(Özel Haber) 74 Yaşındaki Anneden Fedakarlık Örneği

Tekirdağ’da, engelli oğlu ile yatalak eşine bakarak yaşam mücadelesi veren 74 yaşındaki Fatma Aksoy, fedakarlık örneği gösteriyor. 2010 yılında geçirdikleri trafik kazasında yatağa bağımlı hale gelen eşi ve yüzde 100 engelli oğluna...

(Özel Haber) 74 Yaşındaki Anneden Fedakarlık Örneği

Tekirdağ’da, engelli oğlu ile yatalak eşine bakarak yaşam mücadelesi veren 74 yaşındaki Fatma Aksoy, fedakarlık örneği gösteriyor. 2010 yılında geçirdikleri trafik kazasında yatağa bağımlı hale gelen eşi ve yüzde 100 engelli oğluna...

(Özel Haber) 74 Yaşındaki Anneden Fedakarlık Örneği
Tekirdağ’da, engelli oğlu ile yatalak eşine bakarak yaşam mücadelesi veren 74 yaşındaki Fatma Aksoy, fedakarlık örneği gösteriyor. 2010 yılında geçirdikleri trafik kazasında yatağa bağımlı hale gelen eşi ve yüzde 100 engelli oğluna bakan Aksoy, oğlu ve eşinin başından bir an bile ayrılmadığını söyledi.
Tekirdağ’da yaşayan Fatma Aksoy, engelli kalan 38 yaşındaki oğlu Osman Aksoy’u burnundan besliyor. Fatma Aksoy’un acısı bir gözünü kaybeden ve kalça çıkığı sebebiyle yatalak kalan eşi dolayısıyla bir kat daha artıyor. Eşi ve oğluna bakabilmek için mücadele veren ve sadece oğlu için bakım parası alan Fatma Aksoy, kısıtlı imkanları ile oğlunun bakımını ve eşinin bakımını üstlenerek fedakarlık örneği gösteriyor. Oğluna bir buçuk ay ömür biçen doktorlara inat oğluna bir bebek gibi bakan Fatma Aksoy, hastaların başından ayrılamıyor. Tedavi için her yolu deneyen aile hastaların tam teşekküllü hastaneye daha yakın olabilmesi için Malkara ilçesinden Tekirdağ merkeze taşınarak 5 yıldır kaza sonrası oluşan durumla mücadele ediyor.
Kazadan bahseden anne Fatma Aksoy, oğlu ve eşine aynı odada baktığını belirterek şöyle konuştu: "2010 yılında kaza geçirdiler. Oğlum 4 buçuk ay yoğun bakımda yattı. Eşimin de bir gözü çıktı kazada, bir gözü de az görüyordu. Sonra biz 30 gün eşimle hastanede yattık, oğlum yoğun bakımda kaldı. Tekrar beyimin kafasında sorun olmuş tekrar geldik Tekirdağ Hastanesi’ne yatırdık. Sonra Edirne’de hastaneye yatırdık. Çocuğum o sırada yoğun bakımdaydı, dört buçuk ay sonra çıktı."
Oğlunu eve getirdiklerini anlatan Fatma Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "O zaman doktorlar ’Oğlunun beyinciği dağılmış, Tekirdağ’da tedavi görmesi lazım’ dediler. O zaman beyim 4. basamaktan emekliydi. 2010’da emekli maaşı alıyordu. 325 bin lira o zaman kiraydı zaten. Kira veremediğime göre Malkara’nın Kuyucuk köyündeki 50 senelik evimize taşınmak zorunda kaldık. Hastaları oraya götürdük. Oğlumun ateşi çıkınca yatalak eşimi bırakamadığım için Tekirdağ’a taşınmak zorunda kaldık."
Eşinin tüm ihtiyaçlarını yardım almadan gideremediğini belirten Fatma Aksoy, şunları söyledi: "Eşimin kalça kırığı var. Arabada katlanınca kalça kırığı oluşmuş, düzelmemiş. Tuvalete oturamıyor, altına yapıyor. Bir gözü kazada çıkmış bir gözü de yüzde 10 görüyor. Oğluma ve beyime ben bakıyorum. Hastaları bir araya toparladım. Oğlumu eşine versem o zaman bir çocuğu 4 yaşında, bir çocuğu 6 yaşındaydı. Ben de hanımına dedim ki ’sen çocuklarına bak kızım ben de hastalara bakayım. Ben bakamadığım zaman hastalandığım zaman sen gelirsin yardım edersin’ dedim. Çocukların psikolojisi bozulmasın dedim. Doktorlar da aynısını söyledi. Çocukları küçük dediler. Çocuklar korkuyordu. Çocukları uzaklaştırdım babalarının yanından o yüzden 2-3 ayda bir gelip dolaşıyorlar."
Oğlunun kazada ağır yaralanarak 4 buçuk ay yoğun bakımda yattığını belirten Fatma Aksoy, oğlu Osman’ın burnundan beslendiğini söyledi.
Doktorların bir bebek teslim ettiklerini belirten Fatma Aksoy, oğlunun bakım parasıyla iki hastaya baktığını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: "Oğlum yüzde yüz engelli. Öğle vakti burnundan besleyeceğim. Mamasını, suyunu, haplarını verirsem karnı doyacak. Vermezsem benim vicdanıma kalmış. Ben bir anneyim. Mamaları için para alıyorlar. Öteki mamalara 220 TL alıyorlardı. Onlar muzlu. Oğlum da şeker hastalığı çıkmış. 6-7 ay oluyor. 24 gün yattık. Rapor çıkarttırdım. Şimdi 7-8 aydır insülin vuruyorum. Kendim vuruyorum hemşireler öğretti. Doktorlar diyor ki ’Fatma teyze şimdi Osman da şeker çıktı mama parası ödememen gerekiyor’ diyorlar. Bütün tedavisini öğretti bana hemşireler. Oksijeni aleti veriyorlar. Ben filtresini değiştiriyorum. Hiç yardım alamadım. Sadece çocuğuma verilen bakım parasını alıyorum. Onu da kiraya medikale veriyorum. Oğlum hastalandığı zaman sağlık ocağındaki doktorlar bakıyor. Ateşi dinmezse 112 çağırıp hastaneye gidiyor. Hastanede yoğun bakım doktorları ilgileniyor. Beş yıl oldu çünkü tanıyorlar hepsi. Hastaneye yatması gerekiyorsa yatıyoruz. Ama şimdi bir buçuk sene oldu yoğun bakıma girmiyor. Kaza geçirdiğinden 4 buçuk ay sonra doktorlar toplandı bu tehlikeli dediler. Osman’ın bir sene ömrü var dediler. Osman için 10 doktor toplandı ’1-1 buçuk sene ömür biçtik’ dediler. ’Fatma teyze sana bir bebek teslim ediyoruz’ dediler. ’Burnundan mamalarını, haplarını, suyunu verirsen yaşayacak’ dediler. Arkasını yara yapmaması için havalandırırsan temiz duracak iyi bakarsan yaşayacak. Biz sana bir bebek teslim ediyoruz dedi, doktorlar. Yoğun bakım doktorları böyle deyince kabul ettim."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.