(Özel Haber) Kayserili İş Adamının Servetlik Koleksiyonu

Kayseri’de yaşayan mimar İsmail Ruhlukürkçü, 20 senedir çalıştığı kalem ve tespih koleksiyonunun değerinin 700 bin dolar olduğunu söyledi.Kayseri’de yaşayan mimar İsmail Ruhlukürkçü, 20 sene önce babasının hediye ettiği kalem ile...

(Özel Haber) Kayserili İş Adamının Servetlik Koleksiyonu

Kayseri’de yaşayan mimar İsmail Ruhlukürkçü, 20 senedir çalıştığı kalem ve tespih koleksiyonunun değerinin 700 bin dolar olduğunu söyledi.Kayseri’de yaşayan mimar İsmail Ruhlukürkçü, 20 sene önce babasının hediye ettiği kalem ile...

(Özel Haber) Kayserili İş Adamının Servetlik Koleksiyonu
Kayseri’de yaşayan mimar İsmail Ruhlukürkçü, 20 senedir çalıştığı kalem ve tespih koleksiyonunun değerinin 700 bin dolar olduğunu söyledi.
Kayseri’de yaşayan mimar İsmail Ruhlukürkçü, 20 sene önce babasının hediye ettiği kalem ile başlayan tespih ve kalem koleksiyonunu İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açtı. 20 yıldan beri biriktirdiği kalem ve tespih koleksiyonunun şimdiki değerinin 700 bin dolar olduğunu söyleyen Ruhlukürkçü, koleksiyona nasıl başladığını anlattı. Ruhlukürkçü, "Tespih ve kalem merakı öğrencilik yıllarımdan başladı. Nasıl başladığıyla ilgili bazı anılarımda var. Babamın üniversiteye giderken bir kalem hediyesiyle oluşan meraktır. Ondan sonra Beyazıt Meydanı’nda gelinen kalem inceleme, kalem tamiri hatta bunlardan para kazanma kalem tamirinden dolma kalem tamirine para kazanmaya kadar bazı anılar var. Sonrada hobi şeklinde gelişti. Daha sonra tespih yapmaya kadar giden bir süreç var. Bu tabi güzel bir anıdır. Herkese tavsiye ediyorum çünkü tespih geleneksel kadim bir kültürümüzdür ve gerçekten Osmanlıdan gelen bizlere Türkiye’ye kalan kadim bir gelenektir. Bunun bir şekilde yaşatılması ve halkımıza bunların anlatılması gerektiğine inandığım içinde biriktiriyorum bazen de yapmaya çalışıyorum" dedi.
Osmanlı döneminde de tespihlerin anlam ifade ettiğini ve padişahların tespihin özelliklerine göre tespih kullandığını kaydeden Ruhlukürkçü, " Osmanlı zamanında tıbbiye işiyle uğraşanlar sağlıkçıların kuka ağacından yapılan tespihleri tercih ettikleri söyleniyor. Bu da yıllar sonra ispat ediliyor ki kuka ağacının eldeki gözle görülmeyen mikropları temizleme özelliği vardır. Padişahların ağırlıklı olarak necef kullandığı söylenmektedir. Necefin özelliği ise asil malzeme olmasıdır. Hem de zamanında çok az çıkan bir malzemedir. Aynı zamanda da elde belirli bir soğukluk ve terleme bir önlem şeklinde gelişmektedir. Necef ele alındığı zaman bir soğukluk hissedilir. Bir müddet sonra elin ısı derecesine ulaşır. Necef padişahlar tarafından tercih edilmektedir. Beyinde karar mekanizmalarının hızlı ve doğru karar almasını sağlayacak şekilde düzenlediği ispat edilmiş bir gerçektir. Üst düzey yönetim kademesi pelesenk ağacı tercih ediyorlar. Bunlar tabi bir genellemedir. Arada istisnalarda muhakkak vardır. Osmanlıdan zamanımıza kalan kehribar çok çeşitli şekillerde kullanılmaktadır. Hatta bunları meslek meslek kullanan gruplarında olduğu söylenmektedir. Dünyada pek rastlanılmayan ya da tespihi yapılmamış siyah mercan dediğimiz yarı bitki yarı hayvan diye adlandırılan bir tespih var" ifadelerini kullandı.
Ruhlukürkçü ayrıca, koleksiyonunun değerinin 700 bin dolar olduğunun altını çizerek, "Ben genelde koleksiyonuma değer biçmemeye çalışıyorum ama yaklaşık buranın değeri, 600 ile 700 bin dolar civarındadır. Bunlarda koleksiyonumuzun sadece bir parçasıdır. Bunların 20 yıllık bir çalışma, emek ve biriktirme olduğunu da söylemek isterim" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.