24 Mayıs 2012 Perşembe
Tuncay Şanlının sevgilisi hostes çıktı
Alexten Zico açıklaması: Beşiktaşa gidebilir
Haluk Bilginer ve Aşkın Nur Yengi ayrıldıklarını açıkladı
Can Bonomo Eurovisionda kostümlü provanın birincisi oldu

Necmi DODOOĞLU / haber50

Kaplumbağa ve tavşan.

01 Şubat 2012 Çarşamba 13:57

İş makinaları kullananlar kabinenin içinde kaplumbağa sembolünün ağır, tavşanın hızlı yol alma olduğunu bilirler.
Bu kaplumbağa tavşan sembolleri ülkelerin iyilik ve kötülükte ilerleme göstergesi olarak ta pekala kullanılabilir.

Yavaş ilerlediğimiz hususlarda kaplumbağa, hızlı ilerlediğimiz alanlarda tavşan sembolleri koyarak son 40 yılın bilançosunu çıkarabiliriz.


Mesela...

-Kaplumbağa 1.
Fransa'ya bir mektup göndermek için postaneye gittim.
Postanenin banka gibi çalışan tarafı yıllar önceki gibi tıklım tıklım dolu, hiç bir değişiklik yok, insanlar sıra bekliyorlar.
Ama, posta tarafı ehven, yanındaki insanla konuşan, oldukça yaşlı ve şişman bir beye mektubu uzatıyorum.
Halinden pek memnun görünmeyen memur;
2 lira diyor bana.
2 lirayı veriyorum, memur bey bana tamam diye başıyla işaret ediyor, verdiğim mektupta ise ne bir pul yapıştırıldı ne tartıldı.
Şişman ve yaşlı memurun yanındaki arkadaşıyla muhabbetinin arasına girmek pahasına ve şaka yollu;
koleksiyonluk bir pul yapıştırırsınız artık he'
diyebildim.
Başıyla tamam' dedi bana şişman ve yaşlı memur.

Postaneden çıktım kafamda hala memurun umursamazlığı zihnimde dolaşıyor.
O kadar da merhametsiz olma' adamın kalbinde bir kötülük yok ki,
buna da şükür' diyorum, banka tarafında kaplumbağa misali az da olsa ilerleme olduğunu tekrar belirtelim.

-Kaplumbağa 2.
Bankaya gidiyorum,
bireysel işlemlerden bir numara alıp beklemeye başlıyorum.
Ve, bu arada; ne güzel olmuş artık sıra numarası var' eski kargaşa kalmamış diyorum.
Daha doğrusu diyekaldım.
Araya bir sürü insan girip memuru lafa tutuyorlar.
Aynı memur gelen telefonlara da cevap veriyor.
Buna yanımda oturan yurt dışından yeni döndüğü belli biri çok kızdı ve elimdeki numarayı göstererek sıramın geldiğini, duruma müdahale etmemi istedi ve burada devamlı yaşasaydı kanser hastalığına tutulabileceğini söyledi.

Belli ki arkadaş çalıştığı ülkedeki iş disiplinini arıyor burada.
Aslında ben artık alışmaya başlamıştım, onunda ilerde alışacağını zannediyorum.

-Kaplumbağa 3.
Yoldan karşıdan karşıya geçiyorum,
"gogol'un"birisi arabasını yaya geçidinin üzerine park etmiş.
Arabanın içinde kimse olmadığından diğerlerine yaptığım gibi
"buraya park edilmez" diyemedim.
Ve, homurdana homurdana "debil"in arabasının etrafını dolanmak zorunda kalıyorum.

Bazılarının elinde arabalar gerçekten tehlikeli birer bombaya dönüşebiliyor.

Bir kahvenin önünden geçiyorum.
Kaldırımı işgal etmiş bir grup zavallı sigara içmek için dışarı çıkmış, sigaranın dumanını adeta oradan geçen insanların yüzüne üflüyorlar. İçerde ise insanlar konkene benzeyen oyunlarla zaman "öldürüyorlar", belli ki zavallıların zamanları pek kıymetli değil.


Zamana direnen, kaplumbağa gibi ilerleyen değişimlerden daha çok var da, şimdilik bu kadarla yetinelim; daha hızlı gelişen ve tavşan sınıfına giren olaylara bakalım...

-Tavşan 1
31/01/2012 de bir gazetedeki habere göre..
İzmir'de cep telefonuna para yüklemek için marketten aldığı kartı kazıyan ve "hızlı değişim" den habersiz Seval Ulusoy, ülkede bol miktarda olan dolandırıcıların üstü kapatılmış haldeki şifre bölümüne yazdıkları
Nah çıktı!
yazısını okuyunca büyük şok yaşamış.

Seval Yıldırım bundan sonra nerde yaşadığını bilerek, muhakkak tedbirini alacaktır.

-Tavşan 2
sokaklarda jöleli saçlı, dövmeli kollu, küpeli sayısı Avrupa'yı sollamış, hatta "gösteriş" bahşışında Avrupalı'ya fark atmış.
Bunu görmek için Bodrum'da bir düğüne gitmek kafidir, dolarlar havada uçuşuyor.
Bunu fırsata çeviren çalgıcılar $'ı promosyon fiyatına satıyorlar, 1 $ 1 TL.
Tamam öyleyse, ben şuradan 1 000 TL ye 1 000 $ satın alıp Kuşadası'na geri döndüğümde dolarları tekrar satarak 800 TL kar yaparım' deme şansınız yok, çünkü bozdurduğunuz dolarları müziğin etkisiyle kendinden geçmiş pistteki dansçıların üzerine atarak; hem dolar hem "hava atmak" zorundasınız.
Sakın demeyin!
İşte biz bu gibi insanların yüzünden fakir ve eğitimde Afrika ülkeleriyle aynı seviyedeyiz, ayıp.


-Tavşan 3.
Gün geçmiyor televizyonlarda polis nezaretinde çeteler görülmesin.
Envahi çeşit, çeşit çeşit çete dolu "müslüman" Türkiye.
Karakter olarak birbirine benzeyen tiplemeler çete kurup kanun dışı işlere girişmişler, polis te onları 5 yıldız konforunda hapishanelere götürüyor.

Eminim bu çeteler;
Avrupa Avrupa duy sesimizi, bu gelen Türk çetelerinin ayak sesleri' temposuna yakında başlarlar.
40 yılın bilançosuna gelince...
Sporda, teknolojide, sokak temizliğinde, trafik terbiyesinde, eğitimde bize devamlı fark atan Avrupa, nihayet bu sefer altta kaldı. Biz bu hızla gidersek Avrupa ilerde elimize su bile dökemez.

*

Tesadüfün böylesi...

İnkar yasasıyla Türkleri cezalandırmaya hazırlanan Fransa, Türk profesör Cafer Özkül'a Fransız nişanı veriyor.
Bu biraz politika koksa da, sadece isminden kendisini tanıdığım profesör Cafer Özkul adına memnun oldum.
Profesör Cafer Özkul'u tanımamın sebebi, benim 2 numara oğul da Cafer Özkul'un çalıştığı  üniversiteden mezun oldu ve kendisini çok iyi tanıyordu ve bize de ondan sık sık bahsetmişti.
Cafer Özkul gibi birini yetiştirdiği için Malatya şehrimizi kutluyorum.

Bu yazı toplam 644 defa okunmuştur
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
MAGAZİN