Hak-iş 13’üncü Olağan Genel Kurulu

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 40 yıllık bilgi, birikim ve deneyimle geleceğe yürüdüklerini belirterek, "Türkiye’deki toplam 12 milyon 745 bin olan işçinin sadece 1 milyon 429 bini sendika üyesidir. Çalışanların yüzde 90’ı sendikasızdır,...

Hak-iş 13’üncü Olağan Genel Kurulu

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 40 yıllık bilgi, birikim ve deneyimle geleceğe yürüdüklerini belirterek, "Türkiye’deki toplam 12 milyon 745 bin olan işçinin sadece 1 milyon 429 bini sendika üyesidir. Çalışanların yüzde 90’ı sendikasızdır,...

Hak-iş 13’üncü Olağan Genel Kurulu
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 40 yıllık bilgi, birikim ve deneyimle geleceğe yürüdüklerini belirterek, "Türkiye’deki toplam 12 milyon 745 bin olan işçinin sadece 1 milyon 429 bini sendika üyesidir. Çalışanların yüzde 90’ı sendikasızdır, örgütsüzdür. Biz bu tabloyu tersine çevireceğiz" dedi.
HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 13’üncü Olağan Genel Kurulu ve 40’ıncı kuruluş yıl dönümü etkinlikleri Atatürk Spor Salonu’nda yapıldı. Genel Kurul ve 40’ıncı kuruluş yıl dönümü etkinliklerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve sendika temsilcileri katıldı. Divan seçiminin ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan Genel Kurul, eski HAK-İŞ Genel Başkanı Yasin Hatipoğlu’nun selamlama konuşması ile devam etti.
Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Vatan savunmasında şehit düşen askerlerimize, polislerimize ve güvenlik güçlerimize yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağolsun. Soma ve Ermenek başta olmak üzere iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle kaybettiğimiz bütün emekçi kardeşlerimize rahmet diliyorum. Ankara ve Suruç başta olmak üzere teröristlerin hain saldırıları sonucu hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Hak’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bugün HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 40. yaş gününü kutlamanın heyecanını ve haklı gururunu yaşıyoruz. Bu anlamlı gün, dünya emek tarihine önemli ve kalıcı bir sayfa olarak geçecektir. Çünkü bu sayfada, 40 yıllık bir alın teri ve emek mücadelesi var. Çünkü bu sayfada 40 yıllık insan hakları, özgürlük ve demokrasi mücadelesi var. Çünkü bu sayfada emekçilerin 40 yıllık akıl ve vicdan hareketi var. Bugün burada nice emeklerle, ince ince, nakış nakış dokunmuş, mücadele ve başarılarla dolu tarihimize yeni bir sayfa daha ekliyoruz. Bugün, bu büyük salonda kitlesel olarak gerçekleştirdiğimiz Genel Kurul ile Türkiye sendikal tarihinde bir ilke daha imza atıyoruz” diye konuştu.
“40 YILLIK BİLGİ, BİRİKİM VE DENEYİMLE GELECEĞE KARARLILIKLA YÜRÜYORUZ”
HAK-İŞ olarak 40 yıl önce yola çıktıklarını kaydeden Arslan, “HAK-İŞ, gücünü tarihi derinliğinden ve köklerinden alan dinamik bir örgüttür. Gururla söylüyorum ki HAK-İŞ, aynı zamanda yerli ve milli bir emek örgütüdür. HAK-İŞ, 40 yıllık onurlu bir tarihe sahiptir. Ülkemizin 63 yıllık sendikal tarihinin son 40 yılında izleri vardır. HAK-İŞ, bu özgün duruşu ile emek mücadelesini sürekli tahkim etmiştir. Biz, 40 yaşın, kemal yaşı olduğunu biliyoruz. 40 yıllık bilgi, birikim ve deneyimle geleceğe kararlılıkla yürüyoruz. HAK-İŞ; 40 yıl önce doğru başladı, doğru çizgide yürüdü, doğru yerde durdu ve doğru hedefe kilitlendi. Bu günde HAK-İŞ, emekçilerin modern zamanlardaki yükselen çığlığıdır. Bu çığlık dünyayı emeğe karşı vicdanlı olmaya çağırıyor. Bu çığlık; ölçüsünü kaybedenleri insanlık eksenine davet ediyor. Bu çığlık; tüm mağdurların, mazlumların, masumların umutlarını bütün dünyaya haykırıyor” ifadelerini kullandı.
