Arap Ülkelerinin Vazgeçilmezi ‘Zahter’ Eskişehir’den Türk Sofralarına Taşınıyor

Dünya’da en kaliteliği kekiği Denizli’de üreten Türkiye, Ortadoğu’da sıkça tüketilen ve faydaları saymakla bitmeyen ‘Zahter’in içinde bulunan Filistin kekiğine ev sahipliği yapmaya başlıyor.Tarihte ilk olarak Finikelilerde kullanıldığı...

Arap Ülkelerinin Vazgeçilmezi ‘Zahter’ Eskişehir’den Türk Sofralarına Taşınıyor

Dünya’da en kaliteliği kekiği Denizli’de üreten Türkiye, Ortadoğu’da sıkça tüketilen ve faydaları saymakla bitmeyen ‘Zahter’in içinde bulunan Filistin kekiğine ev sahipliği yapmaya başlıyor.Tarihte ilk olarak Finikelilerde kullanıldığı...

Arap Ülkelerinin Vazgeçilmezi ‘Zahter’ Eskişehir’den Türk Sofralarına Taşınıyor
Dünya’da en kaliteliği kekiği Denizli’de üreten Türkiye, Ortadoğu’da sıkça tüketilen ve faydaları saymakla bitmeyen ‘Zahter’in içinde bulunan Filistin kekiğine ev sahipliği yapmaya başlıyor.
Tarihte ilk olarak Finikelilerde kullanıldığı bilinen, Bizans döneminde de savaşlarda kuvvet vermesi, yaralarda mikropları öldürücü özelliği, Osmanlı’da ise tütsü olarak kullanıldığı belirlenen ve günümüzde Ortadoğu ülkelerinde sıkça yetişen ‘Filistin Kekiği, ‘Girit Kekiği’ gibi çeşitli isimlerle bilinen ‘Zahter’, Türkiye’de ilk kez üretilmeye başlandı. Filistinli hekim Emcet Saidoğlu tarafından Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesi Laçin Mahallesi’nde 30 dönümlük bir alanda üretilmeye başlanan bitki, Arapların damak zevkini Türkiye’ye de taşımayı amaçlıyor. Türkiye’de sadece baharat olarak kullanılan kekiğin aynı familyasından gelen zahter, Dr. Saidoğlu tarafından üretilerek Türk mutfağına da konuk olacak.
Pek çok kekik çeşidinin tohumlarının DNA’ları birleştirilerek üretilmeye başlanan bitki, 30 dönümlük alanda ilk hasadına hazırlanıyor. Dr. Saidoğlu, yılda bir kez hasadı yapılan kekiğin, yeni ektikleri bu hali ile yılda 5 kez biçilebileceğini söyledi. Zahterin Ortadoğu’da yıllardır pek çok yemekte kullanıldığını aktaran Dr. Saidoğlu, “Türkiye’de Laçin’de ilk defa bu kekik bitkisini yetiştiriyoruz. Bu kekik bitkisinin tarihçesi çok eskiye dayanıyor. Türkiye’de kekik mevcut olan bitki fakat bu kekik farklı. Biz bunu bir çok tohumun DNA’larını karıştırarak, Filistin’de yetişen bitkiyi şu anda Laçin’de üretmeye başladık. Ekmemizin sebebi şu Türkiye’de Denizli’deki kekiğin senede bir defa biçiliyor olmasından kaynaklanıyor. Bu bitki ise senede 4 veya 5 kez biçilebiliyor. Bu bitkinin adı Thymus Vulgaris, baklagillerden bir tür. Bu bitkimiz çok faydalı. Türkiye’de kekik şu anda baharat olarak kullanılıyor. Bu bitki Ortadoğu’da yıllarca yemeklerde kullanıldı pidelerde, ekmeklerde, zeytinyağı eşliğinde ekmekle birlikte tüketilirdi” dedi.
AMACIMIZ ZAHTER’İ TÜRKİYE’YE TANITMAK
Zahterin faydalarından bahseden Dr. Saidoğlu, şöyle devam etti:
“Son yapılan araştırmalara göre bu bitkinin antioksidan etkidi var. Eskiden savaşçıların kullandığı bir bitkiydi güç verici özelliği var. Aynı zamanda yaraların üzerine sürünce mikrop kapmasını önlüyor. Ayrıca bu bitki anemi ye kansızlığa iyi geliyor. Düzenli tüketiminde kabızlık sorununu ortadan kaldırıyor. Öksürüğe de faydalı. Bizim serbest radikal dediğimiz vücut için kanserojen olan serbest radikalleri yok ediyor. O yüzden biz bu bitkiyi Türkiye’de geleceği olduğunu düşündüğümüzden dolayı yetiştiriyoruz. Amacımız insanların bu bitkiyi tanıması ve tüketmesini sağlamak. Laçin Belediyesinde yapılan araştırmalar sonucunda buraya geldik ama gerçekten belediyeden inanılmaz bir destek gördük bu bitki için Allah razı olsun. Belediye burada sonuna kadar destek çıktı ve şuanda Başkanımız Faruk Güler sonuna kadar bizim arkamızda durdu ve bu bitkinin burada yerleşmesini buradan çıkmasına yardımcı oldu. Kendisine çok teşekkür ediyorum.”
