Bayram: “Özgür Basının Oksijeni, İfade Özgürlüğüdür”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Yavuz Bayram, “Özgür basının oksijeni, ifade özgürlüğüdür. Bir gazetecinin işini tam anlamıyla yapabilmesi için ifade özgürlüğü çok önemli”...

Bayram: “Özgür Basının Oksijeni, İfade Özgürlüğüdür”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Yavuz Bayram, “Özgür basının oksijeni, ifade özgürlüğüdür. Bir gazetecinin işini tam anlamıyla yapabilmesi için ifade özgürlüğü çok önemli”...

Bayram: “Özgür Basının Oksijeni, İfade Özgürlüğüdür”
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Yavuz Bayram, “Özgür basının oksijeni, ifade özgürlüğüdür. Bir gazetecinin işini tam anlamıyla yapabilmesi için ifade özgürlüğü çok önemli” dedi.
Ordu’nun Ünye ilçesinde “Ünye’den Dünyaya AB İle Medya Açılımı” projesi kapsamında “İfade Özgürlüğü, Medya Etiği ve İnsan Hakları” konulu seminer programı düzenlendi. Sebile Hanım Konağı’nda düzenlenen seminerin moderatörlüğünü; Ünye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nedim Dikmen yaparken, seminere konuşmacı olarak katılan Ordu Barosu’ndan Av. Birsen Uçar “İfade Özgürlüğü”, Gazeteci-Yazar Murat Taşkın “İnsan Hakları”, KTÜ İletişim Fakültesi Dekan Yrd. Yrd. Doç. Dr. Yavuz Bayram “İfade Özgürlüğü, Medya Etiği ve İnsan Hakları” konularında katılımcılara bilgi verdi.
“TÜRK MEDYASININ AVRUPA MEDYASIYLA EŞ DEĞER”
Seminerin açılış konuşmasını yapan Proje Başkanı Şakir Gürel, “Ünye’den Dünyaya AB İle Medya Açılımı projesinde amacımız; yerel medyayı Avrupa medyasıyla entegre etmek, iyi örnekleri karşılıklı olarak almak ve vermek. Bu kapsamda geçen ay 10 medya çalışanı ile Hollanda’ya gittik. Bir hafta süresince Hollanda medyasını inceledik, oradaki yerel medya ile diyaloglar kurduk. Türk medyasının Avrupa medyası ile eş değer olduğunu gördük. Türk medyasının sonra başlamasına rağmen çok hızlı geliştiğini fark ettik. Onlar da Türkiye’ye geldiğinde incelemeleri sonucunda aynı kanıya vardılar” ifadelerini kullandı.
“İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ASLI HEM ULUSLARARASI ATTIĞIMIZ İMZALAR HEM DE ANAYASAMIZDIR”
İfade özgürlüğünü anlatan Ordu Barosu’ndan Av. Birsen Uçar, “Anayasamızın 25. maddesinde düşünce ve kanaat özgürlüğü konusu açık bir şekilde verilmiş. Hukuk kurallarının da amacı toplumsal düzeni sağlamaktır. İnsan hakları kavramı çok eski bir kavram. Biz de insan hakları sözleşmesine imza atmış bir milletiz. Hakların korunmasında en önemli faktör kamudur. İfade özgürlüğü ülkemizde bir hayli yol almıştır. İfade özgürlüğünün aslı hem uluslararası attığımız imzalar hem de Anayasamızdır. İfade özgürlüğü çok geniş bir kavram, bu konuda uzmanların görüşü; ‘İfade özgürlüğü, toplumun yapısını bozmadığı sürece kısıtlanacak bir özgürlük değildir’ yönünde. Düşündüğünüz şeyleri ifade ederken hakaret ediyorsanız ya da bazı sınırları aşıyorsanız özgürlüklerden bahsedemeyiz. İfade özgürlüğü kapsamında bunun toplumsal düzeni bozduğu yerlerin tespiti ise çok ince bir nokta. TC’nin bütünlüğünü bozmaya çalışıyorsanız bu özgürlük o noktada sınırlanır. Bu anayasal bir suçtur. İfade hürriyeti toprak bütünlüğü, hakaret vb. dışında çok geniş tutulmalıdır” diye konuştu.
“İNSAN HAKLARINDAN BAHSETMEK İÇİN ÖNCE İNSAN OLMAK LAZIM”
İnsan hakları konusuna değinen Gazeteci-Yazar Murat Taşkın, “İnsan hakları insana yüklenmiş sorumluluklarla bağlantılıdır. İnsanın hayatta değiştireceği birçok şey var, en çok zorlanılanı da inançtır. Aile onu nasıl yetiştirirse insan o yönde şekillenir. Bizim ülkemizde siyasette yalan söylemek meşru hale getirildi. Yalan yasaksa siyasilere de yasak olmalı. Yalanın olduğu yerde insan hakları zedelenir. Yurt dışında dinsiz adam yalan söylemiyor, biz burada dindarlıktan bahsederken siyasiler yalan söyler diyoruz. Biz çocuklarımızı insan olmazsan böyle olur şöyle olur derken onları insanlıktan çıkarıyoruz. Oysaki insan olursan diyerek anlatımda bulunursak daha farklı olacak. İnsan haklarından bahsetmek için önce insan olmak lazım. Toplumumuza baktığımız zaman cinsiyet ayrımı bu olayı yok sayıyor. Bu tarz yaklaşımlarla insanı yok saymış oluyoruz. İnsanlar dinimizdeki kul hakkını bildikten sonra insan hakkı diye bir olay ortaya çıkmaz zaten. Kul hakkı insani bir mesele. İnsanlara nasıl yaklaşmamız gerektiğini bilirsek bunu çözeriz” şeklinde konuştu.
“GAZETECİLER TARAFLI HABER YAPMAKTAN KAÇINMALIDIR”
“İfade Özgürlüğü, Medya Etiği ve İnsan Hakları” konularında katılımcılara bilgi veren KTÜ İletişim Fakültesi Dekan Yrd. Yrd. Doç. Dr. Yavuz Bayram şunları söyledi: “İnsan hakları, insanın doğduğu andan itibaren yaşamak için sahip olduğu hakladır. Demokratik ve yaşanabilir bir toplumdan bahsedebilmek için o toplumda insan hakları ve demokrasi olmalıdır. Bunu zedeleyen durumların başında da basın haklarının engellenmesi gelmektedir. Bir gazetecinin haber verme hakkı engellendiğinde toplumun da bilgilenmesi engellenmiş oluyor. Özgür basının oksijeni ifade özgürlüğüdür. Bir gazetecinin işini tam anlamıyla yapabilmesi için ifade özgürlüğü çok önemli. Fakat bazen gazeteciler de yaptıkları haberlerle insan haklarını görmemezlikten gelerek yöneticilerin tarafında duruyor. Medya patronların çoğu ticaretle uğraştıkları için yöneticilerle kötü olmak istemiyor. Çalışanlar vicdanla cüzdan arasında gidip geliyor. Çoğu zaman kazanan patron ve siyasiler oluyor. Oysaki gazeteciler taraflı haber yapmaktan kaçınmalıdır. Çünkü toplu üzerinde basının önemli bir etkisi var.”
Konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.