sempati duyan ciddi bir oran olmuştur. Bunun da sebebi biraz mezhep meselesine gelmiştir. Çünkü Suriye’de İran tarafından da açıkça desteklenen Şii bir rejim vardır ve bu Şii rejimini devirmeye çalışan ve Şii rejimine karşı savaşan bütün Sunni gruplara da belirli bir sempati vardır. Bu da olayların diğer bir boyutudur. Türkiye açılım süreciyle birlikte kendi içerisinde PKK terörüyle ve terör eylemleriyle bir noktaya kadar başa çıkabilirken diğer taraftan Suriyeli muhalifleri destekleyen oradaki muhaliflerle Suriyeli Kürtler arasında, diğer unsurlar arasında ve diğer devletler olan ilişkilerde bir denge tutturabiliyordu. Bu durum bir yere kadar devam etti fakat belli, bir yerde bozuldu. Bu durumda Haziran seçimlerinden sonra oldu. Haziran seçimlerinden sonra ciddi bir terör dalgasıyla karşılaştık. Dolayısıyla PKK sorunuyla , siyasal yöntemlerle baş etmek ya da bu sorunu bu şekilde çözmek projesi rafa kalktı. Bunun sebepleri ise HDP’nin beklenenden fazla oy alması, hükümet boşluğunun yaşanması, tekrar seçim yapılmasına karar verilmesi gibi nedenlerdir."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.