Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, Suriyeli Mülteci Sorununu Değerlendirdi

Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, Türkiye’de devlet boşluğunun olmaması için tek parti hükümetinin kurulması gerektiğini ifade ederek, "Suriyeli mülteci sorunun çözülebilmesi...

Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, Suriyeli Mülteci Sorununu Değerlendirdi

Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, Türkiye’de devlet boşluğunun olmaması için tek parti hükümetinin kurulması gerektiğini ifade ederek, "Suriyeli mülteci sorunun çözülebilmesi...

Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, Suriyeli Mülteci Sorununu Değerlendirdi
Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, Türkiye’de devlet boşluğunun olmaması için tek parti hükümetinin kurulması gerektiğini ifade ederek, "Suriyeli mülteci sorunun çözülebilmesi için Türkiye ile Suriye’nin bir an önce anlaşması gerekir" dedi.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nde düzenlenen 1.Uluslararası Turkuaz Sosyal Bilimler Kongresi’ne katılan Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, Türkiye’den Avrupa’ya gitmek isteyen Suriyeli mülteci sorununu gazetecilere değerlendirdi.
Suriyeli mülteci sorununun çözülebilmesi için Türkiye ile Suriye’nin bir an önce anlaşması gerektiğini savunan Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, "Burada iki olay var. Birinci olay gezi olaylarıydı. Türkiye bu gezi isyanını bastırmakta çok iyi etti. Birincisi bu. Bunu başardı. Ama bunun daha geniş çaplısı Arap Baharı’nda yaşandı. Arap Baharı aslında bir Arap ülkeleri arasında bir gezi olayından başkası değildi. Türkiye bu bahar meselesi yüzünden tuzağa düşmüştür. Amerika, Rusya hatta İran, Türkiye’yi bu Arap Baharı konusunda tuzağa düşürmüşlerdir. Türkiye çok büyük bir aldanma içerisine girdi. Suriye’deki otorite ortadan kalktı, bu önemli bir problem. Büyük bir tuzağa düşürüldü Türkiye. Suriyeli sığınmacılar bu tuzağa düşenlerin uzağı görememeleri veya teori ve pratiği karıştırmalarının büyük etkisi oldu. Türkiye bu sığınmacılar konusunda neler yapabilir? Bilimsel bir açıdan düşünelim. Türkiye’nin Suriye ile işbirliği yapması lazım. Esad ile işbirliği yapması lazım. Çok ağır bir laf ama çünkü şu an Rusya varken, İran varken Esad’ı bertaraf edemezsiniz. Biz diyorduk ki bir hafta sonra Emeviye Camisi’nde namaz kılacağız. Kıldırmazlar adama. Hayal dünyasında yaşamanın alemi yok. Türkiye o süreçte real politikayla ideal politikayı birbirine karıştırdı. Suudi Arabistan bile şu an Suriye ile anlaşma yolu ararken bizim hala bir takım ideal noktalarda kalmamıza gerek yok. Dış politika bunun için var" dedi.
"MUTLAKA TEK PARTİ HÜKÜMETİ OLMASI LAZIM"
Türkiye’nin Orta Doğu’ya dönmemesi için en kısa zamanda tek parti hükümetinin kurulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tabakoğlu, "En kötü olay devlet boşluğudur. Orta Doğu’nun başına gelen felaketlerin başında devlet boşluğu geliyor. Türkiye’de aynı şeyin yaşanmaması gerekiyor. Mutlaka tek parti hükümeti olması lazım. Yoksa Türkiye’de Orta Doğu’ya dönebilir, kargaşanın içerisine girebilir. Tekrar ediyorum mutlaka tek parti iktidarı olması lazım. İstikrarlı devlet, istikrar gerekiyor. Bu bölgede en istikrarlı devlet Türkiye’dir. Türkiye’nin büyük avantajı var. Zenginlik açısından, umutlar açısından adamlar ölümleri göze alarak, kitlesel ölümleri göze alarak Avrupa’ya kaçmaya çalışıyor. Sanki bir şey varmış gibi. Avrupa’nın kendine hayrı yok zaten. Kendi durumu müsait değil. Onlarda büyük bir aldanış ve imtihan içerisinde. Kuran-ı Kerim’de bir ayet var; ’Sadece zulmedenlere isabet etmekle kalmayacak bu fitneden sakınınız.’ Öyle bir fitne var şu an. Çoluk çocuk ölüyor şu an yollarda, denizlerde boğuluyor. O fitneyi de ortaya çıkartan devlet boşluğu. Devlet yok maalesef. Devletin tekrar kurulması gerekiyor Orta Doğu’da. Türkiye’nin elindeki bu nimeti kaçırmaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.