(Özel Haber) Çözüm Süreci Ve Restorasyon Turizmi Şahlandırdı

Diyarbakır’da hem tarihi mekanların restore edilmesi hem de çözüm süreci, turizmi şahlandırdı. Kente gelen turist sayısında gözle görülür artışlar yaşandı. Diyarbakır’da, bir dönem ihmal ve ilgisizlik nedeniyle harabeye dönüşen...

(Özel Haber) Çözüm Süreci Ve Restorasyon Turizmi Şahlandırdı

Diyarbakır’da hem tarihi mekanların restore edilmesi hem de çözüm süreci, turizmi şahlandırdı. Kente gelen turist sayısında gözle görülür artışlar yaşandı. Diyarbakır’da, bir dönem ihmal ve ilgisizlik nedeniyle harabeye dönüşen...

(Özel Haber) Çözüm Süreci Ve Restorasyon Turizmi Şahlandırdı
Diyarbakır’da hem tarihi mekanların restore edilmesi hem de çözüm süreci, turizmi şahlandırdı. Kente gelen turist sayısında gözle görülür artışlar yaşandı. Diyarbakır’da, bir dönem ihmal ve ilgisizlik nedeniyle harabeye dönüşen ancak yakın zamanda restore edilen hanlar ve eski evler, turizmin odağı oldu.
Diyarbakır’da bir taraftan çözüm sürecinin oluşturduğu huzur ortamı sayesinde kent turizminde olumlu gelişmeler yaşanırken, diğer taraftan uzun yıllar ilgisizlik ve ihmal sonucu harabeye dönüşen tarihi hanların ve evlerin restore edilmesi turizme ciddi bir ivme kazandırdı. Kentte özellikle tarihi Diyarbakır’ın Osmanlılar tarafından alınmasından sonra üçüncü vali olan Sokullu Mehmet Paşa’nın oğlu Vezirzade Hasan Paşa tarafından 1572 ve 1575 yılları arasında yaptırılan Hasanpaşa Hanı’nın restore edilmesinin ardından, hanlarda ve eski evlerde restorasyon atağı başlatıldı. Bunun ardından, gerek kamu kurumları gerek yerel yönetimler gerekse vatandaşlar tarafından tarihi yapılar restore edilerek, turizme açıldı. Yakın tarihte Hasanpaşa Hanı’ndan sonra restore edilen Sülüklü Han, Sultanlar Konağı, İskenderpaşa Konağı, Diyarbakır Evi ve Cemil Paşa Konağı gibi tarihi yapılar, bir taraftan kent turizmin odak noktası olduğu gibi diğer taraftan da kenttin yeni sosyal yaşam alanları oldu. Bu turizm ve kentin imajının yanı sıra istihdama da büyük katkı sağladı.
"TARİHİ YAPILAR KÜLLERİNDEN DOĞUYOR"
Konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Diyarbakır Turizm ve Tanıtma Derneği (DTTD) Başkan Yardımcısı Edip Paçal, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre, 2014 yılında 260 bin yerli ve yabancı turist Diyarbakır’ı ziyaret ettiğini belirterek, hem süreç hem de restorasyon nedeniyle kent turizminin ciddi bir ivme kazandığına dikkat çekti. Kentte, birçok medeniyetin izlerini taşıyan yapıların, küllerinden arındığını ve tekrar turizme açıldığını anlatan Paçal, "Bu hem Diyarbakır hem de Türkiye açısından çok olumlu. Kentsel dönüşümün de tamamlanmasının ardından özellikle Suriçi’nde daha keşfedilmemiş birçok mekan dünya turizmine açılacak" dedi.
"HEDEFİMİZ BİR MİLYON TURİST"