“ERDEM, İNSAN VE EMEĞİN ONURUNA SAHİP ÇIKMAKTIR”
“Erdemli sendikacılık için örgütlenme, refah, dayanışma, kardeşlik, demokrasi ve özgürlük ve diyoruz” diyen Arslan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Erdem; insan ve emeğin onuruna sahip çıkmaktır. Bu erdemli sendikacılığı; sendikal hareketin, baştan sona yenilenmesi ve yeniden doğuşu olarak niteliyoruz. Sendikaların, kurumsal yapılarını değiştirip dönüştüreceği, her alanda sorumluluk alacağı bir süreç olarak tanımlıyoruz. HAK-İŞ olarak, erdemli sendikacılığı, medeniyet temellerimiz üzerinde bina etmek için bütün gücümüzle çalışıyoruz. Bugün HAK-İŞ; 21 sendikası, 81 il temsilciliği, Kadın, Gençlik, Engelli, Kültür-Sanat ve İş Sağlığı ve Güvenliği Komiteleri ile Türkiye’nin en büyük işçi konfederasyonlarından biridir. HAK-İŞ, Türkiye sendikal hayatı ve uluslararası emek hareketinin etkin ve saygın bir aktörüdür. Gelin gücümüzü birleştirelim. İlkeli, onurlu, sorumlu ve erdemli bir sendikacılık için gelin hep birlikte gür bir sesle gücümüz örgütümüzdür diyelim.”
“GELECEĞİMİZ İÇİN, İSTİKRARIMIZ İÇİN TARİHİ BİR SEÇİMDİR 1 KASIM”
Yeni, sivil ve demokratik bir anayasa dediklerini ve bunun için mücadele ettiklerini vurgulayan Arslan, “Tepki ve tenkide kilitlenmeyip teklif ürettik. Çünkü biz, Türkiye’nin değişmesini ve dönüşmesini istiyoruz. Türkiye’nin değişmesinin ve dönüşmesinin yolunun demokratik hak ve özgürlükleri daha da geliştiren yeni bir Anayasa’dan geçtiğini biliyoruz. Bu nedenle HAK-İŞ’in tabandan gelen görüşlerini yansıtan, tamamen kendi iç bünyemizde hazırladığımız, HAK-İŞ’in tarihi ve kurumsal bilgi birikimini, yaşanmış tecrübeleri ve deneyimleri içeren tamamen HAK-İŞ’li bir anayasa önerisi hazırladık. Dar çıkarların ve taassupların ötesinde, Türkiye’nin büyük iddialarına denk düşen, yeni sivil ve demokratik bir anayasaya acilen ihtiyacı vardır. Bir kez daha 78 milyonun kendine yer bulacağı, yeni anayasanın gereğini vurgulamak istiyoruz. Bunun için 1 Kasım seçimleri çok daha önemli hale gelmiştir. Geleceğimiz için, istikrarımız için tarihi bir seçimdir 1 Kasım” dedi.
‘Teröre hayır kardeşliğe evet’ diyen Arslan, “Masum insanlar sorumlu olmadıkları çatışmaların bedelini ağır bir şekilde ödüyor. Sivil halk ve çocuklar can veriyor. Doğdukları toprakları terk etmeye zorlanıyor. İnsanlar kaçırılıyor, köle pazarları kuruluyor. Bütün bu katliamları ve katliamlara sessiz kalanları lanetliyoruz. Suriye ve Irak başta olmak üzere tüm dünyada terörün ve savaşların son bulmasını istiyoruz. Dünyanın vicdanının harekete geçmesini bekliyoruz” diye konuştu.
