Din İşleri Yüksek Kurulundan Açıklama

Dün bazı internet sitelerinde Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı Dini Bilgilendirme Platformu’na dayandırılarak verilen ifadeler ve bu çerçevede metinde yer alan akıl ve ahlaktan yoksun görüşler Din İşleri Yüksek Kurulumuza ve Başkanlığımıza isnat edilemez.

Din İşleri Yüksek Kurulundan Açıklama

Dün bazı internet sitelerinde Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı Dini Bilgilendirme Platformu’na dayandırılarak verilen ifadeler ve bu çerçevede metinde yer alan akıl ve ahlaktan yoksun görüşler Din İşleri Yüksek Kurulumuza ve Başkanlığımıza isnat edilemez.

Din İşleri Yüksek Kurulundan Açıklama
 Elektronik ortamda türlü hile ve desiselerle, çeşitli kelime oyunlarıyla, kendisini vatandaş yerine koyarak platforma soru sorup aldığı cevapları da tahrif ederek, bunu Başkanlığımızı itibarsızlaştırmanın bir yöntemi olarak kullanmak hiçbir  akıl ve vicdan tarafından kabul edilemez.
 
Bazı medya kuruluşları tarafından bu tür sapkın, çarpık yorum ve değerlendirmelerin bütün bir topluma Başkanlığımızın görüşü olarak takdim edilmesi hiçbir ahlaki temelle ve duyarlılıkla ilişkilendirilemez.
 
Söz konusu haberle ilgili olarak tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı
Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği

DİYANETİ ELEŞTİRMEK VE DİYANETE HAKSIZLIK ETMEK

Daha 5 gün önce CNN Türk'te canlı yayında (Şirin Payzın'ın programı) "Diyanet'in fetva kurulu kapatılmalı ve verdiği tüm fetvalar internette silinmeli" diyen biri olarak, Diyanet'in ve Diyanet İşleri Başkanının uğradığı haksız ithamlar karşısında bu açıklamayı yapmayı ödev biliyorum. Herhalde Diyanet'in kimi fetvalarını canlı yayınlarda eleştiren biri olarak, onları savunma endişesiyle hareket etmeyeceğim biliniyordur. Öncelikle Diyanet'in bu konuda yaptığı ve eleştirilen yazıyı okuduğumu söyleyerek başlamalıyım.

1- Olayın arka planını bilmeyenler için söyleyeyim. Fıkıh literatüründe eğer bir kimseye şehvetle dokunmuşsanız artık şehvetle temas ettiğiniz kişinin annesiyle evlenemeyeceğiniz gibi bir izah vardır. Birisi de kalkmış Diyanete, eğer bir insan kendi öz çocuğuna şehvetle dokunma gibi bir sapıklıkta bulunursa, bu kişinin karısıyla yani çocuğun annesiyle nikahının bozulup bozulmayacağı gibi bir soru soruyor.

2- Diyanetin ve benim eleştirdiğim birçok kaynakta başka eleştirilecek şeyler olmasına karşılık ensest ilşkiye karşı bir hoşgörü asla yoktur. Diyanet sorulan soruya cevap vermeye çalışıyor ve "bu çok sapık bir şeydir" diye oradaki paragrafta belirtmeye gerek duymuyor. Çünkü bunun sapıklığının apaçık olduğu kanaatinde.

3- Verilen cevap enseste bakış açısıyla ilgili değil. Böylesi sapık icraatta bulunan kişiyle, bu çocuğun annesinin nikahının düşüp düşmeyeceği ile ilgili. Buna cevap verilirken şehvet duymanın ölçüsü nedir gibi bir sorun çıkmış. Tarihte bunu tartışanlar "organda uyanma" gibi kriterlere atıf yapmışlar. Bunu, şehveti gösteren hangi ölçüde "artık bu adamın nikahı da düşmüştür" diyebiliriz diye yapmışlar. Diyanetin bu tartışmayı aktarmasını dikkatle okumayanlar,sanki Diyanet böylesi şeyleri tasvip ediyormuş gibi yanlış bir kanaate sahip olmuşlar (bile bile saptıranlar da olabilir).
4- "Diyanet sapıklarla ilgili sorulara niye cevap veriyor" diyebilirsiniz, bu tartışılır, fakat Diyanet burada bir sapıklığı tavsiye ediyormuş gibi göstermek çok büyük bir haksızlıktır. Bu kadar hassas bir konuda, yazıyı doğru dürüst okuyup anlamaya çalışmadan "ensesti destekleme" gibi iğrenç bir ithamda bulunmak asla kabul edilemez.

Bir insanın eleştirdiği ve beğenmediği kurumlar olabilir ama hiçbir zaman için haktan ayrılmamak ölçümüz olmalıdır.  Caner TASLAMAN

CANER TASLAMAN KİMDİR?

Caner Taslaman, ilk, orta ve lise eğitimini doğduğu şehir olan İstanbul'da bitirdi. Kimya mühendisi bir annenin ve doktor bir babanın oğlu olarak küçük yaşlardan itibaren doğa bilimleri ile ilgilendi. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde üniversite eğitimini tamamladı. Üniversite eğitimi sırasında antropoloji, din sosyolojisi, bilgi sosyolojisi gibi alanlarla ilgilendi. Marmara Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri bölümünde, Big Bang Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle yüksek lisans, Evrim Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle doktora derecesini kazandı. Daha sonra ise Kuantum Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yazdığı kitapla doçent oldu, yine bilim-felsefe-din üçgenindeki çalışmalarıyla profesörlük derecesini de aldı. Ayrıca "Küreselleşme Sürecinde Türkiye'deki İslam" çalışmasıyla ikinci doktorasını İstanbul Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakultesi'nde tamamladı. İlk olarak Tokyo Üniversitesi'nde daha sonra Oxford Üniversitesi'nde post doktora çalışmaları yaptı. Harvard Üniversitesi'nde ve Cambridge Üniversitesi'nde misafir akademisyen olarak bulundu. Son dönemdeki çalışmalarında ve yurtdışında bulunduğu üniversitelerde en çok odaklandığı konu modern bilim-felsefe-din ilişkisi olmuştur. Yıldız Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde profesör öğretim üyesidir.

Son Güncelleme: 09.01.2016 23:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.