Diyanet (5 Şubat 2016) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayınlandı

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelindeki tüm camiilerde birliktelik sağlanması amacıyla her hafta büyük bir dikkatle hazırlanan Cuma Hutbeleri ziyaretçilerimiz tarafından oldukça ilgiyle karşılanmakta. Her hafta Cuma Hutbelesini ilk yayınlayan site olma gururunu yaşıyoruz. Detaylar 4 Şubat 2016 tarihli haberimizde

Diyanet (5 Şubat 2016) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayınlandı

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelindeki tüm camiilerde birliktelik sağlanması amacıyla her hafta büyük bir dikkatle hazırlanan Cuma Hutbeleri ziyaretçilerimiz tarafından oldukça ilgiyle karşılanmakta. Her hafta Cuma Hutbelesini ilk yayınlayan site olma gururunu yaşıyoruz. Detaylar 4 Şubat 2016 tarihli haberimizde

Diyanet (5 Şubat 2016) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayınlandı
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelindeki tüm camiilerde birliktelik sağlanması amacıyla her hafta büyük bir dikkatle hazırlanan Cuma Hutbeleri ziyaretçilerimiz tarafından oldukça ilgiyle karşılanmakta. Her hafta Cuma Hutbelesini ilk yayınlayan site olma gururunu yaşıyoruz.

Özellikle İmam Hatiplerimizin sitemizi ziyaret ettikleri için teşekkür ediyoruz. Kendilerine kolaylık olması açısından bu hafta ve bundan sonraki diğer haftalarda Cuma Hutbesini direk indirebilecekleri indirme adreside haber detayımıza ekleyeceğiz.

İLİ : GENEL TARİH : 05.02.2016

ŞİMDİ YARALARI SARMA ZAMANI!

Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İyilik ve Allah’a karşı gelmekten sakınma hususunda yardımlaşın. Günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın.” 1 Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Kişi, kardeşine yardım ettiği sürece Allah da ona yardım eder...”2

Aziz Müminler!

Dünya üzerinde birbirini alevlendiren nice çatışma ve savaşın yaşandığı ağır bir dönemden geçmekteyiz. İslam coğrafyasının farklı köşelerinde insanlığın utancı niteliğinde kara günler yaşanıyor. Masum Müslümanlar dayanılmaz acılar yaşıyor. Akan kan bir türlü dinmiyor. Çevremiz bir ateş çemberi ile sarılmışken, Türkmen, Arap ve Kürt binlerce kardeşimiz, barış umuduyla ülkemize sığınıyor. Diğer taraftan ülkemiz de zor zamanlardan geçiyor. Birliğimizi sınayan, bütünlüğümüzü hedef alan hain eller, vatanımızın bir köşesinde şiddeti tırmandırıyor. Onlarca kahraman evladımız şehit düştü. Ciğerler dağlanıyor, ailelerin boynu bükülüyor. Bugün varlığımızı seferber ederek yıkılanları yeniden inşa etmek, yorulana can, boğulana nefes, kimsesize kimse olmak, kardeşliğimizi bir daha hatırlamak durumundayız. Şimdi gözlerin feri, dillerin duası, yüreklerin cesareti olma zamanıdır. Şimdi yaraları sarma zamanıdır.

Kardeşlerim!

Öncelikle vatanımızın güvenliğini canları pahasına sağlayan aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, onları en derin minnet ve şükranla yâd ediyorum. Yüce Rabbimiz onları rahmet ve mağfireti ile huzuruna kabul buyursun. Mekanları cennet olsun. Şehitlerimizin ailelerine bir defa daha başsağlığı diliyorum. Şehitlerini en yüce makamlarda ağırlayan Rabbimiz, onlara sabır ve metanet ihsan etsin. Yüreklerindeki yangını söndürsün, gözyaşlarını dindirsin.

Kardeşlerim!

Şimdi milletçe şehitlerimize olan vefa borcumuzu ödeme zamanıdır. Şimdi şehit ailelerinin yaralarını sarma zamanıdır. Onların evlatları biz olalım, ellerini biz öpelim, hallerini biz soralım, dualarımızı onların dualarına katalım. Şehit eşlerinin maddi ve manevi ihtiyaçlarında yanlarında olalım. Şehitlerimizin bize emaneti olan çocuklarını bağrımıza basalım. Şehit, Rabbine kavuşmuştur, nimetlerle ikrama ermiş, ebedi mutluluğa erişmiştir. Bize düşen, onun ardında bıraktığı emanetlere bu hayatı kolaylaştırmak, hayata tutunma ve ayakta kalma gücü aşılamaktır.

Kardeşlerim!

