Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Başkent’in doğru dürüst bir havalimanı yoktu. Modern bir havalimanını Başkent’e biz kazandırdık” dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Başkent’in doğru dürüst bir havalimanı yoktu. Modern bir havalimanını Başkent’e biz kazandırdık” dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Başkent’in doğru dürüst bir havalimanı yoktu. Modern bir havalimanını Başkent’e biz kazandırdık” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen Hacı Bayram Cami çevre düzenlemesi ve kitapçılar çarşısı açılışına katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açılış konuşmasında, “Bu millet hiçbir zaman aslını inkar etmedi. Tam tersine köklerine sıkı sıkıya bağlı kaldı. Şimdi bugünde birileri çıktı, ‘Taksim bizim Kabe’mizdir’ diyorlar. Bunlar benim Kürt kardeşlerimi istismar ediyor. Ama bizim bir Kabemiz var o da Mekke’de. Farkımız bu. Bakıyorsunuz bugün hala seçim vaadi olarak, diyanet kalkmalıdır diyorlar. Zorunlu din dersi kalkmalıdır diyorlar. O da yetmedi imam hatipleri kapatacağız diyorlar. Ama gidiyor Kayseri’ye, ‘Ben öyle bir şey demedim’ diyor. Sayın Kılıçdaroğlu, tereciye tere satma. Dürüst ol. Ben imam hatip mezunuyum. Benim 4 çocuğumun 4’ü de imam hatip mezunu. Onların üniversite kapılarında çektiği çileleri bilirim. Başörtülü kızlarımın üniversite kapılarından nasıl döndürüldüğünü bilirim. Oğlumun katsayıya takılıp nasıl bu ülkede okuyamadığını bilirim. Ama ne oldu, bunlar bizi adeta el sahibi yaptılar. Kızlarımızı yurtdışına gönderdik. Orada inandığı gibi okuyabildi. Birçok kızlarımız gittiler, Avusturya’da okudular. Oralardan doktor oldular, mühendis oldular, hukukçu oldular, ekonomist oldular geldiler. Kardeşim, ‘Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya’ dediler. Ama ne oldu, bütün bunlar aşıldı. Şimdi artık orta kısımlar açıldı mı, açıldı. İmam hatiplerde öğrenci sayısı 600 binden 60 bine düşmüştü. Şimdi ne oldu, 60 binden 1 milyona çıktı. Bu ne demektir, anne baba diyor ki, ‘Ben evladımı buraya göndereceğim, sanane.’ Öylemi sanane” ifadelerini kullandı.
“BAŞKANLIK SİSTEMİ’NE HAZIR MISINIZ?”
Danıştay’ın bir karar daha aldığını belirten Erdoğan, “‘Ortaokullarda liselerde de başörtülü olarak öğrenci okuyabilir’ dedi. Artık Türkiye özgürlükler ülkesi oldu. Eğitimde öğretimde bunları yakaladı. 7 Haziran’ a az kaldı. Bunlara gerekeni yapmanız lazım. Çünkü yeni Türkiye bu. Yeni Türkiye’ye hazır mısınız? Yeni Anayasa’ya hazır mısınız? Ama yeni Anayasa’nı içinde bir şey daha var. Başkanlık Sistemi’ne hazır mısınız? Ben, bütün bunlarda inanın, ‘imanındır ocağı her ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür’ bu anlayışı görüyorum. Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin bereketinin, feyzinin çok önemli katkısının olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu. Kardeşlerim, ‘hafızayı beşer niyan ile malüldür’. Bazı şeyler çok çabuk unutuluyor. 12 yıl öncesinin Ankara’sını bir hatırlayın. Ankara istikrarsızlığın, kaosun, kavganın başkentiydi. Krizler birbirini kovalıyordu. Her gün yeni bir senaryo uygulamaya konuluyordu. Esnaf protestolarını hatırlayın, hastanelerin halini, oralardaki kuyrukları, sıra nöbetlerini hatırlayın. Kim vardı SSK’nın başında. Şimdi bir taraftan bu hali hatırlayacağız, bir taraftan da bu millet demokratik hakkını kullanarak bunlara gereken dersi vermesi lazım. Ama burada kalmaması lazım bunun. Çünkü ‘Sen Başbakansın tarafsız kal’ diyorlar. Ben milletin tarafındayım. Partilere karşı tarafsızım. Gönlüm bir aslan yatıyor o ayrı mesele” şeklinde konuştu.
“MAAŞ ÖDEYEMİYORLARDI”
“Şimdi söylüyorlar ya ‘emekli maaşını şöyle yapacağız, memur maaşını şöyle yapacağız’ falan diye. Göreve geldim emekli ve işçilere devletin borcu neydi biliyor musunuz? 15 kat trilyon” diyen Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:
“Maaş ödeyemiyorlardı. Kimden almıştık o zaman hükümeti, MHP’den, Kimden DSP’den, kimden ANAP’tan ama bu borçların tam SHP’ye dayanan bir geçmişi var. Bir de konut edindirme noktasında, orada da kesinti yapmışlar. Yine işçi memur, ne kadar borç, 3 buçuk kat trilyon. Ne oldu 18 buçuk kat trilyon. Arkadaşlara dedim ki, ‘Bunu hemen ödeyeceğiz’ ve hemen ilk işimiz bu borçları ödemek oldu. Şimdi kurusıkı atıyorlar. Bu borçları biz ödedik. Onlardan devraldık ödedik. Şimdi tabi sırtlarında yumurta küfesi yok, rahat atıyorlar.”
