"Asker Gözüyle Kurtuluş Savaşı Ve Cumhuriyet"

Eski 1. Ordu Komutanı, emekli Orgeneral Ergin Saygun, ’Asker Gözüyle Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’ konulu konferansta, önemli bilgiler verdi.Bozyazı Kaymakamlığı tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama programı kapsamında, ’Asker...

"Asker Gözüyle Kurtuluş Savaşı Ve Cumhuriyet"

Eski 1. Ordu Komutanı, emekli Orgeneral Ergin Saygun, ’Asker Gözüyle Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’ konulu konferansta, önemli bilgiler verdi.Bozyazı Kaymakamlığı tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama programı kapsamında, ’Asker...

"Asker Gözüyle Kurtuluş Savaşı Ve Cumhuriyet"
Eski 1. Ordu Komutanı, emekli Orgeneral Ergin Saygun, ’Asker Gözüyle Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’ konulu konferansta, önemli bilgiler verdi.
Bozyazı Kaymakamlığı tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama programı kapsamında, ’Asker Gözüyle Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’ konulu konferans düzenlendi. Bozyazı Kaymakamı Suat Yıldız, Garnizon Komutanı Savaş Cingöz, Belediye Başkanı Mehmet Ballı, Emniyet Müdürü İsrafil Ergün, Bozyazı Sahil Güvenlik Komutanı Erhan Çevik, daire amirleri, okul müdürleri, öğrenciler ve vatandaşların katıldığı konferansta konuşan Saygun, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk’e ilişkin önemli bilgiler verdi. Cumhuriyet ile özdeşleşen Atatürk’ün, zamana ve mekana sığmayan büyük bir lider olduğunu ifade eden Saygun, ‘Benim en büyük eserim Cumhuriyettir’ diyen Atatürk’ü, Cumhuriyet’ten ayırmanın mümkün olmadığını belirtti.
Atatürk’ün askerlik hayatının oldukça kısa olduğunu dile getiren Saygun, "1904’de Kurmay Yüzbaşı olarak orduya katılmış, 1920’de emekli etmişler. Toplam 16 sene. O bu 16 sene içerisinde Çanakkale’den Trablusgarp’a, Balkanlar’dan Doğu Anadolu’ya, Ortadoğu’da Filistin, Irak, Suriye cephelerine, aklınıza gelen her yerde uçsuz bucaksız bir coğrafyanın altını üstüne getirmiş. Gittiği her yerde yaptığı işler geleceğinde kaderinde etkili olmuştur. Yani zamana sığmadığı gibi mekana da sığmamıştır" dedi.
Kurtuluş Savaşı sürerken Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığını anlatan Saygun, “Bunun önemini düşünelim. Harbin içerisinde kan gövdeyi götürüyor Meclis açılıyor. Türkiye’yi 1920’den 1923’e kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi yönetmiştir. Savaşı yönetmiştir. Onun için bizim meclisimiz Gazi Meclisidir" diye konuştu.
"TUNCELİ’YE ’DERSİM’ DEMEK, ATATÜRK VE CUMHURİYETİ İNKAR ETMEKTİR"
Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte Türk milletinin Türklükle ve Türk kültürüyle yeniden tanıştığını kaydeden Saygun, şöyle devam etti: "Yepyeni bir devlet kuruldu. Peki hakimiyeti kayıtsız şartsız sahiplenecek olan Türk milleti kim? Büyük Atatürk açık ve net söylemiş. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk denir. Hiç başka bir şeyi aramayacak, bir şey anlatmayacaksınız. Atatürk milliyetçiliği işte budur, birleştiricidir. Sen şusun sen busun demez. Bir örnek vermek gerekirse, işte Tunceli. Bugün çok sıkıntılı bir ilimiz. Adı tunç bakır ile kalay madenin alaşımından oluşmuştur. İkisi de güçlüdür. İkisi bir araya geldiği zaman daha da güçlü olur. Yani hem kalaydan güçlüdür hem bakırdan, onun için buraya Tunceli denilmiş. Yani bunlar bir arada olursa fevkalade güçlü bir birliktelik olur. Bunu bilmeyip Tunceli’ye ’Dersim’ demek, Atatürk’ü ve Cumhuriyeti inkar etmektir."
Atatürk’e din konusunda da büyük saldırılar yapıldığını söyleyen Saygun, "Atatürk’ün 7 yaşında Kur’an-ı Kerimi hatmettiğini, 8 yaşında da hafız olduğunu bileniniz var mı?" diye sordu. Atatürk’ün her Cuma okunmak üzere Kur’an ayetlerinden referansla 52 hutbe yazdığını ifade eden Saygun, "Suudi Arabistan Kralı, Peygamber Efendimizin mezarını yıkmaya kalkmış, bunun üzerine şöyle bir mesaj gönderiyor; ‘Suudi Kral’ın dikkatine Hz. Muhammed’in mezarının yıkılacağını derin üzüntü içinde öğrendim. Bu kutsal emanete asla dokunamazsın. Bir tek taşının bile zarar gördüğünü duyarsam orduyla aşağı inerim.’ Din gibi temiz bir duygu politikaya alet edilemez. Din ait olduğu yerde, temiz vicdan sahnesinde yaşamalıdır. Dinimizi bilmiyoruz. Dini bilmeyenler bugün intihar bombacısı oluyor. İntihar etmek dinimizde yasaktır" ifadelerini kullandı.
"Bizim milliyetçiliğimizde tahammül, hoşgörü vardır. Kimseyi atmayız, itmeyiz, dışlamayız" diyen Saygun, Avrupa’nın Suriyelilere yönelik uyguladığı politikalara dikkat çekti. Avrupa’da, kendilerinden olmayanlara yaşam hakkı verilmediğini belirten Saygun, "Bizde öyle bir şey yok. 1492’de İspanyol zulmünden kaçan Yahudileri almışız, binlercesi gelmiş Türkiye’ye" dedi.
Kadın, erkek eşitliğinin önemine de değinen Saygun, "1930 yılında belediyeler kanunu çıkmış, orada kadınlara seçimlere girme hakkı verilmiş. 1934 yılında yapılan düzenleme ile yine kadınlara milletvekili olma hakkı verilmiş. Birçok ülkede ’kadınlardan pilot olur mu?’ tartışmaları yapılırken, bizde Sabiha Gökçen uçuyordu. ’Kadınlardan jet pilotu olur mu?’ tartışmaları onlarda sürerken, bizim jet pilotu kadınlar neredeyse emekli olacaklar" şeklinde konuştu.
Ergin Saygun, konuşmasının sonunda, Türkiye’nin bölgesinde güçlü olabilmesi için önce kendi içinde güçlü olması gerektiğine dikkat çekerek, "Bunun için birbirimize kenetlenmeliyiz. Ancak bunu bize bırakmıyorlar. Kürt, Türk, Alevi, Sünni, laik, antilaik tartışmaları çıkarıyorlar. Bunun iki sebebi var. Birincisi, Türkiye bölgesinde lider ülke olursa, burada menfaati olan birçok ülkenin tekerine çomak sokmuş olacak, bunu istemezler. İkincisi laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti özelliklerinde olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bölgede bu özelliklere sahip olmayan birçok ülkeye kötü bir örnek" diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.