AB sürecini son derece önemsediklerini vurgulayan Arslan, “Türkiye’nin AB üyeliği, sadece bir ülkenin üyeliği olarak algılanmamakta, adeta bir medeniyetin ve blokun üyeliği gibi sıra dışı, büyük bir proje olarak algılanmaktadır. O nedenle kaygılarımız var. Gerçekçi olmayan gerekçeler, kaygılarımızda ne kadar haklı olduğumuzu göstermektedir. HAK-İŞ olarak Kıbrıs’ta sürdürülen müzakerelere ve iki toplum liderinin 11 Şubat 2014 tarihinde imzaladıkları mutabakat metnindeki ilkelere tam destek veriyoruz. Kıbrıs’ta iki halkın eşitliğine dayalı, iki bölgeli, iki kurucu devletten oluşacak, egemenliğini ve eşitliğini bu iki kurucu devletten eşit olarak alacak bir yapı kurulmalıdır. Artık çözüm olmalı, Adaya kalıcı barış gelmelidir” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE’DEKİ TOPLAM 12 MİLYON 745 BİN OLAN İŞÇİNİN SADECE 1 MİLYON 429 BİNİ SENDİKA ÜYESİDİR”
Türkiye’deki toplam 12 milyon 745 bin olan işçinin sadece 1 milyon 429 bininin sendika üyesi olduğunu ifade eden Arslan, “Çalışanların yüzde 90’ı sendikasızdır, örgütsüzdür. Biz bu tabloyu tersine çevireceğiz. Bugün Türkiye, dünyanın parlayan bir ekonomisi, G20’nin en aktif üyelerinden birisi durumunda ise bu ülkemiz işçi ve işverenlerinin birlikte inşa ettiği bir başarıdır. Bu başarıyı daha ileriye taşımak için, daha güçlü bir Türkiye’ye ulaşmak için, rekabet gücü yüksek işletmeler için, insan onuruna yakışır şartlarda çalışan işçiler için, mutlu insanlar için sendikaların ve işverenlerin sosyal diyalog ve kurumsallaşan ilişkiler çerçevesinde ortak akıl, erdem ve sağduyu içinde “birlikte” hareket etmesi büyük bir itici güç olacaktır” dedi.
“HAK-İŞ OLARAK TAŞERON İŞÇİLERE YÖNELİK YOĞUN BİR BİLGİLENDİRME VE ÖRGÜTLENME KAMPANYASI BAŞLATTIK”
Türkiye’de taşeron işçilik uygulamasının çalışma hayatının en temel sorunu haline geldiğine dikkat çeken Arslan, “Örgütsüzlüğü, güvencesiz çalışmayı, kayıt dışını, kuralsızlığı tetikleyen, insan onuruna yaraşır iş yaşamını yok sayan, taşeronlaşma, çalışma hayatının dengelerini bozmakta, ekonomik ve sosyal tahribata yol açmaktadır. Ülkemizde 1 milyon 250 bin civarında taşeron şirketlerde işçi çalışmaktadır. Bunun 800 bin kadarı kamuda çalışmaktadır. Yerel yönetimlerde çalışan taşeron şirket işçi sayısı ise yaklaşık 400 bin düzeyindedir. Bu konuda köklü çözümlere ihtiyaç bulunmaktadır. HAK-İŞ olarak, taşeron işçilere yönelik yoğun bir bilgilendirme ve örgütlenme kampanyası başlattık. İşçilerle birlikte tek yumruk olduk ve Toplu İş Sözleşmesi yapma yolunu açtık. Asıl işlerde taşeron çalıştırma kısmi de olsa engellendi. İhalelerin en az üç yıl olarak yapılması şartı getirildi. Kıdem tazminatlarına güvence getirildi. Bugün itibariyle binlerce taşeron şirket çalışanı toplu iş sözleşmesi hakkını kazandı. Taşeron işçilerin sorunlarının yanı sıra kamuda geçici ve mevsimlik işçilerin de sorunları var. Kamuda geçici işçilerin kadroya alınmasını ve 5 ay 29 gün sınırının kaldırılmasını istiyoruz. Mevsimlik işçiler için kalıcı ve köklü çözümler istiyoruz. Üniversiteli işçilerin sorunlarının çözülmesini istiyoruz. Emeklilikte yaşa takılan işçilerin sorunlarının çözülmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Arslan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Sendikalar emeğin temsilcisi, çalışma hayatının ortaklarıdır. Sendikalara ilişkin önyargıların terk edilmesini istiyoruz HAK-İŞ, çalışma hayatında çatışmadan diyaloğa uzanan bir zihniyet dönüşümünü gerçekleştirmiştir. Bu amaçla geleneksel sendikal anlayış yerine, çözüm odaklı ve yenilikçi bir yaklaşımla sorunların çözümüne katkı sağlıyoruz.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.