Kentsel Dönüşümün Kitabını Yazdı

Risk Kentsel Dönüşüm Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Caner Ataseven, Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi İçin Kentsel Dönüşüm Yasası'nın Uygulanmasına İlişkin Çalişmasini Tamamladı.

Kentsel Dönüşümün Kitabını Yazdı

Risk Kentsel Dönüşüm Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Caner Ataseven, Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi İçin Kentsel Dönüşüm Yasası'nın Uygulanmasına İlişkin Çalişmasini Tamamladı.

Kentsel Dönüşümün Kitabını Yazdı
Risk Kentsel Dönüşüm Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Caner Ataseven, Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü yüksek lisans tezi için Kentsel Dönüşüm Yasası’nın uygulanmasına ilişkin çalışmasını tamamladı.
6306 Sayılı Kentsel Dönüşüm Yasasının uygulanmaya başlanmasından sonra dönüşümün izlerine yönelik ilk bilimsel çalışma hazırlandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından riskli yapı tespit yetkisi alan ilk kuruluş olan Risk Kentsel Dönüşüm Merkezi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Caner Ataseven, Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde yüksek lisans tezini hazırladı. Ataseven, Kentsel Dönüşüm Kanunu Kapsamında Deprem Bölgelerinde Yapılan Uygulamaların Değerlendirilmesi başlıklı araştırmasında, Isparta ve Burdur’da yapılan kentsel dönüşüm uygulamalarını ortaya koydu.
KİTAP HALİNE GETİRECEK
Tez çalışmasında durum tespiti yapan Ataseven, Kentsel Dönüşüm Yasası’nı da kapsamlı bir şekilde çalışmasında ele aldı. Yüksek Mimar Ataseven, yasa çıktıktan sonra uygulamanın tespitine ilişkin bilimsel anlamda ilk olma özelliğine sahip çalışmayı, kısa sürede kitap haline getireceğini söyledi.
UYGULAMADA YAŞANAN AKSAKLIKLAR
Yasanın iyi niyetli ve olumlu amaca hizmet etse de uygulama aşamasında çeşitli sorunların baş gösterdiğine dikkat çeken Ataseven, yasa çıkarken istişare ve bilgilendirme eksiğinin temel sorunlardan biri olduğunu söyledi. Olayın hukuki boyutunda da sorunlar yaşandığını bildiren Ataseven, "Yasada mahkemeler yürütmeyi durdurma kararı veremez’ denilmesine rağmen, Anayasa Mahkemesi, bu kararı bozmuştur. Bu da yasanın en büyük yaptırım güçlerinden birini etkisiz hale getirmiştir. Yasada risk tespitine karşı gelenler hakkında cezai müeyyide uygulanmasına imkan verilirken pratikte bu zor olmaktadır" dedi. Yasada bir diğer eksikliğin de Sit alanı ve tescilli yapılarla ilgili olduğunu aktaran Ataseven, yasa üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bu konuda çalışma yapılmamasının eksiklik olduğunu dile getirdi.
BURDUR BU İŞTE ÖNDE GİDİYOR
Isparta ve Burdur’a yönelik tespitlerini paylaşan Ataseven’in, Isparta için en önemli tespiti Isparta’da henüz tek bir riskli alan bölgesinin bile ilan edilmemiş olması. Burdur’da 4, Afyonkarahisar’da bugüne kadar 10 riskli alan tespiti yapıldığını kaydeden Ataseven, birinci derece deprem kuşağındaki Isparta’da bir tek bile riskli alan tespiti yapılmamasının ilginç olduğu görüşünde. Burdur’un ülke genelinde yasayı en hazır karşılayan illerden biri olduğunu anlatan Ataseven, şöyle konuştu: "Kanunun çıkmasından bir yıl önce Burdur’da kentsel dönüşüm uygulaması başlamıştı. Uygulama yeni başladığında Burdur’da 50 kamu binasının deprem tetkikleri yapılmış binalar boşaltılmış, yıkım ve güçlendirme kararı verilmişti. Burdur bölgedeki en küçük şehir olmasına rağmen kentsel dönüşüm uygulamalarında en önde yer alan şehir sıfatını korumaktadır. Mart ayı itibariyle sadece Risk Kentsel Dönüşüm’ün riskli bina tespit sayısı 276’dır. Isparta’da mart ayında firmamızın riskli yapı tespit rakamı 262’dir."
SAĞLAM BİNALARIN YAPILMASI BİZİ MUTLU EDİYOR
Kendileri açısından sevindirici noktanın iki ilde 538 riskli binanın yanı sıra binlerce bağımsız bölümün yerinde dönüşümün gerçekleşmesi olduğunu ileten Ataseven, şunları söyledi: "Yani bölgesel veya alansal ölçekte şehir ve bölge planlama çalışmaları yapılmadan mevcut eski bina yıkılmış, yerine imarın müsaade ettiği maksimum alan ve kat sayısıyla yeni bina inşa edilmiştir. Bu dönüşümde olumlu sayılabilecek taraflar, depremde yıkılma riski olan binanın yapı denetimli sağlam bir binaya dönüştürülmesi ve şehri eski görünümlü kullanışsız bina görüntüsünden uzaklaştırmak olmuştur. Başarısız tarafı şehir merkezinde sıkışık ve çarpık yapılaşmanın olduğu alanda bir parselde bina yıkılırken; yerine aynı bina çekme mesafeleriyle ve aynı inşaat alanında veya daha fazla yeni bina yapılması. Yani eski binanın otoparkı yokken, yeni binada da olmaması, eski binanın yolları darken, yeni binada yolların dar olması. O nedenle kentsel dönüşümdeki aksaklık mutlaka giderilmelidir. Çünkü yakında geri dönüş imkanı olmayabilir. Bugün şehir ve bölge ölçeğinde bir planlama yapmadan her mahalleden bireysel başvurularla tek tek binalar yerinde dönüştüğü için, yarın şehir planlama çalışması başlayınca bu mahallelerde yapılan sağlam, yapı denetimli ve ruhsatlı binalara müdahale etmek çok zor olacaktır."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.