FBI'nın seçim sonuçlarına etkisi tartışılıyor

FBI'nın temmuzda kapattığı "Clinton'un e-postaları" dosyasını seçimlere 10 gün kala yeniden açması ve bir hafta içinde karar vermesi, seçim sürecinin en tartışmalı konularından biri oldu.

FBI'nın seçim sonuçlarına etkisi tartışılıyor

FBI'nın temmuzda kapattığı "Clinton'un e-postaları" dosyasını seçimlere 10 gün kala yeniden açması ve bir hafta içinde karar vermesi, seçim sürecinin en tartışmalı konularından biri oldu.

FBI'nın seçim sonuçlarına etkisi tartışılıyor

WASHINGTON (AA) - ABD'de 8 Kasım'daki seçimlere 10 gün kala "Clinton'un e-postaları" dosyasını yeniden gündeme getirip bir hafta sonra kapatarak sonuçları etkilediği iddiası gündeme gelen Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Demokratların çok büyük tepkisini çektiği gibi Cumhuriyetçileri de "memnun edemedi."

FBI'nın seçimlere 10 gün kala yeniden gündeme getirdiği "Clinton'un e-postaları" dosyasının, Demokrat Hillary Clinton'un kaybettiği başkanlık seçimlerinin sonuçlarına ne derece etki ettiği konusu, ABD kamuoyunu meşgul etmeye devam ediyor.

Amerikan siyasi tarihinin "en ilginç" başkanlık yarışlarından biri olarak kabul edilen ve "anketlerin favorisi" Clinton'un yenilgisiyle sonuçlanan başkanlık seçimi, FBI'nın seçim sonuçlarına etkisiyle ilgili tartışmalarla da diğer seçimlerden ayrıldı.

Seçime günler kala FBI Direktörü James Comey'in ABD Kongresine e-posta skandalıyla ilgili soruşturmayı yeniden başlatacağına ilişkin mektup göndermesini "seçimi kaybetmesinin nedeni" olarak gören Clinton, tartışmanın daha da alevlenmesine neden oldu.

Öte yandan FBI, seçimlere 10 gün kala yeniden açtığı dosyayı bir hafta içinde kapatması ve Clinton'u bir kez daha "suçsuz" bulması sebebiyle Cumhuriyetçilere de "yaranamadı."

Seçimleri Cumhuriyetçi Donald Trump'un kazanmasının ardından Clinton cephesi, FBI'yı "siyasi mühendislik" yapmakla suçlarken Trump taraftarları da FBI dosyasını şimdilik rafa kaldırmış gibi gözüküyor.

-Siyasi mühendislik mi, doğal soruşturma süreci mi?

Amerikan kamuoyunda "sürpriz" olarak karşılanan Trump'un başarısının ardından tüm gözler bir kez daha seçimlerden önceki son 10 güne damgasını vuran FBI'ya çevrildi.

Esasen bir Cumhuriyetçi olan FBI Direktörü Comey, 2013 yılının eylül ayında Demokrat Partiden Başkan Barack Obama tarafından atanmıştı. Kongre'de Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olması sebebiyle daha "kabul edilebilir" bir aday olarak Comey'i atayan Obama, birçok kez FBI'nın ve direktörü Comey'in "tarafsız" olduğuna inandığını ifade etmişti.

Ancak FBI Direktörü Comey'in son birkaç ayda sergilediği performans, Demokratlar cephesinde "Comey'in tarafsız davranmayı bırakıp Cumhuriyetçilere hizmet ettiği" şeklinde yorumlandı.

Clinton'un başkanlık seçimlerini kazanması durumunda FBI Direktörü Comey'in koltuğundan olması güçlü bir ihtimal olarak görülüyordu. Comey'e Trump başkanlığında ne olacağına ilişkin belirsizlik ise devam ediyor.

Neredeyse bütünüyle Clinton lehinde tercihlerini ortaya koyan Amerikan medyasının önemli bir kısmına göre, Comey, seçim sonuçlarına "kayda değer biçimde" etki eden çok önemli bir unsur.

Demokratlar, "son düzlüğe skandallarla giren Trump'un, FBI'nın mektubuyla nefes aldığını" iddia ederken Cumhuriyetçilerin ise seçimlerden iki gün önce "Clinton'u temize çıkaran" FBI'ya ateş püskürmeye devam edecekleri kaydediliyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.