Birleşmiş Milletler’e ‘Reform’ Çağrısı

Bm Üyesi 192 Ülkede Birleşmiş Millet Günü Olarak Kutlanan 24 Ekim’e Özel Açıklamalarda Bulunan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağri Erhan, Bm’nin 70. Kuruluş Yıl Dönümünde En Çok Tartışılan Konunun Örgütün Reforme Edilmesi Olduğunu Söyledi.

Birleşmiş Milletler’e ‘Reform’ Çağrısı

Bm Üyesi 192 Ülkede Birleşmiş Millet Günü Olarak Kutlanan 24 Ekim’e Özel Açıklamalarda Bulunan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağri Erhan, Bm’nin 70. Kuruluş Yıl Dönümünde En Çok Tartışılan Konunun Örgütün Reforme Edilmesi Olduğunu Söyledi.

Birleşmiş Milletler’e ‘Reform’ Çağrısı
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası barışı ve güvenliği sağlamak amacıyla 24 Ekim 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletler, bu yıl 70. yaşını kutluyor. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan’a göre 70. kuruluş yıl dönümünde BM için en önemli ana gündem maddesi; ‘reform’.
Uluslararası toplum nazarında her geçen gün daha çok tartışmaya açılan Birlemiş Milletler (BM), bu yıl 24 Ekim tarihinde 70. kuruluş yıl dönümünü kutluyor. Özellikle Suriye iç savaşında ortaya çıkan göç sorununa karşı etkisiz kalan Birleşmiş Milletler’in en çok eleştirildiği konuların başında ise ABD, İngiltere, Rusya, Çin ve Fransa’nın daimi üye olduğu Güvenlik Konseyi geliyor. Konseyde yer alan 5 ülkenin ‘hayır’ dediği hiçbir kararın çıkmaması; bu ülkelerin dahil oldukları uluslararası sorunlarda barışı sağlayacak kararlarının alınmasına da engel oluyor. BM üyesi 192 ülkede Birleşmiş Millet Günü olarak kutlanan 24 Ekim’e özel açıklamalarda bulunan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan, BM’nin 70. kuruluş yıl dönümünde en çok tartışılan konunun örgütün reforme edilmesi olduğunu söyledi.
Birleşmiş Milletler Günü’nün kutlanmasıyla 7 milyarlık dünya toplumunun BM’nin faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olmasının amaçlandığını belirten Çağrı Erhan, “BM’nin birinci ve ikinci dünya savaşlarının meydana getirdiği yıkımların tekrar edilmemesi için kurulduğu ifade ediliyor. BM’nin insanlık için bir farkındalık oluşturabilmesi adına ise Birleşmiş Milletler Günü ilan edildi. 7 milyarlık dünya toplumunun Birleşmiş Milletler’in faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olması amaçlanıyor” dedi.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜNÜ’NDE EN ÇOK TARTIŞILAN KONU…
BM’nin, büyük güçlerin devreye girdiği çatışmalarda etkisiz kaldığını söyleyen Çağrı Erhan, “2015 yılı BM’nin 70. kuruluş yıl dönümü. Bugüne kadar üçüncü dünya savaşı yaşanmadı ama BM’nin var olduğu bu 70 yıl zarfında birinci ve ikinci dünya savaşında ölenlerden daha fazla insan öldü. Bugün bir tarafta hala devam eden diğer tarafta da BM tarafından engellenen pek çok çatışma var. Hatta BM’nin askeri gücü olan ‘Barış Gücü’ hali hazırda 16 farklı kritik bölgede faaliyet gösteriyor. Fakat buna rağmen BM, büyük güçlerin devreye girdiği çatışmalarda etkisiz kalıyor. Bu durum, örgüte 192 üye ülke olmasına rağmen; çatışma, barış ve güvenlik gibi konularla ilgili kararları Güvenlik Konseyi’nin vermesinden kaynaklanıyor. Bu konseyin içinde 15 üye var ve 10 tanesi iki yıllık sürelerle geçici olarak göreve geliyor. Fakat Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, İngiltere, Fransa ve Çin Halk Cumhuriyeti, 1945’ten beri daimi olarak orada duruyor. Bu 5 ülkenin daimi olarak Güvenlik Konseyi’nde bulunmaları, veto hakkına sahip olmaları ve onların ‘hayır’ dediği hiçbir kararın çıkmaması; bu ülkelerin dahil oldukları uluslararası sorunlarda barışı sağlayacak kararlarının alınmasına engel oluyor. Bu nedenle Birleşmiş Milletler Günü’nde en çok tartışılan konu BM’nin reforme edilmesi olmalı” dedi.
“İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NIN KAZANAN DEVLETLERİ”
Güvenlik Konseyi’nde daimi üye olan 5 ülkenin İkinci Dünya Savaşı’nın kazanan devletleri olduğuna dikkat çeken Çağrı Erhan, “BM’de bir tıkanma sözkonusu. 5 büyük ülke ‘evet’ demeden ne Birleşmiş Milletler Anlaşması’nı değiştirebilirsiniz ne de yeni organlar kurabilirsiniz. Örneğin Suriye’de bir çatışma ortamı ve meşruiyetini uluslararası toplum nezdinde yitirmiş olan bir hükümet var. Fakat o hükümete karşı BM Güvenlik Konseyi, Rusya’nın engellemeleri sebebiyle herhangi bir karar alamadı ve yaptırım gerçekleştiremedi. Bu da şu an 400 bin kişinin ölümüne neden olan bir kan gölünün ortaya çıkmasına ve milyonlarca insanın da mülteci olarak başka ülkelere geçmesine sebep oldu” diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.