(Özel) İstanbul Trafiğine ‘Park ET Ve Devam ET’ Önerisi

İstanbul Teknik Üniversitesi Raylı Sistemler Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Turan Söylemez, İstanbul trafiğinin özellikle Avrupa’da yaygın olarak kullanılan ‘park et ve devam et’ sistemi ile önemli ölçüde rahatlayacağını...

(Özel) İstanbul Trafiğine ‘Park ET Ve Devam ET’ Önerisi

İstanbul Teknik Üniversitesi Raylı Sistemler Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Turan Söylemez, İstanbul trafiğinin özellikle Avrupa’da yaygın olarak kullanılan ‘park et ve devam et’ sistemi ile önemli ölçüde rahatlayacağını...

(Özel) İstanbul Trafiğine ‘Park ET Ve Devam ET’ Önerisi
İstanbul Teknik Üniversitesi Raylı Sistemler Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Turan Söylemez, İstanbul trafiğinin özellikle Avrupa’da yaygın olarak kullanılan ‘park et ve devam et’ sistemi ile önemli ölçüde rahatlayacağını söyledi.
Yaklaşık 15 milyon nüfusa sahip İstanbul’da trafik problemi her geçen gün başka bir boyut kazanırken yeraltı sistemlerinin ‘alternatif’ olmaktan çıkarak ana ulaşım araçları olarak insan yaşamına girmesi en önemli çözüm yollarından biri olarak değerlendiriliyor. Enerji verimliliğinin sağlanması ve trafik sorunun çözümü için raylı sistemleri işaret eden İstanbul Teknik Üniversitesi Raylı Sistemler Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Turan Söylemez, yeraltı sistemlerinin şehir trafiğine çok büyük rahatlama getirdiğini söyledi. Şehir içindeki trafiğin önemli nedenlerinden birinin de araçları içerisinde tek başına hareket eden insanlar olduğunu belirten Prof. Dr. Söylemez, özellikle Avrupa’da yaygın olarak kullanılan ‘park et ve devam et’ sisteminin bu soruna yönelik geliştirilen bir çözüm önerisi olduğuna dikkat çekti.
“SON DERECE PRATİK BİR UYGULAMA”
Büyük şehirlerin pek çoğunda ulaşım sıkıntısı yaşandığını ve bu sıkıntıyı mümkün olan en alt düzeye indirmek için çalışmalar yapıldığını belirten Söylemez, “Raylı sistemler şehir trafiğine çok büyük bir rahatlama getiriyor. Rahatlamayı arttırmanın yolu ise ağı mümkün olduğunca genişletmek ve özellikle kendi araçlarıyla tek başına şehir içinde seyahat eden insanları da bu sistemin içine alabilmek. Raylı sistem durakları insanların oturdukları yerlere ve iş yerlerine yakın olursa insanlar şehir içinde trafikte azap çekmektense konforlu bir ortam içinde gitmek isteyeceklerdir. Avrupa’da evinin yakınında metro istasyonu bulunmayan kişiler park et ve devam et modeline göre araçlarıyla evden çıkıp en yakın metro istasyonuna giderek uygun büyüklükteki otoparklara makul bir ücret karşılığında araçlarını bırakıp şehrin diğer ucuna metro ile rahat ve hızlı bir şekilde gidiyorlar. Dönerken de araçlarını alarak evlerine gidiyorlar. Bu son derece pratik bir uygulama” dedi.
“CİDDİ BİLİMSEL ÇALIŞMALAR YAPILMALI”
Park et ve devam et modelinin üzerinde ciddi bilimsel çalışmaların yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Turan Söylemez, “Bu sistem, bugünden yarına hemen uygulanamaz. İnsanları yönlendirmek için gerekli faktörlerin belirlenmesi ve üzerinde durulması gerekiyor. Otopark ücretleri ve alışkanlıklar en önemli faktörler arasında yer alıyor. Bizim insanımız ne kadar çileli olursa olsun arabasına binip yolun sonuna kadar arabayla gitmek gibi bir eğilime sahip. Bu mantığın değişmesi gerekiyor ve bu da seneler içinde olur. Fakat uygulanması durumunda bu sistemin trafiği önemli ölçüde rahatlatacağını söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.
“DAHA AZ ENERJİ KULLANIYOR”
Raylı sistemlerin dizel yakıt kullanan araçlara kıyasla, aynı sayıdaki kişiyi çok daha az enerji harcayarak taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Söylemez, “Raylı sistemleri, dizel yakıt kullanan araçlarla kıyasladığımızda bu sistemlerin aynı sayıdaki kişiyi belirli bir noktadan başka bir noktaya taşımak konusunda çok daha az enerji harcadığını görüyoruz. Yüksek ilk yatırım maliyetleri bazı durumlarda yöneticileri raylı sistemlere yatırım yapmaktan alıkoyabiliyor ama uzun vadede getirileri son derece fazla. Ayrıca, ne kadar az enerji harcarsanız karbondioksit emisyonunuz o kadar az olur. Şehir içinde kullanılan otobüs, metrobüs gibi dizel araçların karbondioksit emisyonu şehir içinde gerçekleşiyor ve doğrudan doğruya soluduğumuz havanın içine yansıyor. Oysa elektrik enerjisi ile araçları ilerlettiğimizde ise karbondioksit emisyonunu şehrin dışındaki bölgelere de yayılıyor. Doğal olarak daha kontrollü bir karbondioksit emisyonu oluyor” diye konuştu.
“ATILIMLAR UMUT VERİCİ”
Son yıllarda raylı sistemler alanındaki atılımları da umut verici olarak değerlendiren Prof. Dr. Söylemez, “Geldiğimiz nokta oldukça umut verici ama yeterli miktarda değil. Şu anda Türkiye’de ortalama olarak bir kişinin raylı sistem kullanması yılda 80 kilometre. Bu sayı İsviçre’de 2400, İngiltere’de 900, Macaristan’da 700 ve Romanya’da ise 380 ise kilometre. Bu nedenle daha alacak çok yolumuz var” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.