THY Teknikte Sendika Savaşları Sürüyor

Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş), yaklaşık 4 bin 600 Türk Hava Yolları (THY) Teknik A.Ş. faaliyetlerinin, taşımacılık iş kolundan metal iş koluna geçmesinin çalışanlar açısından büyük kayıp olduğunu iddia etti. Hava-İş...

THY Teknikte Sendika Savaşları Sürüyor

Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş), yaklaşık 4 bin 600 Türk Hava Yolları (THY) Teknik A.Ş. faaliyetlerinin, taşımacılık iş kolundan metal iş koluna geçmesinin çalışanlar açısından büyük kayıp olduğunu iddia etti. Hava-İş...

THY Teknikte Sendika Savaşları Sürüyor
Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş), yaklaşık 4 bin 600 Türk Hava Yolları (THY) Teknik A.Ş. faaliyetlerinin, taşımacılık iş kolundan metal iş koluna geçmesinin çalışanlar açısından büyük kayıp olduğunu iddia etti. Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Kemal Tatlıbal, “Davayı kaybetsek de çalışanların haklarının takipçisi olacağız” dedi.
Türkiye Sivil Havacılık Sendikası’yla (Hava-İş) Hak-İş’e bağlı Çelik İş Sendikası arasındaki iş kolu tespit davası sonuçlanmış, Bakırköy İş Mahkemesi’nin verdiği karara göre, THY Teknik A.Ş. taşımacılık iş kolunda sayılmıştı. Yargıtay’ın kararı bozması üzerine THY Teknik A.Ş.’nin faaliyetleri metal iş kolu olarak belirlendi. Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş), yaklaşık 4 bin 600 Türk Hava Yolları (THY) Teknik A.Ş. faaliyetlerinin, taşımacılık iş kolundan metal iş koluna geçmesinin çalışanlar açısından büyük kayıp olduğunu iddia etti.
Hava-İş Sendikası avukatı Şeniz Uluköklü, hukuki süreç ve gelinen noktada izlenecek yol haritasıyla ilgili, “İş kolu tespit kararına karşı Hava-İş Sendikası mahkemeye başvurarak, yoğun hukuki mücadeleler sonucunda davayı kazandı. Danıştay ve Bakırköy Yerel Mahkemesi, THY Teknik A.Ş. faaliyetlerinin taşımacılık iş kolunda olduğuna karar verdi. Davalı tarafında olan Metal-İş’e bağlı Çelik-İş bu davayı temyize taşıdı ve Yargıtay 13 gün gibi kısa bir sürede kararı kesin olarak bozdu. Geldiğimiz noktada THY Teknik A.Ş. faaliyetlerinin metal iş koluna girdiği hukuki olarak kesinleşti” diye konuştu.
“HAVA-İŞ’İN HUKUK SAVAŞI SÜRECEK”
Yasal olarak THY Teknik A.Ş. faaliyetlerinin metal iş koluna geçmesinin her şeyin bittiği anlamına gelmediğine dikkat çeken Uluköklü “Hava-İş Sendikası’nın çok yoğun bir şekilde toplu iş sözleşmelerine hazırlandığı bu dönemde gelinen nokta THY Teknik A.Ş. çalışanları için çok üzücü bir durum. Verilen karar hukuki olarak kesindir. Ancak Hava-İş bu konuda mücadeleyi bırakmayacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere hakkını aramak için birçok kuruma müracaat edecek. Bununla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru ve devamındaki hukuki süreçle ilgili çalışmalarımız devam edecek. Hava-İş Sendikası’nın amacı, davayı kaybetmiş olsa da THY Teknik A.Ş. çalışanları için bir şeyler yapmak. Çünkü 30 Haziran’da toplu iş sözleşmesi sona eriyor. Şu an fiili manada yetkili sendika halen Hava-İş Sendikası’dır. Çünkü çalışanlar hala Hava-İş Sendikası’na üye. Dolayısıyla çalışanlar açısından belirsiz bir süreç başlayacağı için Hava-İş Sendikası üyelerini mağdur etmemek için elinden gelen çabayı gösterecek” dedi.
“ÇALIŞANLAR ADINA ÇOK ÜZGÜNÜZ”
