Kuşlar Ve Kediler İçin Kafes Yapıyor

Malatya’da uzun yıllar manifaturacılık yaptıktan sonra emekli olan Kenan Durgun, Osmanlı’dan kalma bir geleneği devam ettiriyor. Sokakta yaşayan kuşlar ve kediler için bin bir zahmetle kafesler yapan Durgun, yaptığı kafesleri hiçbir karşılık...

Kuşlar Ve Kediler İçin Kafes Yapıyor

Malatya’da uzun yıllar manifaturacılık yaptıktan sonra emekli olan Kenan Durgun, Osmanlı’dan kalma bir geleneği devam ettiriyor. Sokakta yaşayan kuşlar ve kediler için bin bir zahmetle kafesler yapan Durgun, yaptığı kafesleri hiçbir karşılık...

Kuşlar Ve Kediler İçin Kafes Yapıyor
Malatya’da uzun yıllar manifaturacılık yaptıktan sonra emekli olan Kenan Durgun, Osmanlı’dan kalma bir geleneği devam ettiriyor. Sokakta yaşayan kuşlar ve kediler için bin bir zahmetle kafesler yapan Durgun, yaptığı kafesleri hiçbir karşılık almadan bahçelerinin önlerine koymaları için vatandaşlara dağıtıyor.
Malatyalı Kenan Durgun’un sokak hayvanları için yaptığı tahtadan kafesler büyük ilgi görüyor. Bu işi tamamen karşılıksız yaptığını söyleyen Durgun, emekli olmadan önce de zaman bulduğunda yaptığı kafesleri çevresindeki bahçelere bıraktığını söyledi. Emekli olduktan sonra daha çok vaktinin olması nedeniyle daha fazla kafes ürettiğini ifade eden Kenan Durgun, 10 yıllık süreçte yaklaşık 3 bin tahta kafes yaptığını ifade ediyor.
Sokak hayvanlarına ev yapmak için bir bahçe satın aldığını da belirten Durgun, “Bundan önceki oturduğum apartmanın kalorifer dairesinde küçük bir atölyem vardı, orada küçük çaplı olarak yapıyordum bu işi, sadece tatil günleri ve boş olduğum vakitleri değerlendiriyordum. Şimdi kullandığım atölyede birçok ev yaptım ve yaptığım bu evleri Türkiye’nin her tarafına gönderiyorum, özellikle Büyük Şehir Belediye Başkanlarına ve bazı bakanlarımıza gönderdim. Yurt dışından da birçok ülkeye gönderdiğim oldu. Almanya, Amerika, bu ülkeler arasında, Azerbaycan’dan da bir Belediye Başkanı ziyaretime gelmişti, ona da bunlardan hediye ettim” diye konuştu.
Kedi ve kuşlar için yaptığı kafeslerden asla karşılık beklemediğini dile getiren Durgun, yerel yöneticilerden de destek isteyerek, “Tek başıma bu işi nereye kadar devam ettirebilirim ki” diyor. Şu ana kadar yaptığı 3 bin tahta kafesi dağıttığını belirten Durgun, “Onların güzel yerlerde asılı olduğunu görmek beni mutlu eder, emeğimin karşılığını almış olurum. İlgilenseler, güzel yerlere assalar ben de gücümün yettiği kadar yaparım. İnsanlara bunları asın, kuşlar, kediler gelsin içine girsin dediğim zaman cevap olarak bana; ‘bir getirisi var mı, karın doyuruyor mu’ diyorlar. Allah Rızası için yapın dediğim zaman da ‘onu sonra düşünürüz’ diyorlar. Benim en büyük kazancım zaten Allah rızası” ifadelerini kullandı.
Evleri yaparken de kısa ömürlü olmaması için çok dikkat ettiğini ve her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşündüğünü söyleyen Durgun, “Göstermelik iş yapmıyorum. Özellikle su geçirmez saçlar kullanıyorum. Bunların hepsi en az yüz, yüz elli yıl kadar dayanacak kaliteye sahip. Bunları alanlar sadece iki vidayla vidalayacaklar başka hiçbir zahmeti yok. Evleri geniş yaptım her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşündüm. Mesela kuşlar yorgun geldiği zaman dinlensinler diye teras bölümleri bile yaptım” diye konuştu.
Kenan Durgun aslında bu hobisinin çocukluğundan beri olduğunu söyledi. Çocukken tahtadan oyuncaklar yaptığını ifade eden Durgun, “Biz çocukken 6 kardeş bir de annem ve babam toplam 8 kişi tek odada yaşıyorduk, sonradan çok şükür Allah bize çok güzel evler nasip etti. Bende halimden memnun olduğum için sokakta yaşayan kuşlara ev yapmaya başladım. Yaptığım evleri ilk olarak oturduğumuz yere astım, bir hafta sonra baktım ki içi dolmuş artık yetmemeye başladı, sonra birkaç tane daha derken bu işi sevmeye başladım. Daha sonra nerelere asabilirim diye düşündüm aklıma ilk gelen camiler oldu ve camilere astım. Önce karşı çıktılar bende bizzat müftülükle görüştüm ve bunların bir zararının olamayacağına ikna ettim. Emekli olduktan sonrada daha çok üretmeye başladım yaklaşık 3 bin tane ürettim sonra Türkiye’nin her tarafına gönderdim” şeklinde konuştu.
Bir kuş kafesinin 60-70 parçadan oluştuğunu ve yaklaşık 5 günde yapılabildiğini belirten Durgun, kafeslerin boyasının kurumasının 3 gün sürdüğünü söylüyor. Yaptıkları ürünlerde el emeği, göz nuru olduğunu ifade eden Durgun, “Bunlar Osmanlı kültürü, Osmanlıda bu işler vakıflar aracılığıyla yürütülürmüş benim tek isteğim atalarımızın bu mirasının yeninden canlandırılması ve gençlerimizin bu işi öğrenmesi” diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.