SENEYE 160 DÖNÜM ALANA EKİLECEK
Dr. Saidoğlu, bitkinin Laçin’deki üretiminin Filistin’dekine göre daha verimli olduğunu kaydederek, “Bu kekik bitkisi normalde Denizli’deki yetişen kekik bitkisi yaprakları sivridir. Dağlarda yetiştiği için o şartlara uygun. Bu bitkimiz şuanda ektiğimiz bitki bu kekik yayvan bir yaprağı vardır. Bu da sulanabildiğinden dolayı kaynaklanıyor. Bu bitkinin üretimine yaklaşık Laçin’de 30 dönümlük bir alanla başladık. Bizim hedefimiz bunu daha da büyütmek. İnşallah bir dahaki yıla kadar bunun yüzde 160 dönüme çıkartmaya çalışıyoruz. Bunu yıllar içerisinde yayıp biraz daha yüksek dönümlere ekmeye çalışıyoruz. Ama şunu gördük, bu bitki burayı sevdi hatta Filistin’deki bitkinin kendisinden daha verim aldığımızı düşünüyorum. O yüzden mutluyuz. Burada verim alacağımızı burada tutacağımızı düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
ZAHTERİN PAKETLEME TESİSİNİ KURACAKLAR
Bitkinin Türk mutfağına girmesinin ardından ilerleyen yıllarda üretimini artırarak paketleme tesisini de kuracaklarından söz eden Dr. Saidoğlu, “Biz aslında Türk insanına, buradaki insanlara bunu daha fazla tüketebilmek için yollar arıyoruz. Ortadoğu’da bu bitkiyi biz zahter şeklinde yani zeytinyağı ile birlikte ekmeğe batırarak bu zahtere batırarak aslında kahvaltıda tüketiyoruz. Zahterin içinde çok yaralı maddeler var. Kekiğin kendisi zaten yüzde 35’ini-yüzde 40’ını bu kekiğin bitkisi oluşturuyor. Kurutulduktan sonra sumağından tutun, limon ve birçok çeşit baharat konuluyor. Bu şekilde tüketiliyor. Biz bunun pidesinden tutunda ekmeğe kadar yapılıyor. O yüzden hedefimiz Türkiye’de bunun tüketimini arttırabilirsek, insanlara tanıtabilirsek bu faydalı bitkiden yararlanmalarını sağlayacağız inşallah. Bizim şuanda başlangıç olarak yaptığımız bu bitkiyi kurutup o şekilde göndermeye çalışıyoruz ama zamanla bu zahter dediğimiz karışımı burada üretmeye yani burada kurutup bu karışımı yapıp paketleyip, o şekilde göndermek istiyoruz o yüzden de burada bir tesis kurmayı istiyoruz” diye konuştu.
ÜRETİCİYE ALTERNATİF OLDU
Bitkinin üretimi sayesinde ilçede yıllardır domates, biber, roka gibi ekim ve hasat yapan üreticilere alternatif olacağının altını çizen Sarıcakaya Belediye Başkanı Faruk Güler ise, “30-40 yıldır bu bölge yoğun bir tarımla uğraşıyor bu da daha çok sebze üzerine ve bu yoğun tarımdan dolayı topraklarımız aşırı derecede toksit maddelerle yüklenme yapıldı. Suni gübreler, ilaçlamalar topraklarımızın verimliliğini düşürdü. Dolayısıyla bizim ürettiğimiz bu yoğun tarım ürünlerinden farklı bir tarıma geçmek için buranın bir idarecisi olarak belediye başkanı olarak kapılarını aralaması gerekiyordu. Bununla ilgili olarak biz iş adamları ve girişimcilere bir çağrıda bulunduk. Tıbbi ve aromatik bitkiler bizim ilçemizin Eskişehir’in Antalya’sı olarak adlandırılan, kar düşmeyen yer olarak adlandırılan, ‘rakımı 200 olan ilçemizin bu tıbbi ve aromatik bitkilerde başarı sağlayacağını umuyoruz’ dedik ve bir çağrıda bulunduk. Sağ olsun bu çağrıya cevap veren iş adamlarıyla yaptığımız görüşmeler neticesinde bu ürünlerin ilk safhası olan kekik üretimi ile başlamış olduk. İlçemize tıbbi ve aromatik bitkiler, ıtırlı bitkiler diye de litaratürde geçen kekiğin ilçemizde ilk defa yetiştirilmesine ve endüstriyel anlamda yetiştirilmesine kucak açmış olduk. Itırlı bitkiler çok fazla ürün yelpazesine sahip fakat bunu bizim ilçemizin kendi çiftçilerine örnek olabilmesi adına bizim önder olmamız gerekiyordu. Bu önderliği de iş adamlarımıza bu kapıyı açarak sağlamış olduk” ifadelerinde bulundu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.