Marmara Depreminin 16. Yılında Acılar Hala Taze

Marmara depreminin 16. yıldönümünde yaşanan acılar, insanların yüreğinde hala tazeliğini koruyor. Deprem anını anlatan Kanpara ailesi, “Kıyameti yaşadık o gece” dedi.Depremden sonra kendi soy ismiyle kurulan Kanpara köyüne yerleşen ve...

Marmara Depreminin 16. Yılında Acılar Hala Taze

Marmara depreminin 16. yıldönümünde yaşanan acılar, insanların yüreğinde hala tazeliğini koruyor. Deprem anını anlatan Kanpara ailesi, “Kıyameti yaşadık o gece” dedi.Depremden sonra kendi soy ismiyle kurulan Kanpara köyüne yerleşen ve...

Marmara Depreminin 16. Yılında Acılar Hala Taze
Marmara depreminin 16. yıldönümünde yaşanan acılar, insanların yüreğinde hala tazeliğini koruyor. Deprem anını anlatan Kanpara ailesi, “Kıyameti yaşadık o gece” dedi.
Depremden sonra kendi soy ismiyle kurulan Kanpara köyüne yerleşen ve yaşadığı acıları hala unutmadığın söyleyen emekli şoför Hasan Kanpara, kıyamet yaşadıklarını belirtti. Ne zaman Gölcük’e gitse hep aynı acı duyguları yaşadığını söyleyen Kanpara, birçok yakınını kaybettiğini o acıları ise unutmak mümkün olmadığını söyledi. Kanpara, “Depremde Gölcük’te ikamet ediyordum. Kendi evim vardı. Gece oturduk, zaten yazdı, bu zamanlardaydı. Tam yeni yatacağız otururken, bir kıyametti patladı. Ne oluyor dedik, ev, bir bu yana bir öbür yana yatıyor. Pat, küt sesleri sanki kıyamet kopuyor. Bir baktım yanımızda 6 katlı bir bina vardı. Önümüze düştü. Öbürü başka tarafa, diğeri bir başka tarafa düşüp yanındaki bloğu yıktı. Bizimki yan yattı ama yıkılmadı, ağır hasar oldu. Vitrin vardı içi cam, kristal doluydu yıkıldı. Allah’tan bana doğru yıkılmadı. Yan tarafa yıkıldı. Vallahi camların üzerinden geçtim, ayağıma, cam batmadı. Yani ayağımdan bir kan dahi çıkmadı. Aşağıya indim, dükkanın arkasında, merdivenin girişi çökmüş. Karanlıkta falan çıktık öyle. Oğlum Ahmet, bağırdı baba iyi misiniz falan? Çıktık dışarı, göz gözü görmüyor, duman, sis, gece zaten elektrik, telefon gitmiş, hiçbir şey kalmamış her şey gitti bitti. Bizim mahalle kalmadı, hepten gitti. Köye geldik buraya, çocuk var, kız var. Naylon çadırın içinden bir kış geçirdim burada. Para yok pul yok. Zaten harpten çıkmışım, darbe görmüşüm. Her tarafım darmadağın. Daha sonra bu binayı yaptık. Topal bir şekilde uğraştık tek başımıza. O gün bugün hayat devam ediyor.
Depremde amca çocuklarım kayıp oldu. Ailece gittiler. İnanın, hatta iki tane gencin cesetlerini bulamadık. Binanın kapıları, ters tarafa gitmiş. 24 dairelik bir bina dönmüş. Biz depremi yaşamadık. Biz kıyameti yaşadık. Teyzem öldü. Dayımın çocukları gitti. Bir sürü tanıdık, eş dost, tanıdık gitti. Kendi ailemden olmadı, ama onlar da bizim ailemizdi” dedi.
“O GECE KIYAMETİ YAŞADIK”
Gölcüğün harabeye döndüğünü, o gece kıyameti yaşadıklarını belirten Kanpara, “Böyle bir şey yok. Çok depremler gördük, daha önce de gördük, askerken işte Adapazarı çöktü. Erzincan depremi, Varto depremlerini duyduk, hatırlıyoruz. Biz daha böyle bir şey görmedik. 7, derece diyorlar, ne yedisi, en az on dereceydi, belki de fazlaydı. O geceyi Allah bir daha hiç kimseye yaşatmasın. Yani düşmana dahi yaşatmasın” dedi.
Deprem anında yaşadıklarını anlatan 80 yaşındaki tarım işçisi Rüstem Kanpara ise, depremden sonra 24 ay çadırda kaldıklarını ve akrabalarıyla beraber Kanpara köyüne yerleştiğini söyledi. Kimsenin kimseye yardım edecek durumda olmadığını belirten Rüstem Kanpara, “Yeni ev yapmıştım. Her şeyi bitmiş 6 katlı ev o yıkıldı. Oturulacak kıvama gelen ev yıkıldı. Neyse indim, yeğenim seslendi. Niye inmiyorsun, diye nasıl ineyim. Neyse indik, şimdiki belediye binasının olduğu yere geldik. Oraya toplandık. Herkes kaybını, olmayanı aradı, buldu, sordu. O gece eşim, baldızımda misafirdi. Baldızım gitti. Eşimi enkazdan çıkardık. Deniz hastanesine götürdük, çamlığa insanlar dolmuş. Şimdiki hastane yoktu. Gölcük devlet hastanesi var ama şimdiki yok. Oraya gittik, kimsede ne ilgilenecek vaziyet var, hal var. Haydi Karamürsel’e gidelim, orası da, aynı, oradan Bursa’ya gittik. Neyse Bursa’da eski tıp fakültesiymiş. Hastayı yerleştirdik, işte 20 gün falan orada kaldı. Sonra taburcu oldu. Hayat, öyle böyle geçti. Bizde 24 ay çadırda kaldık. Ondan sonra şimdiki evi yaptık” diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.