Giaf’tan ’Birlik Ve Beraberlik’ Çağrısı

Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Yüksek İstişare Konseyi ve Güney ve Güneydoğu Genç İşadamları Federasyonu Onursal Başkanı Erhan Özmen, Türkiye’nin önünde bir tarafta ABD ve AB nasihati, diğer tarafta ise Suriye ve...

Giaf’tan ’Birlik Ve Beraberlik’ Çağrısı

Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Yüksek İstişare Konseyi ve Güney ve Güneydoğu Genç İşadamları Federasyonu Onursal Başkanı Erhan Özmen, Türkiye’nin önünde bir tarafta ABD ve AB nasihati, diğer tarafta ise Suriye ve...

Giaf’tan ’Birlik Ve Beraberlik’ Çağrısı
Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Yüksek İstişare Konseyi ve Güney ve Güneydoğu Genç İşadamları Federasyonu Onursal Başkanı Erhan Özmen, Türkiye’nin önünde bir tarafta ABD ve AB nasihati, diğer tarafta ise Suriye ve Irak musibeti bulunduğunu belirterek, "Biz ne Irak ne de Sureye olmayacağız. Çünkü biz AB üyesi olmak için müzakere yürüten medeni bir toplumuz. Çünkü bizim ülkemizde etnik kimlik sorunu asla yok" dedi.
"DÜNYADA ETNİK SORUN YOK, SADECE BUNU TERCİH EDENLERİN SORUNU VAR"
Güney ve Güneydoğu Genç İşadamları Federasyonu’nun (GİAF) genişletilmiş istişare toplantısı, Mersin Girişimci ve İşadamları Derneği’nin ev sahipliğinde Mersin’de yapıldı. Toplantı sonrası açıklama yapan TÜGİK Yüksek İstişare Konseyi ve GİAF Onursal Başkanı Erhan Özmen, son yaşanan terör olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mersin, Çukurova, Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Şırnak ve Ağrılı iş adamları olarak burada bulunduklarını ifade eden Özmen, bugün ülkedeki 77 milyon insanın mutsuz, huzursuz ve rahatsız olduğunu söyledi. Türkiye olarak önemli bir eşikten geçtiklerini vurgulayan Özmen, "Nasihat mı istiyoruz, musibet mi?" diye sordu. Dünyada 7 milyar 100 milyon insanın yaşadığı 190 devlet bulunduğunu dile getiren Özmen, Türkiye’nin 77 milyon nüfusu ile bu oranını yüzde birini teşkil eden 190 devletten biri olduğunu belirterek, "Kendi dünyalarını kuran ülkeleri görüyoruz. Bir tarafta akıllı hareket eden, dünyada egemen olmaya çalışan, ekonomik anlamda, siyasi anlam, sosyal anlamda gerçekten dünyayı yöneten noktadalar. Bir tarafta da bu aklı kullanmayan, akılsız davranan ve kendi içinde dörde, beşe bölünen hemen burnumuzun dibinde ülkeler var. Dünyanın 87 trilyon dolar gayri safi milli hasılasının 18 trilyon dolarını ABD üretiyor. Dünya nüfusunun yüzde 4,5’i ile dünya ekonomisinin yüzde 20’sini üretiyor. 316 milyon nüfusa sahip ABD’de, Amerikalı sayısı kaç. Sorun bu mu? Sorun Türkiye’deki etnik nüfus mu, etnik oran mı? Böyle bir sorun yok. Dünyada böyle bir sorun yok. Sadece bunu tercih edenlerin sorunu var. 316 milyonluk ABD’de, ilk sırada 50 milyon Alman asıllı Amerikan vatandaşı var. İkinci sırada 36 milyon İrlanda asıllı Amerikan vatandaşı var. Üçüncü sırada ise 33 milyon İngiliz asıllı ABD vatandaşı var. Neden sorun değil orada? İşte dünyanın en büyüğü. Dünya nüfusunun yüzde 4,5 ile dünya ekonomisinin yüzde 20’sini üretiyor. Kişi başına milli gelir 55 bin dolar. Bu Türkiye için bir nasihat olmalı. Biz diyoruz ki, ABD’nin tablosu bu. Bu tercih edebileceğimiz bir model. Avrupa Birliği. AB’de 28 ülke var. 520 milyon insan elini kolunu sallayarak geziyor. Onların da yaklaşık 18 trilyon dolar gayri safi milli hasılası var. Kişi başı milli gelirleri 35 bin dolar. Sorunları mı var? Hayır" diye konuştu.