Şimdi terörün mağdur ettiği kardeşlerimizin yaralarını sarma zamanıdır. Evleri yakılıp yıkılan, şehirlerini terk etmek zorunda kalan, çocuklarını okula gönderemeyen, iş yerlerinin kepenklerini kapatan binlerce insanımız hayata dönmeyi bekliyor. Bugün bizim vazifemiz onlara ensar olmak, dertlerine derman olmak, halleriyle hemhal olmaktır. Bugün bizlere düşen, hayatın eski tadı ve ahengi ile akması ve hatta eskisinden daha büyük umutlar taşıması için kardeşlerimizin yanında olmaktır. Evsize ev, yuvasıza yuva, kimsesize kimse olmayı bilen milletimiz, bugün terör mağduru olan kardeşlerimizi yalnız bırakmayacaktır. Terörle örselenen ruhları tedavi edelim, toprağından koptuğu için garipleşen yüreklere dokunalım. Bu vatanın geleceği olan yavruların gözlerinin önündeki yıkıntı sahnelerini silelim, kulaklarındaki silah seslerini unutturalım.

Kardeşlerim!

Şimdi Bayır Bucak Türkmenlerinin yaralarını sarma zamanıdır. Türkmen kardeşlerimiz, son ana kadar topraklarını zalimlere karşı savunmak ve yurtlarını terk etmemek için uğraşmış, canlarını dişlerine takarak hayatta kalma mücadelesi vermiştir. Son büyük saldırı ve bombalamaların ardından ülkemize sığınan binlerce soydaşımızın ağır yaralarını sarmak için seferber olma zamanıdır. Onlara hicretin zorluklarını unutturacak, kendilerini dost ellerde hissettirecek, yitirdikleri güven ve huzur iklimine kavuşmalarını sağlayacak her türlü yardım ve desteğimiz için gün bugündür. Gün, yaraları sarma günüdür.

Kardeşlerim!

Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Diyanet Vakfımız olarak daha önce milletimizin hayır elini dünyanın pek çok noktasına ulaştırdık. Bugün de “Şimdi Yaraları Sarma Zamanı” başlığıyla yeni bir kampanya başlatmış bulunuyoruz. Bu kampanya uzak diyarlara değil, bizzat kendi dünyamıza kendi vatandaşlarımıza, misafirlerimize yöneliktir. Bu itibarla, bugün ülkemiz genelindeki bütün camilerde şehit ailelerimiz, terör mağduru kardeşlerimiz ve ülkemize sığınan Türkmen kardeşlerimiz için bir yardım kampanyası düzenlenmiştir. Rabbim yaptığınız ve yapacağınız yardımlarınızı kabul eylesin. Kardeşlerim! Hutbemizi bütün mümin kardeşlerimiz için önemli olduğuna inandığım bir hususu dile getirerek bitirmek istiyorum. Geleceğimizin teminatı yavrularımızın yetişmesi için, göz aydınlığı çocuklarımızı, okullarımızda tercihe bağlı olarak okutulan Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin Hayatı derslerini seçmeye teşvik edelim. Bunun, anne babalar olarak üzerimize düşen dini bir vazife olduğunu unutmayalım.

HUYBEYİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

1 Mâide, 5/2.

2 Müslim, Zikir, 38.

Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Son Güncelleme: 04.02.2016 18:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
atilla yavuz 11 ay önce

Çok değerli arkadaşlarım selamunaleykum. Hutbeleri merkezden elden almak yerine mail yoluyla temin edebilirsiniz zamandan tasarruf ve masraftan kurtulmak için en etkili yöntem

Avatar
ali 11 ay önce

bizler cuma vaazını hutbe konusuna göre hazırlayıp cemaate sunuyoruz.neden bu hutbe bu saate kadar açıklanmıyor.biz ne zaman vaaz hazırlayacağız. selamlar.

Avatar
ayhan 11 ay önce

Bende köydeyim.arkadaşlara katılıyorum. Ben hutbeleri il müftülüklerinin vermesi taraftarıyım. Aylık toplantılarımızda bir ayın hutbesini vermeliler.4 hutbe.özel araban yoksa Belirli günler kasabaya ilçeye araba var.hutbeyi temin edemiyoruz. O zaman vaaz da ilmihal dersi veriyoruz,hutbe yi de eski hutbelerden okuyoruz.

Avatar
Sadik 11 ay önce

Çok geç yayınyayınlıyor. Bazıları köyden perşembe günü hutbe için şehre geliyogeliyorlar. Ama eli boş dunuyorlar.

Avatar
Ahmed 11 ay önce

Selamun aleyküm. Bilen bilir kardeşlerim. 28 şubat a kadar merkezi hutbe diye bir şey yoktu. Her imam efendi kendi hutbesini hazırlar ve irad ederdi. Ve toplu halde hutbe sonunda dua etmek yoktu. İmam efendi dua eder iner namazı kıldırırdı. Biz biliyoruz ki dine sonradan eklenen şeyler bidattir ve her bidat bir sünneti ihyasına manidir. Ve her imam efendi kendi hutbe hazırlayıp irad edecek ilmi donanımda olmalıdır. Bu köy veya şehir camiisi farketmez. Merkezi ezan uygulamasına en başta müezzin efendiler karşı çıkmalıdır. Hadisi Şerifte (sav) beyan buyurulan o güzel mükafatlardan mahrum kaldıkları için. Selametle.

Avatar
adem 11 ay önce

hutbe siyasi içerikli

Avatar
imam 11 ay önce

Cemaat hutbeye tepkili yarısı kurt soydaslarimiz nasıl diyeceğiz din kardeşlerimize ne oldu.