Diyanet (9 Eylül 2016) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayımlandı

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından tarafından hazırlanan merkezi cuma hutbesi yayımlandı

Diyanet (9 Eylül 2016) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayımlandı

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından tarafından hazırlanan merkezi cuma hutbesi yayımlandı

Diyanet (9 Eylül 2016) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayımlandı
Kurban Bayramına günler kala konusunun Kurban Bayramı olacağı kesin olan Cuma Hutbesi yayımlandı. Vaaz hazırlamak isteyen İmam Hatip ve Vaizlerimiz için faydalalı olacağını düşündüğümüz geçen yılın Kurban Bayramı Cuma Hutbesi de aşağıda verilmiştir.

09 EYLÜL 2016 TARİHLİ CUMA HUTBESİ 

İLİ : GENEL TARİH : 09.09.2016
BAYRAM VE HZ. İBRAHİM





Kardeşlerim!
Bir grup sahâbî, Peygamberimiz (s.a.s)’e, “Ya Resulallah! Bize kendinden bahseder misin?” dediler. Bunun üzerine Efendimiz, şöyle buyurdu: “Ben, atam İbrahim’in duası, kardeşim İsa’nın müjdesi, annem Âmine’nin rüyasıyım.”1

Kardeşlerim!
Rabbimize hamd-ü senalar olsun ki önümüzdeki Pazartesi günü hep birlikte kurban bayramını idrak edeceğiz. Dünyanın farklı bölgelerinden milyonlarca hacı adayı kardeşimiz, Arafat’a çıkmak üzere. Onlar, orada tövbe ve niyazlarını âlemlerin Rabbine arz edecekler. Dualarına bizleri de katacaklar. Onlar, hac ibadetinin heyecan ve huzurunu yaşarken, bizler de kurbanlarımızı keseceğiz. Rabbimize ve birbirimize yakın olma niyet ve gayretimizi bir kez daha tazeleyeceğiz. Rabbimiz, bu bilinçle bizleri huzurlu bir şekilde bayrama ulaştırsın.

Kıymetli Kardeşlerim!
Bizler, her sene bu muhteşem bayramı yaşıyoruz. Fakat kurban bayramıyla özdeşleşen büyük peygamberi yeterince tanımıyoruz. O büyük peygamber, İbrahim Peygamberdir. İbrahim Peygamber, Halilullah, yani Allah dostu olarak anılma bahtiyarlığına erişmiş bir peygamberdir.2 Kendisinden sonra gelen bütün müminlere örnek olarak sunulmuş muhteşem bir şahsiyettir. Rabbimiz, Kerim Kitabımızda Peygamberimizi en güzel örnek olarak takdim ettiği gibi3 “İbrahim ve beraberindekilerde sizin için güzel bir örneklik vardır.”4 buyurarak onu da örnek olarak takdim etmiştir.

Kardeşlerim!
İbrahim (a.s) denince akla tevhid gelir. Onun tevhid mücadelesi gelir. İbrahim Peygamber, inancı uğrunda yanardağlar misali ateşe atılmayı göze almıştır. Allah’a iman ve kulluğun nasıl olması gerektiğini bütün insanlığa göstermiştir. Kula kul olmayı reddetmiştir. Hak, hakikat, adalet, doğruluk ve gerçek özgürlük yürüyüşünden asla geri dönmemiştir. İbrahim denince akla vahdet gelir, ümmet gelir. O, bir evlat ile bir ümmet kurmuştur. Kendisinden sonraki bütün peygamberlerin, bütün müminlerin atası olma şerefine ulaşmıştır.5 Hz. İbrahim’den sonra gelen her bir peygamber, onun duasında yer almıştır. İbrahim denince akla teslimiyet ve sadakat gelir. O, ciğerparesi İsmail’le zorlu bir imtihana tabi tutulmuştur. Bu imtihanda bütün varlığını Allah’a adama kararlılığını göstermiştir.

