Diyanet (22 Nisan 2016) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayımlandı

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelindeki tüm camiilerde birliktelik sağlanması amacıyla her hafta büyük bir dikkatle hazırlanan 22 Nisan tarihli Cuma Hutbesi yayımlandı. Detaylar 22 Nisan 2016 tarihli haberimizde

Diyanet (22 Nisan 2016) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayımlandı

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelindeki tüm camiilerde birliktelik sağlanması amacıyla her hafta büyük bir dikkatle hazırlanan 22 Nisan tarihli Cuma Hutbesi yayımlandı. Detaylar 22 Nisan 2016 tarihli haberimizde

Diyanet (22 Nisan 2016) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayımlandı
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelindeki tüm camiilerde birliktelik sağlanması amacıyla her hafta büyük bir dikkatle hazırlanan Cuma Hutbesi yayımlandı. Detaylar 22 Nisan 2016 tarihli haberimizde

Diyanet (22 Nisan 2016) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi



İL : GENEL TARİH : 22.04.2016
TEVHİD VE VAHDETİN ÖNCÜSÜ MÜMİNLER

Kardeşlerim!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Siz, insanlar için var kılınmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarsınız ve siz Allah’a iman edersiniz.”1

Aziz Müminler!
Resûl-i Ekrem (s.a.s) Efendimiz, bir gün ashâbıyla birlikte bir kabristana uğradı. Orada medfun olanlara, “Allah’ın selamı size olsun ey Müminler diyarının sakinleri! Biz de bir gün inşallah sizlere kavuşacağız.” şeklinde selâm verdi. Sonra sözlerine, “Benden sonraki kardeşlerimi görmüş olmayı ne kadar da çok arzu ederdim.” şeklinde devam etti. Bu sözü işiten ashâb, “Biz senin kardeşlerin değil miyiz yâ Resûlallah!” dediler. Allah Resûlü, “Sizler benim ashabımsınız. Kardeşlerim ise benden sonra gelecek müminlerdir.” buyurdu.2 Evet, bir zamanlar Müminlerin sayıları pek azdı. Sonra dalga dalga, nesilden nesile çoğaldılar. Zamanla kıtalar kuşatan büyük bir topluluk hâline geldiler. Peygamberimizden öğrendikleri hakikatleri dünyanın her tarafına yaydılar. Gittikleri her yere şefkat, merhamet, insaniyet taşıdılar. Mümin gönüller, imanla birbirlerine ısındı ve kaynaştı; ırk, renk, dil, bölge ve coğrafya farkları gibi engeller bir bir aşıldı. Müslümanlar kardeş oldular, yekvücut oldular.3 Tevhid ile gelen vahdetin temsilcileri oldular. Bir ve beraber olmanın en güzel örneklerini sergilediler. Aynı kıbleye dönerken, Kâbe’de yan yana tavaf ederken, aynı inanca bağlı bir ümmet olmanın huzur ve mutluluğunu yaşadılar. Bilgiyi, hikmeti ve marifeti rehber edindiler, insanlığı yücelten medeniyetler inşa ettiler. Yeryüzünde hak ve adaleti tesis ettiler.

Kıymetli Kardeşlerim!
İslâm ümmeti, İslâm’ın bir araya getirdiği müminler topluluğudur. İnsanlığa örneklik, önderlik ve rehberlik yapacak ana kitledir. Tüm insanlık için var kılınmış topluluktur. Bu itibarla yeryüzünde hak ve adaleti tesis etme gibi bir sorumluluğu vardır. İyiliği emretme, kötülükten alıkoyma gibi bir vazifesi vardır. İslâm ümmeti, bir anneden doğmuş çocuklar gibi güven ve sadakatle birbirine bağlıdır. Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimiz (s.a.s)’in rehberliğinde yüce değerleri yaşayan ve yaşatan topluluktur. Her türlü aşırılıktan uzak, mutedil bir ümmettir.

Aziz Kardeşlerim!
Ne zaman ki Müminler, Kerim Kitabın ilk çağrısı olan ilim, hikmet ve marifet yolundan uzaklaştı, o vakit cehalet bataklığına saplandı. Böyle bir durumda fert ve toplum hayatına, insanlığa yön veren, ışık tutan değerler üretemedi, medeniyet inşa edemedi. Bilgide, fikirde, düşüncede, eğitimde, kültürde ve sanatta tutulma yaşadı, söz sahibi olamadı. Ne zaman ki heva ve heves, menfaat ve çıkar, hak ve hakikatin önüne geçirildi, o vakit ihlas ve samimiyet kaybedildi. Dinin özünden uzaklaşıldı. Riya ve gösteriş ön plana çıkarıldı. Ne zaman ki, İslam dünyasında çalışma ve üretme terk edildi, o vakit fakirlik ve yoksulluk girdabına düşüldü. İslam beldelerinin zenginliği sömürülmeye başlandı. Müslümanlar, hep başkalarının ürettiklerini tüketmeye mecbur bırakıldı. Ne zaman ki Müslümanlar, tefrika, ayrılık ve gayrılığa düştüler, o vakit coğrafyamız eman ve güven, sulh ve selam özelliğini kaybetmeye başladı. Gücümüz zayıfladı. Kötülüklere engel olamaz, huzur ve barışı sağlayamaz olduk.

