Osmanlı Mirası "Dibek Kahvesi" Halkın Yeni Gözdesi

Osmanlı topraklarında yüzyıllar boyunca dövülerek öğütülen ve dönem halkının vazgeçilmez içeceği olan Dibek kahvesi, son dönemlerde Türk kahvesinin en büyük rakibi oldu.Türk kültürünün en önemli milli içeceklerinin başında gelen...

Osmanlı Mirası "Dibek Kahvesi" Halkın Yeni Gözdesi

Osmanlı topraklarında yüzyıllar boyunca dövülerek öğütülen ve dönem halkının vazgeçilmez içeceği olan Dibek kahvesi, son dönemlerde Türk kahvesinin en büyük rakibi oldu.Türk kültürünün en önemli milli içeceklerinin başında gelen...

Osmanlı Mirası "Dibek Kahvesi" Halkın Yeni Gözdesi
Osmanlı topraklarında yüzyıllar boyunca dövülerek öğütülen ve dönem halkının vazgeçilmez içeceği olan Dibek kahvesi, son dönemlerde Türk kahvesinin en büyük rakibi oldu.
Türk kültürünün en önemli milli içeceklerinin başında gelen Türk kahvesi, bugünlerde bir rakip ile yarışıyor. Osmanlı kahvesi olarak da anılan, ancak gerçek ismi Dibek olan tarih eski ancak ilgisi yeni olan kahveyi, Türk kahvesinden ayıran en önemli özelliği öğütme yöntemindeki farkı. Eskişehir’in ünlü kahvecilerinden Murat Kiler, Dibek kahvesinin hikâyesini ve özelliklerini anlattı. Kahve çekirdeklerinin Dibek taş değirmenlerinde dövülerek elde edilmesi ile Dibek kahvesinin oluştuğunu belirten Kiler, bu kahvenin sade ve sütlü olmak üzere iki ayrı şekilde tüketildiğini belirtti. Normal Türk kahvesi ile sade Dibek Kahvesi arasındaki lezzetin birbirine yakın olduğunu, kahve tiryakileri dışında insanların asıl lezzet farkını anlamakta güçlük yaşadığını dile getiren Kiler, sütlü Dibek kahvesinin içinde ise menengiç, çikolata, salep gibi geçmişten gelen lezzetlerin bir arada toplanması ile elde edildiğini ve tüketildiğini söyledi.
1800’LÜ YILLARA KADAR YAYGINDI
Kiler, Dibek kahvesinin hikâyesini ise şu sözlerle aktardı:
“Dibek kahvesi, aslında bir kahve pişirme şekli değil, kahve öğütme yöntemi. Kavrulan kahve yuvarlak, içi çukur taş ya da tahtadan yapılan bir anlamda havana benzeyen büyük kaplara konur ve bir tokmakla ince hale gelene kadar ezilirdi. Buradan elde edilen kahve Türk kahvesi pişirir gibi pişirilirdi. Dövüldüğü için aroması ve lezzeti çok daha güzeldir. Bosna’da ve Osmanlı’da Dibek kuyuları oldukça yaygındı. Dövülme işlemi bu kuyularda elle yapılırdı. Bu nedenle de adına Osmanlı kahvesi de deniliyor. Bu yöntemle öğütülen kahve koyu kıvamlı olur ve Dibek kahvesi adını alırdı. Bu yöntemle kahve öğütülmesi 1800’lü yılların ilk yarısına kadar devam etti. Kahve öğütme makinalarının çıkması ve yaygınlaşması ile bu gelenek de sona erince Dibek’in bilinirliliğini de azalttı. Son dönemlerde yeniden bu ezerek kahveyi ufaltma yönteminde çalışan makinalar çıkınca Dibek’e bir geri dönüş başladı.”
SAĞLIĞA DA YARARLI
Dibek kahvesinin sağlık açısından da yararlı bir içecek olduğunu belirten Kiler, “Özellikle de sütlü Dibek kahvesi dediğimiz türünün içinde bulunan menengiçin aslım ve bronşite faydalı olduğu bilinmekte. Keçiboynuzu kansızlığa faydalı. Dibek Kahvesi, her gün kullanıldığında, ağız kokusu derdine çözümdür. Size ayrı bir keyif verir, Parkinson hastalığının ve kanserin düşmanıdır, mideyi çalıştırır. Safra taşlarını yok etmeye yardımcı olur, cildi korur, ağrı kesici etkisi vardır, kolesterolü düşürür. Ayrıca Dibek Kahvesi yemeklerden sonra içilmesi durumunda yiyeceklerin sindirimini de kolaylaştırdığı bilinen özellikleri arasında. Günlük 2-3 fincan içilmesi normaldir. ”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.