Obama'nın Irak karnesi

Obama, özellikle 2. dönemindeki dış politika yaklaşımlarıyla ciddi eleştiriler toplarken, iddialı olduğu Irak politikasında da "başarısız" bir grafik çizdi.

Obama'nın Irak karnesi

Obama, özellikle 2. dönemindeki dış politika yaklaşımlarıyla ciddi eleştiriler toplarken, iddialı olduğu Irak politikasında da "başarısız" bir grafik çizdi.

Obama'nın Irak karnesi

WASHINGTON (AA) - ABD'de 2008 yılındaki başkanlık seçimlerinde Ortadoğu politikasını "Irak savaşını sona erdirme" üzerine kurarak oy toplayan Barack Obama, 8 yıllık başkanlık süresinin sonunda adeta iç savaşın eşiğine gelmiş bir Irak'ı miras bırakıyor.

Beyaz Saray'ı 20 Ocak 2017'de yeni başkan seçilen Cumhuriyetçi Donald Trump'a bırakacak Obama, özellikle başkanlığının 2. dönemindeki dış politika yaklaşımlarıyla ciddi eleştiriler toplarken, iddialı olduğu Irak politikasında da "başarısız" bir grafik çizdi.

"Irak savaşını sona erdirmenin bir imza uzağımızda olduğunu düşünüyorum"
Obama, 25 Nisan 2007 tarihinde seçim kampanyası sırasında Twitter hesabı üzerinden, "Irak savaşını sona erdirmenin bir imza uzağımızda olduğunu düşünüyorum." paylaşımında bulunurken, başkanlık süresinin sonunda Irak'taki çatışma ortamını sona erdiremedi ve ülkeyi "İran etkisine teslim ettiği" gerekçesiyle eleştirildi.

Başkanlık koltuğuna oturduktan kısa bir süre sonra Kuzey Carolina'da Lejeune askeri kampında yaptığı konuşmada, Irak savaşını sorumlu bir şekilde sona erdirmek gerektiğini ifade eden ve "ABD, Irak savaşını sona erdirmek için tamamen Irak yönetiminin sorumluluğu altında olan yeni bir strateji izleyecektir." açıklamasını yapan Obama, bundan bir yıl sonra Irak'tan yaklaşık 100 bin ABD askerini ve milyonlarca askeri teçhizatı geri çektiklerini duyurdu.

Irak savaşının sona erdiğini de müjdeleyen Obama, "Irak'ın özgürlüğü için yaptığımız operasyonlar sona erdi, Irak halkı sorumluluk alarak ülkelerinin güvenliğini sağlıyor." değerlendirmesinde bulunmuştu.

-Irak'ta Maliki dönemi ve mezhepsel ayrımcılık


ABD'nin Şii asıllı Nuri el Maliki yönetimindeki Irak'tan, askerlerini çekmeye başlamasının ardından ülkeyi bekleyen büyük tehlikenin "mezhepsel ayrımcılık" olduğu konusunda herkes hemfikirdi.

Maliki'nin ülkenin üst kademelerine Şii yetkilileri ataması ülke içinde bir krize dönüşürken, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Maliki'ye, "ABD askerlerinin Irak'tan çekilmesinden sonra ülkede gözlenen mezhepçi ve etnik kutuplaşmaların geri dönüşü olmayan bir kaosa dönüşmesinden endişe duyduğunu" ifade ederek, uyarıda bulunmuştu.

Türkiye'nin uyarılarının yanı sıra Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi lideri Mesud Barzani, Maliki'nin ülkede mezhepsel ve etnik dengelerle oynamasını, "Yeni Saddam olmaya doğru gidiyor." sözleriyle değerlendirmişti.

Ankara'nın Maliki konusunda uyarılarına kulak asmayan Obama yönetimi, Maliki'nin İran'a yaklaşmasını görmezlikten geldi.

Irak'ta Sünnilere ve Kürtlere yönelik ayrımcılık tartışmaları yaşanırken, Maliki, İran'ı ziyaret etti. Bu ziyaret sırasında iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin iyi durumda olduğunu, başta kültür, ekonomi ve bilim olmak üzere diğer alanlarda da ilişkilerin geliştirilmesi için çaba gösterilmesi gerektiğini vurgulan Maliki, Irak'ın yol haritasına ilişkin ipuçlarını ortaya koydu.

Obama yönetiminin tam desteğini alan Maliki yönetiminin ülkede ABD işgalinden sonra yaşanan travmayı pekiştirmesi, Washington'da birçok etkili ismi de rahatsız etti.

Dönemin Başbakanı Erdoğan'ın Maliki yönetimine yaptığı eleştirilerin benzeri Amerikalı senatörler tarafından da dile getirildi. John McCain, Lindsey Graham, Carl Levin ve Robert Menendez gibi ABD Senatosunun önde gelen isimleri, 29 Ekim 2013 tarihinde Obama'ya gönderdikleri mektupta Maliki konusunda uyarıda bulundu.

