Afrika’nın El-shabaab Ve Boko Haram’dan Kurtulması İçin Gereken Adımlar

Dr. Catherine Long, Afrika Ülkelerinin Terör Örgütleri İçin Güvenli Bir Sığınak Haline Gelmekten Kurtulmaları İçin Politik Kültürün Oluşturulması Ve Gelir Eşitsizliğinden Altyapı Eksikliklerinin Giderilmesine Kadar Temel Devlet Varlığının Oluşturulması İçin Gereken Adımların Atılması Gerektiğini Söyledi.

Afrika’nın El-shabaab Ve Boko Haram’dan Kurtulması İçin Gereken Adımlar

Dr. Catherine Long, Afrika Ülkelerinin Terör Örgütleri İçin Güvenli Bir Sığınak Haline Gelmekten Kurtulmaları İçin Politik Kültürün Oluşturulması Ve Gelir Eşitsizliğinden Altyapı Eksikliklerinin Giderilmesine Kadar Temel Devlet Varlığının Oluşturulması İçin Gereken Adımların Atılması Gerektiğini Söyledi.

Afrika’nın El-shabaab Ve Boko Haram’dan Kurtulması İçin Gereken Adımlar
Dr. Catherine Long, Afrika ülkelerinin terör örgütleri için güvenli bir sığınak haline gelmekten kurtulmaları için politik kültürün oluşturulması ve gelir eşitsizliğinden altyapı eksikliklerinin giderilmesine kadar temel devlet varlığının oluşturulması için gereken adımların atılması gerektiğini söyledi.
Kadir Has Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen Afrika’nın Değişen Güvenlik Dinamikleri konulu panel, Kadir Has Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Araştırma Merkezi Öğretim Görevlisi Dr. Catherine Long, Stellenbosch Üniversitesi’nden Hennie A. P. Smit ve Dr. Fankie L. Monama ile Bilgesam’dan Hasan Öztürk’ün katılımıyla gerçekleşti. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelde değerlendirmede bulunan Dr. Catherine Long Afrika ülkelerinin istikrasızlık döneminden çıkarak terör örgütleri için güvenli bir sığınak haline gelmekten kurtulmaları için yapmaları gerekenler hakkında bilgi verdi. Bölgede politik kültürün oluşturulması ve gelir eşitsizliğinin giderilmesinden altyapı eksikliklerinin giderilmesine kadar temel devlet varlığının oluşturulması için gereken adımların atılması gerektiğini belirten Dr. Catherine Long, “Medya, Sahra-altı Afrika’da yaşanan İslamcı radikalizm ve terörü, Nijerya’da aktif olan Boko Haram ve Somali yarımadasında aktif olan El-Shabaab’ın eylemleriyle özdeşleştirdi. Ancak bölgede güvenlik sorunları farklı şekillerde de olsa süregelen bir gerçeklikti. Bu tehditler birçok faktörün kompleks etkileşimlerinden kaynaklanmakta olduğu gibi bölgenin politik, ekonomik ve sosyal tarihiyle de yakından ilişkilidir. Bu faktörler sömürgeleştirme, sömürgeleştirme sürecinde sınırların oluşturulması, Soğuk Savaş döneminde bölgenin kayıtdışı ekonomisinin değerine göre yaşadığı bölgesel ve uluslararası vekalet savaşları, bölgenin uluslararası ekonomiye entegrasyonu, artan eşitsizlik ve yolsuzluğa karışmış hükümetlerden ve silahlı politik çatışmaları kapsayan geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Hatta Boko Haram ve El-Shabaab’dan da önce, bölge kanlı bağımsızlık hareketleri ve Doğu Afrika’da Lord’s Resistance Army gibi Hristiyan terör örgütlerinin de eylemlerine maruz kalmıştır. Yani Boko Haram ve El-Shabaab gibi terör örgütlerinin kurulmalarını ve faaliyetlerini kolaylaştıran ortam bölgede süregelen bir gerçeklikti. Bu tür çatışmaları önlemek için bölgede politik kültürün oluşturulması ve gelir eşitsizliğinin giderilmesinden altyapı eksikliklerinin giderilmesine kadar temel devlet varlığının oluşturulması için gereken adımların atılması gereklidir. Nedensel faktörlerin yeni olmamasının yanında Boko Haram ve El-Shabaab gibi örgütler bölgede uzun bir süredir faaliyet gösterdiğini biliyoruz. Afrika Birliği, terörizm ve paralı askerliğin kayıt-dışı ekonomi ve uluslararası suç ağlarıyla olan ilişkilerini yasaklayan (2004 tarihinde de yenilenen) anti-terörizm ve paralı askerler karşı yönergesini ilk olarak 1992 yıllında uygulamıştır” dedi.
Bu ülkelere müdahalelerin bölgedeki problemleri daha da arttırdığını söyleyen Dr. Catherine Long,”Mesela, Soğuk Savaş döneminde Fransa’nın bölgedeki dekolonizasyonu takiben gerçekleştirdiği “Francafrique” olarak tanımlanan güvenlik müdahalesi tüm bölgede çeşitli güvenlik sorunları yaratmıştır. Fransa’nın müdahalesi “terör” vurgusuyla seçici ve önyargılı olmuştur. Hatta Fransa’nın bölgedeki mevcut varlığını sürdürme çabaları bazıları tarafından “Francafrique” politikasının tekrarlandığı yönünde de yorumlanmaktadır. Ancak bölgede etkin bazı bağışçılar bulaşıcı hastalıklarla mücadele ve kalkınma için gereken altyapının geliştirilmesi gibi sorunların temelinde yatan sebeplerin giderilmesi için önemli adımlar atmaktadır. Bu bağışçıların geleneksel güvenlik tehditleri ile yeni tehditler olarak adlandırılan insani tehditleri iyi dengeleyebilmeleri gerekmektedir. ABD’nin bölgede 2000’li yılların başından itibaren bölgede gerçekleştirdikleri milyonlarca dolarlık çokuluslu misyonlar ve askeri komuta merkezi AFRICOM kapsamında anti-teröre yönelik ciddi bir varlığı bulunmaktadır” dedi.
Türkiye’nin Afrika kıtasını ve Sahra altı Afrika’yı yeni keşfettiğini belirten Dr. Catherine Long, “Türkiye’deki akademisyenler, kolonilerin bağımsızlık sürecinden günümüze kadarki dönemde bölgedeki akademisyenler, dünyanın çeşitli yerlerinde faaliyet gösteren Afrika uzmanlarının uzun zamandır üzerinde çalıştıkları hususları görece yeni ele alıyorlar. Kadir Has Üniversitesi çatısı altında faaliyet gösteren Orta Doğu ve Afrika Araştırma Merkezi (MARC), Türkiye’de Afrika üzerine çalışmalar yürüten az sayıdaki merkezlerden birisidir. MARC, Türkiye’yi Sahra-altı Afrika’da yeni bir aktör bakış açısıyla değerlendirmekten ziyade bölgenin kompleks ve acil tüm hususlarında uzmanlık sağlamaktadır. MARC tartışmalarına uluslararası bölge uzmanlarını da dahil etmekte ve konulara geniş bir bakış açısıyla yaklaşmaktadır” diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.