Kardeşlerim!
Bugün İslam coğrafyasını üç büyük fitne ateşi sarmış vaziyettedir. Birincisi, mezhepçilik fitnesidir. Mezhebe, meşrebe mensubiyeti, İslam’a, Muhammed Mustafa’ya mensubiyetin önüne geçirmek, Müslümanlar için en büyük fitnedir. Kendisi gibi düşünmeyenleri tekfir ederek ümmetten saymama gafleti içerisinde olmak, Müslümanları kuşatan en büyük tehlikedir. İkinci büyük fitne, Peygamberimiz (s.a.s)’in “Cahiliye asabiyeti” olarak adlandırdığı ırkçılık fitnesidir. Oysa yüce Rabbimiz Kerim Kitabında şöyle buyurmaktadır: “Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da Allah’ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için ibretler vardır.”4 Üçüncü fitne ise terördür. Kimilerinin, masum insanları hunharca katletmeyi cihat, kendisiyle beraber kadın, erkek, çoluk-çocuk demeden insanları öldürmeyi şehadet zannetmesidir. Hiçbir insani ve ahlaki değer tanımayan eli kanlı terör örgütlerinin, insanları evinden, yurdundan, işinden, gücünden etmesidir. Gözü dönmüş cinayet şebekelerinin, topyekûn bir milletin, ümmetin istikbalini hedef alması, insanların ümitlerini, hayallerini kazdıkları çukurlara gömmeye çalışmasıdır.

Kardeşlerim!
Yüce Rabbimiz bütün bu hastalıklarla mücadele etmeyi, her türlü fitne ateşini söndürebilmeyi İslam ümmetine nasip eylesin. Bizleri, zihinleri ve yürekleri bir, gayeleri ve duyguları bir, sevgileri ve hüzünleri bir kardeşler topluluğu eylesin! Bu camide yan yana, omuz omuza durduğumuz gibi her daim müminler topluluğu olarak yan yana, gönül gönüle olabilmeyi bizlere bahşeylesin! Ümmet-i Muhammedi tevhid ve vahdette birleştirsin.

1 Âl-i İmran, 3/110.
2 Müslim, Tahâret, 39;
3 Buhârî, Salât, 88.
4 Rûm, 30/22.
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

HUTBEYİ BİLGİSAYARINIZA İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

İNGİLİZCE HUTBE İÇİN TIKLAYINIZ (
Friday Khutbas )

ARAPÇA HUTBE İÇİN TIKLAYINIZ (خطب الجمعة)



 
Son Güncelleme: 22.04.2016 10:22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
EHLİ SÜNNET 8 ay önce

Bundan Sonra Diyanet Hutbesi Dinlemeyeceğim
27.04.2016 04:00

GEÇEN Cuma bütün camilerde okunan hutbeyi dinledikten sonra, Cuma namazlarını, Diyanet hutbesi okunan camilerde kılmamaya karar verdim.

Diyanet hutbesi okunmayan camiler var mı? Az da olsa var, onlardan birine gideceğim.

İsim ve adres vermeyeceğim. Dinde yenilik, değişiklik, reform isteyen Fazlurrahmancı ve Mutezilî zalimlere hedef göstermemek için…

Bir Ehl-i Sünnet Müslümanı olarak şu gerçekleri sevgili Müslüman kardeşlerimin dikkatlerine bir kere daha arz ederim:

1- Ehl-i Sünnetin hak, doğru, geçerli tanıdığı dört fıkıh mezhebi vardır. Bunların dışında başka hak mezhep yoktur, bid’at fırkaları vardır.

2- Ehl-i Sünnet mezhebini tutmak kesinlikle mezhepçilik olarak görülemez ve kınanamaz.

3- Ehl-i Sünnet ile bid’at ve dalalet fırkalarını eşit tutmak büyük ve temel bir yanılgıdır.

4- Ehl-i Sünneti tutmak

Avatar
meşhurali 8 ay önce

bu hutbenin okunmasina izin verenin Allah beladini versin. Diyanet işleri başkani dahil bütün diyanetçiler bu 4 büyük ve hak mezheplere yapılan hakareti gormüyosa lanet oldun hepsinin imanindan şüpe edilir. Yeni din çikarmaya calişan bunlara sessiz kalan diyanettir

Avatar
meşhurali 8 ay önce

bu hutbenin okunmasina izin verenin Allah beladini versin. Diyanet işleri başkani dahil bütün diyanetçiler bu 4 büyük ve hak mezheplere yapılan hakareti gormüyosa lanet oldun hepsinin imanindan şüpe edilir. Yeni din çikarmaya calişan bunlara sessiz kalan diyanettir

Avatar
HATİCE KURTULUŞ 8 ay önce

İYİ GÜNLER...YAZIDA ''MARİFET''DİYE GEÇEN KELİME ANLAM DÜŞÜKLÜĞÜ VE EKSİKLİĞİ NEDENİYLE ''MAĞFİRET''OLMALI DİYE DÜŞÜNÜYORUM...İLGİLERİNİZE VE BİLGİLERİNİZE SUNUYORUM...TEŞEKKÜRLER...

Avatar
TURGUT YÜCEL 8 ay önce

MEHEPCİLİK FİTNESİNİ TÜRK MİLLETİMİ CIKARTMIŞTIR?