-DEAŞ sonrası Obama'nın Irak politikası


Obama yönetiminin Irak'ta kapsayıcı bir yönetimin oluşmasını teşvik etmek yerine Maliki'nin "otoriterleşmesini" desteklemesinin sonuçlarından birisi de terör örgütü DEAŞ'ın hızla Irak'a yerleşmesi oldu.

DEAŞ, 2014 yılında Irak'ın Musul kentini ele geçirdi ve Irak, Trump'un tabiriyle "teröristlerin Harvard'ı" haline dönüştürüldü.

Musul'u ele geçirmesinin ardından bölgede hızla ilerleyen terör örgütü DEAŞ, Obama yönetiminin milyarlarca dolar para harcayarak desteklediği Irak hükümetini adeta felç etti.

Bu konudaki eleştiriler ABD Kongresinde de sık sık gündeme gelirken, ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel ve Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey, Senato İstihbarat Komitesinde Irak'ın masaya yatırıldığı 2014 yılındaki bir toplantıda "Irak'ın içine düştüğü krizde, Maliki hükümetinin izlediği dışlayıcı politikaların büyük rolünün olduğunu" dile getirdi.

İbadi dönemi
İktidara geldiğinden bu yana ABD askerlerinin kara savaşına girmesini istemeyen Obama, Maliki'nin yerine Haydar el İbadi'nin daha kuşatıcı bir yönetim sergileneceğini umut ederek, İbadi yönetimini destekledi.

Obama, başkanlığı sırasında adeta bir "bataklığa" dönüşen Irak'ı İbadi yönetimine teslim ettikten sonra da "Yeni liderliğin önünde kapsayıcı bir hükümet kurarak, halkın güvenini kazanmak ve çözüm üretmek gibi zor bir görevi var." değerlendirmesinde bulundu.

İbadi, 2014 yılının sonunda "Şii Ulusal İttifakı" tarafından aday gösterilip Cumhurbaşkanınca başbakan olarak görevlendirilmesinin ardından Maliki'nin hatalarını sürdürdüğü yönünde eleştirilere hedef oldu.

Bağdat'ın Tahran ile yakın ilişkilerini devam ettiren İbadi, hem DEAŞ ile mücadele bağlamında ABD'nin desteğiyle Türkiye'yi özellikle Musul'da devre dışı bırakmaya çalıştı hem de İran destekli Şii milisleri, DEAŞ'ın kontrol ettiği Sünni nüfusun yoğun olduğu şehirlerde kullanmak istedi.​

Obama, başkanlığının son döneminde Irak'ta kuşatıcı bir iktidar kurmasını ümit ettiği İbadi'den desteğini çekmeye başladığı, Almanyada'ki Elmau Sarayı'nın bahçesinde açıkça gözler önüne serildi.

Barack Obama, G-7 Zirvesi'nde İtalya Başbakanı Matteo Renzi ve Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde ile sohbet ederken, yanına gelip selam vermeye çalışan İbadi'yi kameralar karşısında açıkça görmezden geldi. Obama'nın bu tavrıyla, İbadi'nin Washington yönetimi nezdindeki saygınlığının giderek azaldığı ortaya çıkmış oldu.

-DEAŞ'a karşı toplam 10 bin 469 hava saldırısı düzenlendi


Obama yönetimi, DEAŞ'a karşı düzenlenen operasyonlarda karada Peşmerge ve Irak hükümetinin belirlediği birlikleri, havadan öncülüğünü kendisinin yaptığı koalisyon güçlerini kullandı.

AA muhabirinin Pentagon kaynaklarından aldığı son bilgiye göre, ABD liderliğindeki koalisyon güçleri DEAŞ'a karşı bugüne kadar toplam 10 bin 469 hava saldırısı düzenledi.

Obama'nın hava saldırılarıyla DEAŞ'ı ortadan kaldırmasının mümkün olmayacağı uzmanlar ve kendi kurmayları tarafından dile getirilmesine rağmen koalisyon, hava saldırılarına devam ediyor. Öte yandan Suriye'de karada Esed yönetimi, Irak'ta da İbadi yönetimi altındaki Şii milisler güçlenmeye devam ediyor.

Irak'ta savaşı bir imzayla sonlandırabileceğini düşünen Obama'ya 8 yıllık iktidarının sonrasında belki de en yalın ve net cevabı, "Obama, Irak'ı adeta altın tepside İran'a teslim etti. İran, bize bir teşekkür mektubu yazmalı." değerlendirmesi yapan halefi Trump vermiş oldu.

Anahtar Kelimeler:
Irak KarnesiObama
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.