Uluslararası Üniversiteler Konseyi Kurucu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu:

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu...

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Kurucu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu:

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu...

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Kurucu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu:
Uluslararası Üniversiteler Konseyi Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu, “Türkiye’de son günlerde artarak devam eden terör eylemlerini şahsım ve 29 ülkeden 150 üniversite rektörü çalışma arkadaşım adına şiddetle kınıyor, bu eylemi yapanlar ve yaptıranları da lanetliyorum” dedi.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde buluna Azizoğlu, “Terörizm vebasının yeniden Türkiye’ye içimizdeki taşeronları vasıtasıyla bela eden emperyalist güçlerin Türkiye’nin son 14 yıldaki demokratik, ekonomik, küresel ve politik kazanımlarına ‘dur’ deme fırsatı olarak mı değerlendiriyorlar. Avrupa ve batı ne ölçüde ve hangi zaman diliminde inançların özgürce yaşanması, demokratik, çağdaş, evrensel hukukun uygulanması, düşünce özgürlüğü, demokratik sosyal yaşam kültür ve diğer küresel haklarda çağdaş bir demokrasi uygulayıcısı oldu. Yoksa tam aksine tek amaç ve gayeleri kendi değer kavramları ile örtüşen bir yapılanmaya mı zorluyorlar bizi. Acaba batılıların asıl amacı Türkiye ve tüm İslam âlemini gizli projesi olan ortaçağın karanlık dehlizlerinde kamufle ettiği, faşizan kafa yapısı ile kendi değer ve ideolojilerine önce entegre sonra asimile etme amacı mıdır İslam coğrafyası ve Anadolu’muz da sürekli canlı ve aktif tuttukları terörist yapılanmalar ve eylemlerle ülkemizde kaos çıkarıp kazanımlarımızı yok etmek midir” dedi.
Türkiye’den giden etnik yapıya dayalı tüm terör örgütleri ve uzantılarına suç oranını neredeyse hiç önemsemeden sahip çıkmalarının onları Türkiye’ye karşı himaye ederek güçlü kılması hangi evrensel hukuk normlarına göre uygulandığını hatırlatan Azizoğlu, “Etnik yapı bireyin savunulması gereken en temel hakkıdır. Birey dinini tabiiyetini, fiziğini hatta yaşamına bile son verme tasarrufuna sahiptir. Ancak yaradılış itibariyle tasarrufunda olmayan tek şey etnik yapısıdır ve tartışılması dahi en büyük insanlık suçudur. Ancak terör başka bir kulvardır ve bunu himaye etmek, karşı devlet ve millete en büyük düşmanlık ve kin içeren davranış ve eylemdir. 40 yıldır sözde dostumuz, sözde müttefikimiz, sözde ekonomik ortağımız sözde NATO da kader birliği yaptığımız batılı müttefiklerimizin özde ne olduğunu devlet ve Milet olarak tanımlama zamanı gelmedi mi diye soruyorum” dedi.
“BİZ BATI EMPERYALİZMİNİN MODERN KÖLELERİ MİYİZ”
Türkiye’nin her bölgesinde şehit mertebesine kavuşan evlatlarımızı sonsuzluğa yolcu ettiğimiz bu günlerde, evrensel hukuktan dem vurup bize yol gösterici statüye kendisini monte eden batı toplumunun bize insani ders verecek konumda ve rehber olacak vasıfta olamayacağını kaydeden Azizoğlu, “Çeşitli bahanelerle çok büyük oranda Müslüman ailelerin çocuklarını ellerinden alan onları eş cinsel, Hıristiyan veya İslam inanç ve değerlerine tamamen karşıt benzeri kesimlere evlatlık veren, aileye görüşme, savunma hakkı bile tanımayan batı toplumu mu bize sosyal yaşam ve aile kavramı öncülüğü yapacak. Evlilik oranının yüzde 10 doğurganlığın yani çocuk sahibi olmanın hızla azaldığı, var olan çocuklarında 18 yaş sonrası aile kavramı algısı olmadan sosyal bir dram olarak büyütüldüğü batı toplumları mı son günlerde olduğu gibi öncü rehberimiz ve akıl hocamız olacak” dedi.
Azizoğlu şunları söyledi;
“Batı toplumları sözde çağdaş evrensel değerlere göre bireyin ve toplumun haklarını koruyan tüm dünyayı dizayn eden gezegenimizin sahte demokrasi kabadayıları. Neden sahte kabadayı? Bireyin evrensel değer ve haklarında en yüksek çıtada inanç hak ve özgürlüğü gelir. Ve korunur. Sonra diğer bireysel ve toplumsal hak ve özgürlükler sıralanır, Batı toplumlarının birinci sıradaki inanç özgürlüğü ile ilgili takındığı tavır, eylem ve uygulamaları zihnimizde canlandırmak çok zor olmasa gerek. İmam Hatipler, Kuran kursları ve inancından dolayı başını örtmesi bahane edilerek eğitim hakları alçakça ellerinden alınan kızlarımızın açtığı davalarda Avrupa insan hakları mahkemelerinin verdiği utanç içeren kararları ve uygulamaları içerdeki faşist uygulayıcılarına öğrettikleri ve benimsettikleri tuhaf hukuk sistemleri ile iman ve inançtan yoksun değer ve kavramları ile tüm Müslümanlar Türkiye’nin ikinci sınıf zenci köle vatandaşı muamelesi görmedi mi? Etnik yada dinsel her türlü terörizmi şiddetle lanetleyen yüce dinimiz ve onun asil mensubu tüm Müslümanlar terörün her türlüsüne şiddetle karşı durarak emperyalist güçlerin maşası ve taşeronu olan bu çağın vebasını yok etmeliyiz.
Batı emperyalizmi Tüm İslam ülkeleri ile Türkiye’nin de kısmen tüm ekonomik yer altı yer üstü zenginliklerine el koyarken önce Türkiye’de olduğu gibi diplomasi ve dış politika ile sahip olmaya çalıştı bazı ülkeler karşı çıkınca evrensel hak hukuku savunan demokrasi kahramanları kesilip onları yakın tarihte köle olarak himmetine alıp sahip çıkıyoruz dediler,. Bazen Müslüman ülkelerin iç güvenliği, huzuru, sosyal yaşamını dizayn etmek için Afganistan, Pakistan, Yemen, Somali gibi onların geleceği ve iyiliğini hayati önemde görme savsatası ile onlarla savaşarak onlardan yüz binlerce hatta total de milyonlarca insan öldürerek onları da himayenize alarak sahip çıktıklarını söylediler. Veya Irak, Libya, Cezayir gibi yer altı zenginlikleri olan orta doğu, Afrika ülkelerinin petrol, elmas madenleri gibi ülke kaynaklarının gaspı için işgal edip katliamlar yaptılar. Lakin İslam coğrafyasın da sürdürdüğünüz kirli ve kanlı projenizin temel dayanağı olan alçak ve her türlü değerden yoksun terörizmi ülkemizde artık barındıramayacaksınız etnik kökeni. Mezhebi ideolojisi ve yaşam şekli ne olursa olsun 76 milyon tüm vatandaşlarımızın sesini ve terörizm karşıtı duruşunu daha gür ve anlamlı bir direnişle göstermesinin artık zamanıdır.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.