(Özel Haber) Kader Onları Çadır Kentte Bir Araya Getirdi

Özgür Suriye Ordusu saflarında çatışırken yaralanan Read Bitar, çocukları ile Türkiye’de buluştu.2012 de Suriye’de çıkan iç savaştan dolayı yerlerinden ve yurtlarından ayrılmak zorunda kalan bir çok aile, yıllar sonra Türkiye’nin...

(Özel Haber) Kader Onları Çadır Kentte Bir Araya Getirdi

Özgür Suriye Ordusu saflarında çatışırken yaralanan Read Bitar, çocukları ile Türkiye’de buluştu.2012 de Suriye’de çıkan iç savaştan dolayı yerlerinden ve yurtlarından ayrılmak zorunda kalan bir çok aile, yıllar sonra Türkiye’nin...

(Özel Haber) Kader Onları Çadır Kentte Bir Araya Getirdi
Özgür Suriye Ordusu saflarında çatışırken yaralanan Read Bitar, çocukları ile Türkiye’de buluştu.
2012 de Suriye’de çıkan iç savaştan dolayı yerlerinden ve yurtlarından ayrılmak zorunda kalan bir çok aile, yıllar sonra Türkiye’nin değişik yerlerinde, genel olarak da çadır kentlerde bir araya geliyor. Onlardan biri olan ve Akçakale’nin Süleyman Şah konaklama tesislerinde yaşayan Humus’lu Raad Bitar’ın hikayesi yürekleri yakıyor. 2012 de Suriye’de iç savaşın çıkması ile Raad Bitar iki kızı, bir oğlu ve hamile eşi ile Humus’tan Deyrezzor’a akrabalarının yanına göç ediyor. Çoluk çocuğunu akrabalarının yanına teslim ettikten sonra kendisi de ÖSO saflarına katılıyor.
Özgür Suriye Ordusu saflarına katılmasını anlatan Raad Bitar, "Ben esasında dekor ve yapay şelale yapardım. Suriye’deki sanatım ve mesleğim bu idi. Hayatımda elim hiç silah tutmadı. Elime fırça, metre ve mala alırdım. Ancak savaş olunca bunlara da alışmak varmış. Katıldığım birlikte Suriye’nin her yerinden insanlar vardı. Kısa zamanda kardeş olduk ve beni silah konusunda birkaç gün eğittikten sonra, sıcak çatışmalara katılmaya başladım. Tam iki ay geçmişti. Cephede günde sadece bir öğün yemek yiyorduk. Önceleri çok zor geldi, daha sonra alıştık. Bazı kardeşlerimiz buna rağmen oruç tutuyordu. Nasıl dayanıyorlardı anlamıyorum. Ancak çok güçlü ve dirayetli idiler. Günde iki saatten fazla uyumak yasak idi. Çünkü sürekli uyanık ve saldırı halindeydik. Bazı günler yemek yemediğimiz oluyordu. Ancak mücadele insanı diri ve güçlü kılıyor"dedi.
"AİLEMİ KAYBETTİĞİMDE DÜNYAM YIKILMIŞTI"
Çatışırken bir gün ailesini görmeye götürmek istediklerini belirten Bitar, o zaman ailesine bir şey olduğunu anladığını ifade etti. Bitar, "Bir gün bana aileni görmeye gideceksin dediler. Ne yalan söyleyeyim ben de çok özlemiştim. Ancak yolda beni getiren arkadaşa ’nereden çıktı bu ziyaret’ diye sorduğumda, ’bana bir şey sorma’ dedi. O zaman anlamıştım bir şeyler olmuş. Deyrezzor’a geldiğimde akrabalarımın bize tahsis ettiği evi gördüm ve yıkıldım. Kaldığımız ev yerle bir olmuştu. Oğlum Abdullah cepheye çıktığımda sekiz yaşında ve benimle beraberdi. Ancak dört aylık hamile eşim iki kızım şehit olmuş ve kızım Kamar ağır yaralanmıştı. Eşimi ve çocuklarımı ben gelmeden günler önce defin etmişlerdi. Ailemden geriye kimse kalmayınca kızım Kamar’ı birileri almış ve onunla ilgilenmiş. Kızımı gittim gördüm, ancak kızım tanınmayacak durumda idi. Sol tarafının kafa tası parçalanmış ve onu ameliyat ile biraz toparlamışlar. Kızımla uğraşacak durumda değildim. Dengem bozulmuştu" diye konuştu.
