ABD başkanı karmaşık seçim sistemiyle belirlenecek

ABD halkı doğrudan adaya oy vermek yerine, eyaletlerde işi başkanı seçmek olan "seçiciler kurulu" için oy verecek.

ABD başkanı karmaşık seçim sistemiyle belirlenecek

ABD halkı doğrudan adaya oy vermek yerine, eyaletlerde işi başkanı seçmek olan "seçiciler kurulu" için oy verecek.

ABD başkanı karmaşık seçim sistemiyle belirlenecek

WASHINGTON (AA) – Erkan Avcı - Birçok ülkenin seçim sistemiyle karşılaştırıldığında ABD'nin yeni lideri 8 Kasım'da karmaşık bir sürecin sonunda iş başına gelecek. ABD'nin yeni başkanı doğrudan halk oyuyla değil, halkın seçeceği seçiciler kurulu tarafından belirlenecek.

ABD'de salı günü sandık başına gidecekler, doğrudan başkan adayını seçmek yerine seçiciler kurulunu belirlemek üzere oy kullanacak. Bu sistem, dünyanın birçok ülkesinde uygulanan doğrudan demokrasi yerine "dolaylı demokrasi" olması açısından dikkati çekiyor.

ABD Başkanı Barack Obama'nın halefini belirlemek için yaklaşık bir yıldır ülke seçim atmosferinde. Ülkede öncelikle partilerin adaylarının kim olacağını tespit etme süreci başladı. Aday adayı olmak isteyenler bu kararlarını yaklaşık bir yıl önce açıklamaya başladı.

Partilerin aday adaylarının belli olmasının ardından başkanlık seçimlerinin ilk aşaması kabul edilen "başkanlık ön seçimleri" yapıldı. Ön seçimler şubatta başlayıp haziran ayında sona erdi. Bu seçimlerde partililer, aday adayları arasından adayı belirlemek için oy kullandı.

Cumhuriyetçi Parti ile Demokrat Parti, resmi başkan adaylarının kim olacağına temmuz ayında yaptıkları genel kurullarda resmiyet kazandırdı. Cumhuriyetçi Partinin 18 adayı arasından Donald Trump, Demokrat Partinin 6 adayı arasından Hillary Clinton sıyrıldı.

Daha sonra Trump ve Clinton, genel kurullarda 4 yıl boyunca birlikte çalışacakları başkan yardımcısı adaylarını kamuoyuna duyurdu. Donald Trump, kendisine yardımcı olarak Indiana Valisi Mike Pence'i, Demokratların adayı eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da yol arkadaşı olarak Virginia Senatörü Tim Kaine'i seçti.

Genel kurulların sona ermesinin ardından adaylar seçim kampanyası sürecine girdi. İki aday ve yardımcıları, ülkeyi karış karış gezerek seçmenlerine hitap etti ve oy toplamaya çalıştı.

Trump ve Clinton, sadece televizyon münazaralarında bir araya geldi. İki aday, eylül ile ekim aylarında yaklaşık 10'ar gün arayla üç kez televizyonda kozlarını paylaştı. Başkan yardımcısı adayları Pence ile Kaine ise sadece bir kez açık oturumda karşılaştı.

ABD halkı sandık başına 8 Kasım'da gidecek olsa da ülke dışında yaşayan ve geçerli mazereti bulunanlar için eylül ayından itibaren posta yoluyla veya belirli merkezlere giderek erken oy kullanma işlemi başladı.

Seçim gününe kadar yaklaşık 50 milyon kişinin oyunu önceden kullanması bekleniyor.

Başkanı seçici kurul belirliyor
ABD başkanı, dünyanın birçok demokratik ülkesindeki uygulamanın aksine doğrudan halk oyuyla seçilmiyor.

Amerikalılar sanılanın tersine, başkan ve yardımcısı için doğrudan oy kullanmıyor. Halk, her eyalette partilerin başkan adayına bağlı olan "seçici" grubuna oy veriyor. Seçicilerin sayısı bir eyaletteki kongre delegasyonunun, yani eyaletteki temsilci ve senatörlerin sayısına tekabül ediyor.

Başkanın seçilmek için 50 eyalet ve özel statüsü bulunan başkent Washington DC'deki 538 seçici oyun mutlak çoğunluğunu, yani 270'ini alması gerekiyor.

Seçici kurul üyeleri, eyaletlerin nüfus yoğunluğuna göre belirleniyor. California, 55 kişi ile en çok seçici kurul üyesi barındıran eyalet. İkinci sırada 38 üyeyle Teksas geliyor.