Bir süre sonra Diyarbakır’da tüm restorasyon çalışmalarının tamamlanması ile kentin bu konuda hak ettiği noktaya ulaşacağını düşündüklerine işaret eden Paçal, "Yıllarca tarih ve kültürümüz küllerin altında kaldı. Ancak şimdi bunları ortaya çıkarmanın zamanı. Henüz şimdiden bahsedilen hanların, evlerin turizme açılması ile binlerce insan istihdam edildi. Bizim hedefimiz bu kente ilk etapta bir milyon turisti getirebilmek. Bilimsel çalışmalara göre Diyarbakır’a gelecek bir milyon turist 380 bin kişiye istihdam sağlıyor. Turizmle, bu kentteki işsizliğin de önüne geçilebilir. Bunu başaracağız" diye konuştu.
"İNSANLAR TARİHİ MEKANLARA RAĞBET GÖSTERİYOR"
Yakın tarihte Suriçi’nde dar bir sokakta eski bir konağı restore ederek, turizme açan Sultanlar Konağı işletmecisi Serdar Akmaz, Diyarbakır için faydalı bir şeyler yapmak istediklerini ve bu nedenle bu konağı turizme açtıklarını belirterek, "Her yerde yeni yapılar var. Ancak turizmin istediği tarihi mekanlar. İnsanlar en çok tarihi mekanlara rağbet gösteriyor. Turistler tarihi yerleri görmek için geliyor" şeklinde konuştu.
Mekanın daha önce harabe halinde olduğunu ancak restorasyondan sonra herkesin ilgi odağı haline geldiğini vurgulayan Akmaz, "Restore ederken tarihi özellikleri korumak için fazlasıyla özen gösterdik. Dokuya zarar vermeden restore ettik ve böyle güzel bir mekan ortaya çıktı. Sürecin de katkısıyla insanlar rahat rahat dışarıya çıkıp, sokaklara girebilmeye başladı. Buraya gelen müşteriler kente böyle güzel bir ortam sağladığımız için teşekkür ediyor" dedi.
"VATANDAŞLARIN HATIRALARI CANLANIYOR"
Diyarbakır Evi işletmecisi Bahadır Hayrettin Şan, söz konusu yapının daha önceleri Keldani Kilisesi’nin eğitim merkezi olarak kullanıldığını daha sonra ise bazı aileler tarafından satın alınarak, ev olarak kullanıldığını kaydetti. Şan, mekanın zaman içerisinde birçok yerini döküldüğünü ve aldıkları zaman 6-7 aylık bir restorasyondan geçirdiklerini anlatarak, şunları söyledi:
"Burası 1860 yılında yapılmış ve o zaman ne yapılmışsa bu evde onları ön plana çıkarmaya çalıştık. İşin uzmanları ile çalıştığımız için en iyisini yapmaya çalıştık. Orta yaş ve üstü insanlar buraya geldikleri zaman geçmişleri hatırlıyorlar. Bu şekilde olması güzel oluyor. Hatıraları canlanıyor. Ve bu bizi mutlu ediyor."
Süreç sayesinde insanların rahat rahat mekanlarına gelip, gidebildiğini de anlatan Şan, "Çözüm sürecinin sonuna kadar destekçiyiz. Sözlerin yerine getirilmesini bekliyoruz. Eğer arkasında durulursa daha iyi bir hal olacaktır. Sur içi tarihi yapılarıyla, kiliseleri ve camileriyle ünlü olan bir yer. Ancak birçoğu ara sokaklarda. Süreç sayesinde insanlar bu sokaklara girebilmeye başladı. Sürece minnettarız" ifadelerini kullandı.
"DİYARBAKIR’DA TURİST PATLAMASI YAŞANACAK"
Tarihi Hasanpaşa Hanı’nda bulunan Kahvaltıcı Kadri’nin işletmecisi Kadri Önalan ise Diyarbakır’a dünyanın her yerinden insanların geldiğine dikkat çekerek, "Artık yıllarca kapalı tutulan Hasanpaşa Hanı denince, akla hemen Diyarbakır kahvaltısı geliyor. Bunların turizme katkısı yadsınamaz. İnşallah sürecin de çok iyi gitmesi ile kent turist kaynayacak, kentte turist patlaması yaşanacak" diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.