Cuma Namazında Kadınlara da Yer Ayrılsın Kampanyası Başlatıldı

Change.org adlı internet sitesinde Cuma Namazında Kadınlara da Yer Ayrılsın Kampanyası Başlatıldı. İşte ayrıntılar ve Kadınların Cuma Namazı (Süleymaniye Vakfı) hakkındaki görüşleri

Cuma Namazında Kadınlara da Yer Ayrılsın Kampanyası Başlatıldı

Change.org adlı internet sitesinde Cuma Namazında Kadınlara da Yer Ayrılsın Kampanyası Başlatıldı. İşte ayrıntılar ve Kadınların Cuma Namazı (Süleymaniye Vakfı) hakkındaki görüşleri

Cuma Namazında Kadınlara da Yer Ayrılsın Kampanyası Başlatıldı

Kampanyayı başlatanlar ''Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.''  62:9 İman edenler olarak, cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman Allah'ın zikrine koşma özgürlüğü istiyoruz !Ülkemizde, camilerde kadınlar için ayrılan bölümlere cuma namazı sırasında erkekler geçmektedir.Kadınlar olarak, bazı camilerde rica ederek, uğraşarak kadınlara ayrılmış olan bölümde cuma namazını kılmamız mümkün olsa da, çoğu zaman psikolojik baskıya ve hatta sözlü tacize maruz kalmaktayız.Çok temel bir hakkımız olan ibadet hakkımızın bu şekilde engellenmesi, bizim için büyük bir sorun haline gelmiştir.  Bu konuda problem çıkartmayan bir cami bulabilmek için namaz vakitlerinde bazen bulunduğumuz yerden bir saat uzaklıktaki camilere gitmek zorunda kalıyoruz. Bu durum okulumuza veya işimize gecikmemize neden oluyor.İbadetimizi özgürce yerine getirebilmemiz için lütfen kampanyayı destekleyin !" dediler

Kampanyaya Destek Vermek İçin Tıklayınız


Kadınların Cuma Namazı (Süleymaniye Vakfı)

Beş vakit namazdan farklı olarak mutlaka cemaatle kılınması gerekli olan Cuma namazı Yüce Rabbimizin erkek-kadın ayırımı yapmaksızın Kur’an’ın Cuma sûresinin 9. âyetiyle emrettiği bir namazdır. Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed de ayırım yapmamış, Cuma namazı erkekler gibi kadınlara da meşrulaştırılmıştır. Ancak meşrû mazeretler sebebiyle erkeklere olduğu gibi kadınlara da Cuma namazlarına katılmama ruhsatı verilmiştir.

Cuma namazının kadınlar için görev olmaktan çıkarıldığına ilişkin bir tek sahih hadis yoktur. Örneğin 5474 hadis rivayet eden Ebû Hüreyre’den, 2630 hadis rivayet eden Abdullah b. Amr’dan, 2286 hadis rivayet eden Enes b. Malik’ten ve sürekli olarak Peygamberimizle birlikte olan ve ondan 2210hadis rivayet eden annemiz Hz. Âişe’den ve diğer bilinen kadın sahabilerden kadınlardan Cuma namazının düşürüldüğüne dair bir tek hadis gelmemiştir. Hadislerin Hanefî Mezhebi müctehitlerinin istidlal ettiği “Çocuk, esir/köle, kadın ve hasta dışında Allah’a ve Âhiret Gününe inanan kişiye Cuma günü Cuma Namazı farzdır” hadisi dâhil bütünü delil getirilemeyecek türde zayıf hadislerdir.

Bu konudaki hadislerin hadis tekniği bakımından en kuvvetlisi olan Ebû Davûd’un Tarık b. Şihab’dan rivayet ettiği “Cuma namazı esir, kadın, çocuk ve hasta dışındaki bütün ergin müminlere farzdır.” anlamındaki hadistir. Tarık b. Şi hab, Hz. Peygamberi görmüş fakat ondan hadis rivayet etmediği için bu hadis delil olarak getirilemeyecek türden zayıf (Mürsel) bir hadistir. ((Ebû Davud, Salât, 215; Mecmeu’z-Zevâid, 2/170, Bedaiu’s-Sanai’, 1/258, Nasbu’r-Raye, 2/199.  Mürsel hadis zayıftır, reddedilir.))