En fazla oy başkanlık garantisi değil
ABD seçim sistemine göre seçimde en fazla oyu almak başkan olmak için yetmeyebiliyor. Bunun son örneği, 2000 yılı başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti adayı George W. Bush ile Demokrat Parti adayı Al Gore arasında yaşandı. Bush, Gore'a göre 500 binden daha az oy almasına rağmen seçiciler kurulunda 266'ya karşı 271 üye üstünlüğü sağladığı için başkan seçildi. ABD tarihinde oyların çoğunluğunu alamadan başkanlık seçimi kazanan çok sayıda kişi var.

Adayların her birinin 269 seçici delegede kalma olasılığı da bulunuyor. Böyle bir senaryoda, başkanı Temsilciler Meclisi, başkan yardımcısını Senato belirliyor. Bir başka deyişle Temsilciler Meclisinde çoğunluğu elde eden parti başkanı, Senatoda egemen olan parti ise başkan yardımcısını belirliyor. Temsilciler Meclisinde çoğunluğu Cumhuriyetçilerin koruduğu, Senato'da ise Demokratların çoğunluğu ele geçirme ihtimali düşünüldüğünde yeni ABD başkanının Cumhuriyetçi aday Donald Trump, Başkan Yardımcısının Demokrat Partili Tim Kaine olduğu çift partili bir yönetim oluşabilir.

Seçiciler kimlerden oluşuyor?
Seçici kurul için adaylar, parti kurultaylarında belirleniyor. Eyaletlerin kendi uygulamalarına bağlı olarak bu kişilerin isimleri oy pusulalarında yer alabiliyor ya da almayabiliyor.

Dolayısıyla ABD halkı, aslında başkanlık seçiminde seçici kurul üyelerini seçiyor, seçici kurul da otomatik olarak başkanı belirliyor.

Bu gereklilik Demokratlar ve Cumhuriyetçiler dışında kalan üçüncü bir parti adayının başkanlık yarışındaki işini "imkansız" kılıyor. Bunun nedeni eyaletlerin seçici oylarının "kazanan hepsini alır" sistemine göre dağıtılması.

Bu sistemde bir eyaletteki oyların çoğunu alan aday, tüm seçici kurul delegelerini almaya hak kazanıyor. Örneğin, en çok delegesi olan California'da oyların çoğunu kazanmak 55 delegenin tamamını kazanmak demek. Ancak Vermont ya da Wyoming gibi sadece 3 seçici kurul delegesi bulunan eyaletlerde oyların çoğunu almak, sadece bu 3 delegeyi garantilemek anlamına geliyor. Bu yüzden adaylar California, Florida, Teksas ve Illinois gibi çok delege veren eyaletlerdeki seçimleri kazanmaya yoğunlaşıyor.

"Salıncak eyaletler" seçimin kaderinde etkili
Kimi eyaletlerde bir aday ya da parti baskın konumdayken kimilerinde adaylar seçilmeyi garanti edemiyorlar. Seçimlerde Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında gidip gelen "salıncak eyaletler" (swing states), başkan adaylarının kazanmak için çok çaba sarf ettiği yerler olarak biliniyor.

Bu yılki seçimlerde oy dağılımının en çok merak edildiği eyaletler arasında Ohio, Florida ve Virginia gösteriliyor. Florida, California ve Teksas gibi oy ağırlığı yüksek olan eyaletler seçimlerde belirleyici olurken, "kazanan hepsini alır" kuralı gereği salıncak eyaletlerin hangi adaya oy vereceği de başkanlık için önemli hale geliyor.

ABD seçimleri niçin salı günü yapılıyor?
ABD'de başkanlık genel seçimleri her dört yılda bir kasım ayının ilk salı gününde yapılıyor. Seçimin salı günü yapılması geleneği 1800'lü yılların ortalarına kadar gidiyor.

O yıllarda California, Florida ve Teksas gibi bazı eyaletler henüz kurulmamışken ABD Kongresinin bir seçim günü belirlemesi gerekiyordu. Uzak bölgelerde tarımla uğraşan Amerikalıların, atla kent merkezlerine gidip oy kullanıp geri dönmeleri 3 günü bulabiliyordu.

Hafta sonu ise dini görevlerini yerine getirenler düşünüldüğünde salı ya da çarşamba günleri en uygun alternatiflerdi. Çarşamba günleri birçok kentte pazar kurulduğundan salıda karar kılındı.

Anahtar Kelimeler:
Dünya
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.