Depremin Acısını Ruhunda Ve Bedeninde 16 Yıldır Yaşıyor

17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara depreminde Eskişehir’de 36 kişinin hayatını kaybettiği yıkılan Tarhan Apartmanı enkazı altında 20 saat kaldıktan sonra kurtarılan Meral Şurabatır, depremin acısını 16 yıldır bedeninde ve ruhunda...

Depremin Acısını Ruhunda Ve Bedeninde 16 Yıldır Yaşıyor

17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara depreminde Eskişehir’de 36 kişinin hayatını kaybettiği yıkılan Tarhan Apartmanı enkazı altında 20 saat kaldıktan sonra kurtarılan Meral Şurabatır, depremin acısını 16 yıldır bedeninde ve ruhunda...

Depremin Acısını Ruhunda Ve Bedeninde 16 Yıldır Yaşıyor
17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara depreminde Eskişehir’de 36 kişinin hayatını kaybettiği yıkılan Tarhan Apartmanı enkazı altında 20 saat kaldıktan sonra kurtarılan Meral Şurabatır, depremin acısını 16 yıldır bedeninde ve ruhunda yaşamaya devam ettiğini söyleyerek Eskişehir’e bir anıt yapılması gerektiğini belirtti.
Sivrihisar caddesindeki Tarhan apartmanının yıkılmasıyla ağabeyi ve teyzesini kaybeden, kendisi de 20 saat enkazın altında kaldıktan sonra kurtarılan Meral Şurabatır, o günü 16 yıl sonra yeniden bina önünde yaşadı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde görev yapan Şurabatır,depremin etkisini ruhunda ve bedeninde halen yaşadığını söyledi.
“DEPREMİN UNUTULMAMASINI İSTİYORUM”
17 Ağustos depreminin unutulduğunu belirten Şurabatır, “Depremin ardından 16 yıl geçti. 16 yıl önce önünde durduğumuz bu binanın yerinde bir enkaz yığını vardı. Bu saatlerde hayata tutunmaya çalışıyordum. Abimi ve teyzemi kaybettim. Hala izlerini ruhumda ve benimde taşıyorum. Çok bir şey değiştiğini sanmıyorum. Sadece 17 Ağustos da anılıyor. Ben istiyorum ki, her zaman anılsın, unutulmasın. Ülkemiz bir deprem bölgesinde yer alıyor. Heran büyük bir deprem olabilir. Buna hazır mıyız? Ama orası meçhul.
20 Saat enkaz altında kaldığını belirten Şurabatır, “Hayatta kalmak için o 20 saat bir asır gibi geldi. Bir zaman kavramı zaten yoktu. Teyzem ile birlikte sabah kalkmak için saati 8.00’e kurmuştuk. Sabah saat çalınca saatin 8.00
Olduğunu anladık. Teyzem ile aynı yataktaydık ve 20 saat boyunca teyzem ile konuştuk. Birbirimize güç vermeye çalıştık. Enkaz altından sürekli iniltiler geliyordu. Zaman ilerledikçe, artçı depremler oldukça o seslerin hepsi teker teker kesilmeye başladı. İnsanlar teker teker öldü. Hayatta kalabilmek için şarkı söyledim. Sesimi duyurmak için çok bağırdım. Ama ilk etapta sesimi duyan olmadı. 20 saatten sonra duyuldu ve ben yeniden doğdu. Ama ağabeyim ile teyzemi kaybettik” dedi.
“KİTABIMA İLGİ YOĞUN OLDU”
Depremde yaşadıklarını kağıda döken ve ardından ‘İlk önce Yıldızları Gördüm’ kitabını çıkaran Şurabatır, “Satışlar çok iyi. İnsanların ilgisini çok çekti.İlk basım bitti. İkinci basıma girmeyi düşünüyoruz. İkinci bir kitap yazmayı düşünüyorum. Ancak bu kitap depremle ilgili değil, yaşanmış başka bir konu olacak” diye konuştu.
“YETKİLİLER EN AZINDAN BİR PARK YAPSIN”
Eskişehir’de depremde hayatını kaybedenler için bir anıt yapılmasını isteyen Şurabatır, konuşmasına şöyle devam etti:
“Yetkililerden en azından bu binanın yapılmaması ve bir anıt olarak yapmalarını çok isterdim. Buraya bir bina yapıldı ancak başka bir yere park yapılabilinir. Diğer illerde yapılan anıtlarda insanlar toplanmış ve ölenleri anmış. Eskişehir 36 kayıp verdi. Ölenlerin isimlerinin olduğu bir park yapılsa, her yıl orada toplansak ve ölenleri ansak. Bizim için çok iyi olur. Yetkililerden tek beklentim. Deprem konusunda insanlar yeterince bilinçlendirilmiyor. Unuttuk maalesef.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.