Yargıtay’ın kararına saygılı olduklarına dile getiren Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Kemal Tatlıbal ise “Bu konuda çok üzgünüz. Ama kendi adımıza değil, işçiler adına üzgünüz. Burada olan THY Teknik A.Ş.’de çalışan kardeşlerimize oldu. Şimdi ne olacak? Bu kadar çalışan bana üyeyken benden yetkiyi aldın ama fiiliyatta ortada yeni bir sendika yok, sözleşme yapamadın. Hangi maddeye dayanarak çalışanın hakkını savunacaksın. Çerçeveye genel batkımızda Türkiye’de tüm iş kollarında bir sendikasızlaştırma gayreti görüyoruz. Şimdi sıra Hava-İş’e geldi. Yönetime geldiğimizde devam eden bir süreçti. THY Teknik A.Ş. çalışanlarının taşımacılık iş kolunda olması gerektiği yolunda mücadele ettik. Danıştay ve Bakırköy’deki İş Mahkemesi Hava-İş’in lehine karar verdi. Yargıtay’daki hocaları yetiştiren, hocaların hocası Prof. Dr. Aziz Can Tuncay ve Prof. Dr. Nurşen Canikli bilirkişi olarak bulundukları mahkemede ‘THY Teknik A.Ş. faaliyetleri taşımacılık iş kolunda olmalıdır’ dediler. Buna rağmen THY Teknik A.Ş.’nin 13 gün içinde nasıl metal iş koluna döndüğünü anlamakta zorlanıyoruz. Davayı kazandığımıza garanti gözüyle bakıyorduk. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan yetki belgesini almak üzereyken, bütün hukuk otoriteleri bu işin taşımacılık iş kolunda olduğunu kabul ederken Yargıtay’dan böyle bir karar çıkması manidardır” şeklinde konuştu.
Kararın ardından çalışanlar açısından belirsiz bir fiili durumun ortaya çıktığına dikkat çeken Tatlıbal, “Şimdi THY Teknik A.Ş. çalışanlarını metal iş koluna geçirdiniz. Benim teknisyenim metal iş kolundayken EASA’dan lisansı nasıl alacak? Metal iş kolundaki teknisyen bakımlarını yapacak ve ‘uçak havalanabilir’ diye mühür vuracak. Bunun için B1 ve B2 tiplerinde lisansları alabilecek durumda olmaları lazım. Ancak EASA, teknisyeni Hava-İş kolunda çalışan kişi olarak kabul ediyor ve buna göre lisans veriyor. Şimdi burada büyük bir çelişki yok mu? Metal iş teknisyene nasıl lisans alacak bilemiyorum. Bunların hepsi artık bir muammadır. THY Teknik A.Ş. çalışanına yazık oluyor” ifadesini kullandı.
“TİS GÖRÜŞMELİRİNDE İŞÇİNİN HAKKINI NASIL SAVUNACAKLAR”
Temmuz’da THY Teknik A.Ş. ile yapılacak toplu iş sözleşmesine dört dörtlük hazırlandıklarını belirten Tatlıbal, “Bakın süreç ne hale geldi? Biz komisyonlar kurarak çalışanın tüm sorunlarını belirledik. İşçimize hangi avantajı sağlarız, hakkını son kuruşuna kadar nasıl alırız, hak kaybına uğramış üyemizi çalıştığı birimde daha iyi konuma nasıl geçiririz, bunları en ince ayrıntısına kadar hesapladık. Tam çok güçlü bir ajanda ile toplu iş sözleşmesi masasına oturacakken, her türlü konuya hakimken, şimdi konuya vakıf olmayan metal iş çalışanın hakkını nasıl savunacak? Metal-İş HABOM’dan THY Teknik AŞ’ye geçen çalışanın sorununu nasıl bilecek? Hat bakımda çalışanlar bazen öğlen yemeği yemeden, hiç mola vermeden 40 dakikada bir uçağın kontrollerini yaparak havalanmasını sağlıyor. Bu insana yazıktır, günahtır. Ben bu çalışanımın hakkını almak için uğraşıyorum, hazırlığımı yapmışım, davaları kazanmışım, bilirkişi lehime rapor vermiş, her şey Hava-İş’in lehine yürürken Yargıtay’dan ‘Sen çekil kenara’ deniyor. Bunu anlamak akıl karı değil” dedi.
“22 MİLYON SENDİKASIZI BIRAKTILAR, GÖZLERİNİ HAVA-İŞ’E DİKTİLER”
Yaşananlara hakkaniyet penceresinden bakmak gerektiğine işaret eden Tatlıbal, “Türkiye’de 25 milyon SGK’lı çalışan var. Bunun 22 milyonu sendikasızken, Hak-İş neden hazır lokma peşinde koşuyor. Eğer ben ezilenden yanayım diyorsa sendikasız olanları üye yapmanın derdine düşsün. Bu 22 milyon sendikasız insanı sendikalaştırmayı hiç dert edinmez. Aslında sendikalar birbirleriyle uğraşmayı bırakıp, sendikasızlaştırma politikalarına karşı güç birliği yaparak tek yumruk halinde durmalı. Bakın bu amaçla Hava-İş olarak Nevşehir’de balon işinde çalışanları bile sendikamız çatısına alarak, haklarını savunmanın mücadelesini veriyoruz. İşte 22 milyon sendikasız varken Hak-İş’in yapmadığı bu. Hak-İş, hiç zahmet çekmeden Türk-İş çatısı altında örgütlü tüm sendikalara kancayı atarak, üye çalmaktan başka iş yapmıyor. Olay, ‘cephede Türk-İş savaşsın, masada Hak-İş kazansın’ şekline döndü” diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.