Değerli Kardeşlerim!
Bugün İslam’ın sembolleri, şeâiri olan pek çok değerimizde İbrahim Halilullah’ın hatırası vardır. O, Kâbe’yi Muazzama’yı oğlu İsmail’le birlikte yeniden inşa etmiştir. Türlü hikmetlerle dolu hac ibadetini insanlığa o göstermiştir. Allah’a yakınlık arayışımız olan kurban ibadeti onunla özdeşleşmiştir. İbrahim (a.s)’ın, inkârcılara Allah’ın varlığını ispat etme gayreti, bizim için büyük bir örnektir. Onun ümmete öncülüğü bizim için büyük bir örnektir. Tevhid yolundaki kutlu yürüyüşü, hicreti bizim için büyük bir örnektir. Onun sabrı ve metaneti, şükrü ve cömertliği bizim için büyük bir örnektir. Kerim Kitabımızda yer alan ve her biri kulluk şuurunun bir yansıması olan duaları, bizim için güzel bir örnektir.

Kardeşlerim!
Peygamberimiz (s.a.s) de, atası İbrahim (a.s)’ın mübarek yolunun yolcusudur. Bugün, Peygamberimizin ümmeti olarak bizlere düşen de Hz. İbrahim gibi bir tevhid şuuruna, vahdet anlayışına, kulluk bilincine sahip olmaktır. İbrahimî bir sadakat ve teslimiyeti kuşanmaya gayret etmektir. Bu büyük peygamberin azmini ve ahlakını kendimize örnek almaktır. İnsanlığa büyük hayırlar getiren İbrahim (a.s)’ı, Kur’an’dan ilham alarak, bayram vesilesiyle çocuklarımıza ve gençlerimize tanıtmaktır. Hutbemi Yüce Rabbimizin, Kur’an-ı Kerim’de bizlere öğrettiği İbrahim Peygamber’in dualarıyla bitirmek istiyorum: “Rabbimiz! Bizi ve gelecek nesillerimizi sana teslim olanlardan eyle!” 6 “Rabbimiz! Sadece sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş ancak sanadır. Bizleri inkâr edenlerin zulmüne uğratma!” 7 “Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı kılanlardan eyle! Dualarımı kabul eyle! Hesap günü beni, anne-babamı ve inananları bağışla!”8
1 İbn Hanbel, IV, 127; İbn Hişam, I, 158. 2 Nisâ, 4/125. 3 Ahzab, 33/21. 4 Mümtehine, 60/4. 5 Hac, 22/78. 6 Bakara, 2/128. 7 Mümtehine, 60/4-5. 8 İbrâhim, 14/40-41. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

HUTBEYİ BİLGİSAYARINIZA İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

------------------------------------------------------------------------------------

18 EYLÜL 2015 TARİHLİ CUMA HUTBESİ 
KURBANLARIMIZ KARDEŞLİK İÇİN!

Aziz Müminler!
Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “De ki: ‘Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de Âlemlerin Rabbi Allah içindir.’ ”1 Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Âdemoğlu kurban bayramı günlerinde Allah katında kurbandan daha sevimli bir amel işlemiş olmaz...”2

Kıymetli Kardeşlerim!
Bizleri bir kurban bayramına daha yaklaştıran Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. O’nun izni ve lütfuyla önümüzdeki Perşembe günü hep birlikte yeni bir bayramı idrak edeceğiz. Kurbanlarımızla Rabbimize teslimiyet ve sadakatimizi, yapacağımız paylaşımlarla kardeşliğimizi, bir ve beraber olduğumuzu, yekvücut olduğumuzu bir kez daha göstereceğiz. Kardeşlerim! Kurban, sadece belirli şartları taşıyan hayvanın kesilmesinden ibaret değildir. Kurban, tarihin derinliklerinden gelen ve bizlere nice manaları haykıran bir ibadettir. Kurban, insanlığın kendisiyle Adem’in evlatlarında ihlas, İbrahim’de sadakat, İsmail’de teslimiyet sınavına tabi tutulduğu hikmetli bir ibadettir. Müminin, mal-mülkten, makam ve mevkiden, bir anlamda her türlü esaretten uzaklaşarak Rabbine yakınlaşmasının adıdır kurban. Kurban, Rabbin rızası için nefsin her türlü heva ve hevesini, gayr-ı meşru isteklerini terk ederek Yüce Mevla’ya İsmail misali kurban oluştur.