Cuma namazlarına katılımlarının görev olmaktan çıkarıldığına ilişkin sözlü bir Sünnet olmamakla birlikte mazeretlerini takdir yetkisiyle donatılarak katılımda özgür bırakıldıkları da bir gerçektir. Böyle olması da gerekirdi. Zira namazdan yasaklı oldukları özel halleri, ayrıca hamilelik ve çocukluluk gibi katılımlarını engelleyici durumları onları mazur kılmaktadır.

Aşağıda sunulacak rivayetler kadınların Hz. Peygamberle birlikte Cuma Namazlarını kıldıklarını kanıtlamaktadır:

a- Kadınlar Hz. Peygamberle birlikte Cuma namazlarını kılarlardı. Ne var ki hoş kokular sürünerek namaza gelmemeleri konusunda uyarılırlardı. ((Ebû Şeybe, Musannef, Hn. 5157.))

b- Allah’ın Resûlü, kadınları da muhatab alarak şöyle buyurmuştur:

“Erkekler ve kadınlardan cumaya gelecekler yıkansınlar. Gelemeyecek erkekler ve kadınların yıkanmaları gerekmez. ((Beyhaki Cuma 3/188.))

c- “Bir ticaret ve eğlence gördüklerinde seni ayakta bırakarak ona koşarlar...” anlamındaki Cuma sûresinin 11. âyetinde işaret edilen olayda, Hz. Peygamber minberde hutbe okurken ticaret kervanının geldiğini duyan bazı sahâbiler, cumayı terkederler. İ. Abbas’ın rivayetine göre geride 13 erkek 7 kadın kalır. ((Mevdudi, Tefhimül-Kur’an, Cuma 9.))

Bu rivayet Hz. Peygamber döneminde kadınların Cuma namazı kıldıklarını gösterir.

d- Harise kızı Ümmü Hişam şöyle anlatıyor:

Ben, Kaf sûresini Cuma namazlarında Hz. Peygamberin dilinden öğrendim. Çünkü O, her Cuma günü minberde Kaf sûresini okurdu. ((Müslim, Cuma, Kırâetil-Kur’ân.))

Aşağıda sunulacak olay da halifeler döneminde kadınların Cuma’ya katıldıklarını göstermektedir.

e- Bir Cuma Hutbesinde Halife-i Müslimin Hz. Ömer kadınlara fazlaca mehir verildiğinden şikâyetle mehrin sınırlandırılmasını ister. Bunun üzerine bir kadın ayağa kalkar ve onu şiddetle eleştirir ve ona Nisa sûresinin 20. âyetini oku yarak “...yüklerle mehir vermiş olsanız bile...” diyen Kur’ân’a aykırı hareket ettiğini ve mehrin sınırlandırılamayacağını söyler.

Anılan âyeti dinleyen Ömer “İnsanlar Ömer’den bilgili” diyerek dileyenin istediği gibi davranabileceğini bildirir. ((İbn Kesir, Nisa, 20.))

Beraberce kılınmaları sünnet-i müekkede olan vakit namazlarına muntazaman katılmaya çalışan kadın sahâbiler, hiç şüphesiz cemaatle kılınması farz olan Cuma namazlarına da iştirak etmişlerdir.

Hz. Peygamber ve sahâbîler döneminde onların vakit namazlarından ve de Cuma namazlarından şu veya bu gerekçeyle engellendiklerine dair hiçbir rivayet de gelmemiştir.

Cuma namazını kılan kadınların o günün öğle namazını kılmaları gerekmeyeceği şeklindeki bütün fıkıh mezheplerimiz tarafından da doğrulanan görüş de zannedilenin aksine kadınlardan Cuma namazının düşmediğini gösterir. Zira düşmüş olsaydı kadınlar için Cuma namazı nafile, öğle namazı da farz olurdu. Nafile olan Cuma namazını kılmakla farz olan öğle namazı yerine getirilmiş olamazdı.

Yapılan açıklamalar ışığında kadınların Cuma namazı cemaatlerine katılımlarıyla alakalı olarak Kurân ve Sünnet’in rûhuna uygun olarak söylenebilecek söz Cuma namazına katılmaları gereğidir. Asıl olan katılmalarıdır. Ancak yolculuk ve hastalık gibi erkeklerle müşterek olan katılımı engelleyici mazeretler yanı sıra onların ay hali gibi kendilerine özgü dinî, tıbbî ve çocuk ve hasta eşin bakımı gibi örfî mazeretleri onlar için yalnızca katılmama ruhsatı oluşturabilir.

Ali Rıza Demircan, Hac ve Umre Yüceliğe Çağrıdır, Beyan Yayınları, İstanbul, 2008, s: 343-345.

Son Güncelleme: 01.12.2015 16:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.