"KOMŞULARIMIZIN DURUMU ORTADA, LÜTFEN AYAĞA KALKALIM, KENDİMİZE GELELİM"
Bir tarafta ABD ve Avrupa Birliği’nin durumu ortada iken diğer tarafta da komşularımız Suriye ve Irak’ın durumunun gözler önünde olduğunu vurgulayan Özmen, şöyle devam etti: "Suriye’de 22 milyon insan yaşıyor. Nereden nereye geldi. Hiçbir milli geliri olmayan bir ülke. Bugün kaça bölündü. Irak aynı durumda. 33 milyon nüfusu var. Irak kaça bölündü ortada. Lütfen ayağa kalkalım, kendimize gelelim. Dünyaya bir bakalım. Kendi dünyamız yok. Eğer kendi dünyamızı kurmaya kalkarsak, önümüzde Suriye ve Irak örneği var. Biz bunu istemiyoruz. Bizim için en önemli değer insandır. Bugün AB için insan en önemli değer, ABD için en önemli değer, gelişmiş ülkeler için en önemli değer. Suriye ve Irak için değil. Her gün her yerde onlarca, yüzlerce insan ölüyor. Biz diyoruz ki, bir tarafta ABD ve AB nasihati var, diğer tarafta Suriye ve Irak musibeti var. Biz ne Irak ne de Suriye’yiz. Bölgedeki bin sanayiciyi temsilen buradayız. Şöyle bir karar aldık; bundan sonra hiç olmadığı kadar daha fazla bir arada olacağız, daha fazla kol kola gireceğiz. Türkiye’de etnik kimlik sorunu asla yoktur. Varsa bunu Amerika yapmalıdır. Toplam nüfus içerisindeki payı yüzde 7’dir Amerikan halkının. Varsa onlar bu kavgayı yapsın. Bizim böyle bir sorumuz tabanda yok. Biz 77 milyon kardeşiz, dostuz, bir birimize son derece de samimiyiz."
"1 KASIM’DAN ÇIKACAK SONUÇ, DEMOKRASİMİZİN SONUCU, BİZİM TERCİHİMİZ OLACAK"
Türkiye’nin 1 Kasım tarihinde yeniden bir seçime gideceğini hatırlatan Özmen, bu seçimle ilgili beklentilerini ise şöyle özetledi: "Biz siyasilerimizden, sivil toplum örgütlerinden, halktın şunu bekliyoruz; lütfen yanlış yapmayın. Herkes görevini yapsın. Biz iş dünyasıyız, asla çarkların durmasına müsaade etmeyeceğiz. Sanayide üretmeye devam edeceğiz, yatırımlara devam edeceğiz, asla ilimizi terk etmeyeceğiz, asla bölgemizi terk etmeyeceğiz. Bunu herkes böyle bilsin. Herkesten bunu bekliyoruz. 7 Haziran’dan çıkan sonuçlar, belki bugünün sebebi değil, ama etkisi. Lütfen tüm siyasi partilerimiz 1 Kasım’da çıkacak sonuç ne olursa olsun, hepimizin sonucu, demokrasimizin sonucu, hukukumuzun sonucu, bu bizim tercihimiz. 1 Kasım’da çıkacak sonuca herkes saygı duysun, oy kullananlara, demokrasiye saygı duysun. Yeni kurulacak hükümet, hükümetimizdir, yeni görev alacak arkadaşlar, bizim temsilcimizdir. 1 Kasım’dan sonra bu yaşadıklarımızı bir daha yaşamak istemiyoruz. Çünkü biz Suriye değiliz, biz Irak değiliz. Biz AB üyesi olmak için müzakere yürüten bir toplumuz, biz medeni bir toplumuz".
"BİZ SURİYE YA DA IRAK OLMAYACAĞIZ"
Türkiye’deki 77 milyonun her ferdinin değerli olduğunu kaydeden Özmen, "ABD birlikte olmayı bir değer olarak görüyorsa, Avrupa Birliği 28 ülkeyi bir arada tutarak bir değer yaratmayı başarabiliyorsa, bizim yolumuz belli. Biz Suriye ya da Irak olmayacağız. Biz AB olacağız. Atatürk’ün çizmiş olduğu bir yol var. Biz müessir medeniyetler seviyesine gelene kadar çalışacağız. 1 Kasım seçimlerinden sonra çıkan sonuç ne olursa olsun, herkes kendini ona göre hazırlasın, artık ülkenin ekonomisine dönelim, sorunlarını aşmaya çalışalım. Ama şu yaşadığımız günleri hiçbir insanımız kabul etmiyor. 77 milyon insanımız buna layık değil. Bunu şiddetle reddediyoruz. Gün birlik olma günüdür, yaralarımızı sarma günüdür" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.