“KURU SIKI VAATLERE KİMSE KANMIYOR”
Cumhuriyet tarihinde yapılmış okul kadar okul yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Hastaneler ortada, yollar ortada, hala yapmaya devam ediyoruz. Düşünün 79 senede 6 bin 100 kilometre yolun yapılmış olduğu Türkiye’de, biz 12 senede 17 bin 600 kilometre bölünmüş yol yaptık. Başkent’in doğru dürüst bir havalimanı yoktu. Modern bir havalimanını Başkent’e biz kazandırdık. Turgut Özal Bulvarını Büyük Şehir Belediye Başkanımız yaptı. Eskiden malum gecekondular vardı. Devlet başkanları, hükümet başkanları onları gece gördükleri zaman, villa zannederlermiş. Bize de derlerdi ki, ‘Şehre girişleriniz çok güzel, nerden buldunuz bunları böyle, nasıl yaptırdınız’ açıklayamıyorduk. Ama şimdi TOKİ konutları ile çok daha farklı hale geldi. Daha da iyi olacak. Artık Ankara’da ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyen bir yönetim anlayışı var. Bunlarla kalmayacağız. O dönemleri yaşayan milletimiz artık hizmet çıtasını yukarıya çıkardı. Kurusıkı vaatlere kimse kanmıyor. Şimdi çıkmış askeri ücret hakkında konuşuyorlar. Birisi bin 400, birisi bin 500, birisi bin 600, bin 800, öbürü 5 bin, bende diyorum ki var mı arttıran. Milletimiz bunları söyleyenlerin geçmişine, müktesebatına bakıyor ve dönüp arkasını gidiyor. Akif ne diyor biliyor musunuz, ‘Yıkmak insanlara yapmak gibi kıymet mi verir, onu en çolpa herifte emin ol becerir. Sade sen gösteriver. İşte bu kubbe diye, iki ırgatla iner şimdi Süleymaniye. Ama gel kaldıralım dedim mi hey hat, o zaman bir Süleyman daha lazım, yeniden bir de Sinan.’”
“2017 YILINA KADAR GAZZE’YE YAPACAĞIMIZ YARDIM MİKTARI 200 MİLYON DOLAR”
Ankara’nın tercihinin bu defa da kuru dilden değil hizmetten yana, kendi değerlerinden yana olanlardan olacağına inandığı vurgulayan Erdoğan, “Bizim ülkemizde yaptığımız şeylerle başa çıkamayanlar, bu defa gözü dışarıya dikmişler. Biz Gazze’ye söz verdiğimiz yardımları yapmıyormuşuz. Allah,’tan korkan, kuldan utanan bunu söylemez. Gazzeli bir yetimin elini tutan, gözlerine bakan, derdiyle hemhal olan birisi asla böyle bir şey söyleyemez. Biz her zaman, her durumda Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduk. İsrail’in yakıp yıktığı Gazze için Filistinli kardeşlerimize destek için geçtiğimiz yıl tam 76 milyon dolarlık yardımda bulunduk. Sağlık, eğitim, su, acil yakıt desteği, yıkılan binaların yapımı gibi pek çok yardım talebini gönderdik, gönderiyoruz. 2017 yılına kadar Gazze’ye yapacağımız yardım miktarı 200 milyon dolar. Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin huzuruna kardeşlerine el uzatmış bir ülke olmanın ferahlığı ile çıkabilmiş olmak için el uzatıyoruz” diye konuştu.
40 yıllık siyasi hayatının her anında olduğu gibi 12 yıllık Başbakanlığı 9 aylık Cumhurbaşkanlığı döneminde de aynı mücadeleyi verdiğini hatırlatan Erdoğan, “Yaratılanı Yaradan’dan ötürü severiz dedik. Türk’üyle, Kürt’üyle, Çerkez’iyle, Laz’ıyla, Gürcü’süyle, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla bizde ayrım yoktur. İşte bugün Hakkari’de Selehattin Eyyübi Havaalanı’nı açtık. Bölücü terör örgütü bunu 2 yıl geciktirdi. Mücahitler kaçırdı. 99 kez eylem yaptılar, silahlı saldırı yaptılar, işçileri kaçırdılar, yaktılar yıktılar ama buna rağmen bitirdik. Bugün Sayın Başbakanımızla birlikte Hakkari Havalimanı’nı açtık” dedi.
“GÜNLERCE DİYANET İŞLERİ MAKAMINI YIPRATMAYA ÇALIŞTILAR”
Bir zamanlar Türkçe ezandan bahsedildiğini şimdi de Kürtçe ezanın konuşulduğunu aktaran Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
“Ezanın bu şekilde okunması, Arapça okunmasının en önemli anlamı nedir biliyor musunuz, ondaki o teklik dünyanın neresine gidersen git, bir ezan sesi duyduğun zaman hemen onu anlayabilesin, burada bir cami var diyip gidebilesin. Kuran kurslarını kapatarak, bu millettin inancıyla bağlarını koparmak istiyorlardı. Bugün aynı şeyi Diyanete saldırarak yapmak istediler. Diyanet İşleri Başkanı’nın altında bir tane Mercedes varmış, 330 bin liralık Mercedes, bunların hepsinin altında var. Bunların çocukları İngiltere’de Kıbrıs’ta oluyor. Diyanet İşleri Başkanımız da bunu iade etti. Haberim olsa ben sakın böyle bir şey yapma derdim. Kanıma dokundu ve Sayın Başkan dedim ‘Ben Cumhurbaşkanlığı makamındaki zırhlı Mercedeslerden bir tanesi o makama tahsis edeceğim’ dedim ve o makama tahsis ettik. Bahçeli çıkmış ne diyor, ‘Ya istifa et ya da bu arabayı iade et.’ Sen kimsin, önce haddini bil.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.