Bitar, "Tekrar cepheye çıktım. Çıktığımın ikinci günü çatışmada yaralandım ve sol bacağımda çok büyük bir yara aldım. Ayağım neredeyse üst baldırdan aşağısı işe yaramayacak durum da idi. Bu halimle Suriye’de kalırsam çürüyecektim. Arkadaşlar beni Kilis’ten Türkiye’ye geçirip hastaneye teslim ettiler" ifadelerini kullandı.
"ARTIK TÜRKİYE’DEYDİM"
Hızla iyileşen Bitar, "Beni hastaneye getirdiklerinde yaklaşık olarak on gün geçmişti. Bazı doktorlar ayağımın çok kötü durumda olduğunu dile getirerek kesilmesini dile getirdiler. Bazıları ise bir kaç operasyonla düzelebileceğini ifade ettiler. Hastanede tam altı ay sadece ayağımdaki iltihabın temizlenmesi ile ilgilendiler. Ayağım temizlendikten sonra bir kaç ameliyat geçirdim. Artık yaram yavaş yavaş iyileşiyordu. Daha sonra kalça kemiğimden bir parça alarak kısa olan ayağımı bir önceki duruma getirdiler. Çünkü yaralandığımda, ayağımın bir parçası ayrılmış ve ayağım beş santim kısalmıştı. Koltuk değnekleri ile yavaş yavaş yürümeye başladım biraz kendimi iyi hissettiğimde beni Akçakale Süleyman Şah konaklama tesisleri bekarlar çadırına yerleştirdiler. Gaziantep Devlet Hastanesinde benimle o kadar ilgilendiler ki, hiç bir zaman bunu unutamam. Ben dahi kendimden tiksinirken hemşireler benim yaralarımı temizledi ve bana umut verdiler. Türkleri asla unutmam, asla unutamam" diyerek yaşadıklarını anlatmayı sürdürdü.
ÇADIR KENTTEKİ HAYAT
Suriyeli Bitar, çadır kentteki hayatını ise şu şekilde anlattı:
"Akçakale Süleyman Şah konaklama tesislerinde oğlumla bekarlar çadırında kalmaya başladık. İyileşmiştim, dışarı çıkıp artık çalışmaya başladım. Daha sonra benim bu durumumdan haberdar olan Suriyeli hemşehrilerim, bana kabul edersen seni evlendirmek isteriz dediler. Ben de kabul ettim. Evlendiğim eşimin nişanlısı varmış. Benim bu durumumu öğrenince nişanlısından vazgeçerek benimle evlendi. Ona şükran borçluyum. Ben evlendikten sonra bana bir çadır verdiler çadıra yerleştim. Bir buçuk yıl oldu ve bir çocuğum oldu. Ama bir şeyler eksikti. Kızım Kamar’a ulaşamıyordum. Suriye’deki akrabalarıma ulaştım ve kızım Kamar’ı sordum. Uzun bir süre haber alamadım. Hatta bir ara Suriye’ye gideyim ve kızımı getireyim dedim ama göze alamadım. Çünkü Deyrezzor’u Deaş almış ve beni görürlerse kesinlikle infaz ederlerdi. Kızıma bakan aile bu bizim kızımız biz baktık iyileştirdik, babası umudunu kessin diye haber yollamışlar. Bende kızımdan asla vazgeçmem gerekirse Suriye’ye giderim diye haber gönderdim. Uzun uğraşlar sonucunda tam dört yıl sonra kızıma ulaştım. Kızımı gidip Akçakale Sınır Kapısı’ndan aldım. Kızım kocaman kız olmuştu. Ama kızımın psikolojisi iyi değil idi. Ürkek bir ceylan gibi. En ufak bir seste farklı tepkiler gösteriyor. Hala hassas bir durumda tedaviye ihtiyacı var. Sol tarafındaki kafa tası kemiği hala yok. Kızımın iyileşmesi için uğraşmam lazım. Ama şimdi ailemi kurdum ancak hala yarım bir tarafım eksik. Eşimi ve şehit olan kızımı hatırlayınca başım dönüyor ve kilitleniyorum. Şimdi sizlerle konuşurken inanın çok zorlanıyorum" dedi.
Bitar’ın çocukları Kamar ve Abdullah ile kısa cevaplar vererek, babalarına kavuşmanın mutluluğunu ifade etti. Çocuklar, üzerinde ürkekliklerini atamazken Raad Bitar ise gözyaşlarını tutamadı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.