Kardeşlerim!
Kurbanla bizden asıl istenen, elimizle birlikte gönlümüzü birbirimize açmak, sevgimizi ve varlığımızı paylaşmaktır. Kurban, bir tezekkürdür, tefekkürdür, hatırlamadır. Kurban, muhtaç kimsenin hanesine muhabbet ve sevinç taşıyabilmektir; renk, dil ve coğrafya ayrımı gözetmeksizin müminler topluluğuna kardeşlik esintisi götürebilmektir. Darlık, yokluk ve açlık içerisinde yaşayan, hiç görmediğimiz, tanımadığımız kardeşlerimizin dertleriyle dertlenebilmek ve onlara bir umut ışığı olabilmektir. Kurbanlarımızla bir taraftan Rabbimize yakınlaşırken bir taraftan da kardeşlerimizle aramıza köprüler kurabilmektir asıl olan. İşte böylesi ulvi gayelere matuf kurbanlarımız, beden ülkesine hapsedilmiş ruhlarımızı yüceltir; onları geldiği yüce kaynağa, yani Rabbimize yakınlaştırır. Bu yakınlaşma, insanlığımızı daha da derinleştirir, merhamet duygularımızı harekete geçirir ve sırat-ı müstakim üzerinde sebat etmemize vesile olur.

Kıymetli Kardeşlerim!
Kurban ibadetinde dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Büyükbaş hayvanlar yedi kişiye kadar ortaklaşa, küçükbaş hayvanlar ise bir kişi tarafından kurban edilebilmektedir. İlke olarak kurban için küçükbaş hayvanlar bir, büyükbaş hayvanlar ise iki yaşını doldurmuş olmalıdır. Sağlıklı olmayan, hasta, topal, tek gözü kör, zayıf ve cılız olan hayvanlar kurban edilmemelidir. Ayrıca kurbanlık hayvana şefkatli davranılmalı, ona eza vermekten sakınılmalıdır.

Kardeşlerim!
Yüce Rabbimiz, hiçbir kimseyi taşıyamayacağı bir sorumlulukla yükümlü kılmaz. Bu itibarla, yeterli şartları taşımayanların kurban kesmeleri, üzerlerine bir yükümlülük değildir. Unutulmamalıdır ki, imkansızlıktan dolayı kurban kesemeyenlerin taşımış olduğu samimi niyetler, Allah katında ayrı bir değer ifade etmektedir.

Kardeşlerim!
Diyanet İşleri Başkanlığımız ile Diyanet Vakfımızın, milletimizin emaneti olarak aldığı vekalet kurbanları yedi kıtada fakirlere, yetimlere, mazlumlara, mağdurlara, aç ve yoksullara taşımak, onların dualarını, tebessümlerini, sevinçlerini alıp tekrar milletimize ulaştırmak gibi bir görevi bulunmaktadır. Bu bayramda da yurt dışında 104 ülke ve 472 bölgede, yurt içinde ise 182 farklı merkezde “Vekâlet Yoluyla Kurban Kesim Organizasyonu” gerçekleştirilecektir. Kurban bağışları, 23 Eylül tarihine kadar devam edecektir. Gerekli şartları taşıyan kardeşlerimizin, ülkemizdeki muhtaç kardeşlerimiz başta olmak üzere Filistin’e Arakan’a, Somali’ye, Kosova’ya bir kurban bayramı hediyesi göndermesi, ayrı bir önem arz edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle Rabbimizden hepimizi bayrama sağ salim eriştirmesini, kurbanlarımızı kabul buyurmasını niyaz ediyorum. 1 En’âm, 6/162. 2 Tirmizî, Edâhî, 1. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
 
Son Güncelleme: 08.09.2016 16:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.