Tküugd Başkanı Yavuzaslan: "Hocalı Soykırımı TBMM’de Tanınmalıdır"

Türkçe Konuşan Ülkeler Uluslararası Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Güngör Yavuzaslan, Azerbaycan'ın Hocalı Kasabası'nda Ermeni Güçler Tarafından Yapılan Soykırımın Tanınması Çağrisinda Bulundu.

Tküugd Başkanı Yavuzaslan: "Hocalı Soykırımı TBMM’de Tanınmalıdır"

Türkçe Konuşan Ülkeler Uluslararası Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Güngör Yavuzaslan, Azerbaycan'ın Hocalı Kasabası'nda Ermeni Güçler Tarafından Yapılan Soykırımın Tanınması Çağrisinda Bulundu.

Tküugd Başkanı Yavuzaslan: "Hocalı Soykırımı TBMM’de Tanınmalıdır"
Türkçe Konuşan Ülkeler Uluslararası Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Güngör Yavuzaslan, Azerbaycan’ın Hocalı Kasabası’nda Ermeni güçler tarafından yapılan soykırımın tanınması çağrısında bulundu.
Türkçe Konuşan Ülkeler Uluslararası Gazeteciler Derneği (TKÜUGD) Genel Başkanı Güngör Yavuzaslan, Azerbaycan’ın Hocalı Kasabası’nda 26 Şubat 1992 yılında Türklere karşı yapılan soykırımın o tarihlerde sansürlü şekilde haberleştirildiğini ve bugün hala Hocalı katliamı ile ilgili gerçeklerin saklandığını söyledi. Yavuzaslan, TBMM’nin, Hocalı katliamını soykırım olarak kabul etmesi gerektiğini vurgulayarak, Meksika, Kolombiya ve Pakistan gibi ülkelerin Hocalı katliamını tanıyan kararlar aldığına dikkat çekti.
Yavuzaslan, "Bugün Suriye’de yaşanan insanlık suçu 1992 yılında silahsız Türklere karşı Azerbaycan topraklarında, Hocalı’da işlenmiştir. Başta Anadolu basını olmak üzere Türk medya dünyasına bu katliamı anlatmak için büyük görev düşmektedir" dedi.
"TÜRKİYE-AZERBAYCAN BİR BEDENDE İKİ CAN"
Ermeni işgalciler tarafından 1992 yılında resmi rakamlara göre 63’ü çocuk, 106’sı kadın ve 70’i yaşlı 613 Azerbaycan Türkünün katledildiğini ifade eden Yavuzaslan şöyle konuştu: "Hocalı, insanlık tarihine Ermenistan tarafından yazılmış kara bir sayfadır. O gün bin 275 Azerbaycan Türkü rehin alındı. 487’si sakat kaldı. 68’i kadın, 28’i çocuk olmak üzere 150 Türk ise hala kayıp. Bu kayıp insanlar hakkında Ermeni ve Rus yetkililer mutlaka gerçekleri açıklamalıdır."
"TÜRK BASININA ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR"
Bosna savaşında Srebrenitsa katliamı gibi Azerbaycan topraklarında da Hocalı’da insanlık dramı ve vahşetin yaşandığının altını çizen Yavuzaslan, "Batı medyası Srebrenitsa ve Hocalı’da iki yüzlülüğünü ortaya koymaya devam ederken Türkiye’de etkin basın kurumlarına ise önemli görevler düşmektedir. Başta TBMM olmak üzere Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Hocalı katliamı mutlaka tanınmalı, bunun için medya baskısı oluşturulmalıdır" şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE SİYASİ DURUŞ GÖSTERMELİ"
TBMM’nin hala Hocalı katliamını resmen tanıyan bir karara imza atmadığını aktaran Yavuzaslan, şöyle devam etti: "Sadece komisyon düzeyinde ya da kürsü konuşmalarında Hocalı’da yaşanan insanlık ayıbına atıfta bulunuluyor. TBMM Hocalı katliamını soykırım olarak kabul etmeli. Meksika, Kolombiya ve Pakistan gibi ülkeler Hocalı katliamını tanıyan kararlar almıştır. 1991 yılında bağımsız Türk cumhuriyetlerinin tekrar dünya sahnesine çıkmasının ardında iki devlet bir millet siyaseti ile anılan Azerbaycan ve Türkiye bulundukları coğrafyanın adeta kader mahkumları gibidir. 2014 yılında hala batının kontrollünde olan basın kuruluşlarının 1992 yılından itibaren uyguladıkları gizli sansürün Hocalı için ise devam ettiğini görmek bizleri üzmektedir."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.