Tgdf Başkanı Şemsi Kopuz:

Tgdf Başkanı Şemsi Kopuz, Daha Önceki Toplantılarında Gıda Sektörü Olarak Zam Yapmama Sözü İle Bugün Enflasyon Oranını 1 Puan Aşağıya Düşmesinde Pozitif Katkıları Olduğunu Söyledi.

Tgdf Başkanı Şemsi Kopuz:

Tgdf Başkanı Şemsi Kopuz, Daha Önceki Toplantılarında Gıda Sektörü Olarak Zam Yapmama Sözü İle Bugün Enflasyon Oranını 1 Puan Aşağıya Düşmesinde Pozitif Katkıları Olduğunu Söyledi.

Tgdf Başkanı Şemsi Kopuz:
TGDF Başkanı Şemsi Kopuz, daha önceki toplantılarında gıda sektörü olarak zam yapmama sözü ile bugün enflasyon oranını 1 puan aşağıya düşmesinde pozitif katkıları olduğunu söyledi.
Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, düzenlenen basın toplantısında gıda sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son aylarda gündemden düşmeyen gıda fiyatlarındaki dalgalanma ile ilgili açıklamalarda bulunan Şemsi Kopuz, Haziran ayından düzenlenmiş olan basın toplantısında gıda sektörü olarak zam yapmama sözü verdiklerini hatırlatarak, bugün bu kararlı tavrın neticesinde enflasyon oranını 1 puan aşağı düşmesinde pozitif katkıları olduğunu belirtti. TGDF Başkanı Şemsi Kopuz, fiyatlarda spekülatif olarak stok yapan fırsatçılara karşı dikkat çekmişti.
Besi materyalinin yüksek fiyatının kırmızı et fiyatlarına yansıdığını söyleyen Şemsi Kopuz, “Ülkemizde 1-2 aylık buzağı fiyatı bin 400 TL ve üzeri iken bu fiyat AB de ortalama 270 euro (825 TL) seviyesindedir. Aynı şekilde 250 kg. ağırlığa gelmiş besilik dana fiyatı AB’de, ortalama 2,43 euro/kg iken ülkemizde 15-17 TL /kg seviyesinde. İki kat daha pahalıdır” dedi. Kopuz, yüzde 30 civarında yaşanan fiyat artışlarının, çözümüne ilişkin yaptığı değerlendirmede; “ Gıda sektörü, Türkiye’de ihracat lehine artı veren bir sektördür. Gerektiğinde sadece canlı besi hayvanı değil diğer gruplarda da ithalat kalemini kamuoyuna ilan edip, spekülatörleri disipline etmekte önemli bir enstrümandır” ifadelerini kullandı.
TGDF Başkanı Şemsi Kopuz: “Uzun vadede ise yem bitkileri ve yem hammaddelerinin üretiminin artırılması, hayvancılık politikalarının belirlenmesinde en önemli rolü oynayan tarım istatistiklerinin gözden geçirilmesi, Küçükbaş hayvan sayısının ve üretiminin artırılması, tüketiminin geliştirilmesi için çalışmaların yoğunlaştırılması, Destek miktarlarının 5 yıllık dönemler halinde belirlenmesi, Modernize olamayan mezbahaların kapatılması için belirlenen son sürenin bu sene sonunda yeniden ertelenmemesidir. Bu önlemler alındığında fiyatlar stabil hale gelebilir” diye konuştu.
Bakanlığın izin verdiği 200 bin besilik ithalatının bu aydan itibaren kesime girecek olmasıyla fiyatların dengeleneceğini ifade eden Şemsi Kopuz; “Baktığınız zaman hala Avrupa’nın 3 de biri kadar et tüketebiliyoruz. Bu fiyatların aşağı çekilmesi için yapılacak tüm çalışmalar elzemdir. Her şeyden öte yeterli protein alamayan somun ekmek yiyen bir nesil geliyor. Ben buradan ilgili bakanlıkları Türkiye’nin beslenme profilini çıkartmaya davet ediyorum. Fiyatlar bu seyrinde devam eder yapıcı politikalar uygulanamazsa bu çağda yufkanın arasına ekmek koymaya başlarız ve şunu diyebiliriz et politikası iflas etmiştir. Bu nedenle protein kaynaklarının çoğaltılması ve doğru fiyat politikası uygulanması lazımdır. Bu her şeyden evvel halk sağlığı için lazımdır” dedi.
Kurban Bayramı arzında da yaklaşık 3 milyon kesimin olacağını öngördüklerini belirten TGDF Başkanı, geçen yıl bu rakamın büyükbaş için 850 bin küçükbaş için 2,5 milyon civarında olduğunu hatırlattı.
Ürün Takip ve Doğrulama Sistemi (ÜDTS), ilk olarak 2013 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından sahte, taklit ve tağşiş edilmiş ürünlerin üretimini, satışını engelleyerek, halkın güvenli gıdaya ulaşmasını amaçlayan yeni bir denetleme ve takip sistemi olarak açıklanmıştı. Konuyla ilgili hatırlatma yapan Şemsi Kopuz 2015 yılı Aralık ayına ertelenen bu uygulama ile ürünün, kayıtlı üretici tarafından üretilmiş olsa dahi, hammadde temininden başlayarak, müşteriye sunulması sürecinin herhangi bir noktasında, isteyerek veya istemeyerek ürünün kalitesini bozan, insan sağlığına aykırı bir durum meydana gelmiş ise bunun ÜDTS ile tespit edilmesi veya önlenmesi mümkün olmadığını ifade etti. Aynı şekilde bu sistem ile bozuk veya taklit, tağşiş edilmiş ürünlerin bu sistemle tüketiciler tarafından nasıl anlaşılacağı veya kayıtdışılığın nasıl önleneceği açık değildir diye vurgu yapan Şemsi Kopuz, Adresi ve kimliği belli olmayan sahte üretim yapan firmaların ÜDTS ile tespit edilemeyeceğini belirtti.
Bakanlık tarafından yayınlanan etiketleme yönetmeliği ile ürün etiketleri üzerinde yer alması gereken bilgilerin, ÜDTS etiketlerinde yer alması istenen bilgiler ile aynı olduğunun altını çizen Şemsi Kopuz, teknik olarak da uygulamanın zor olduğunu, sanayici ve tüketiciye ekstra maliyet getireceğini sözlerine ekledi.
Taklit ve tağşiş ürünlerin herkes için büyük problem olduğunu söyleyen Şemsi Kopuz, son zamanlarda zeytinyağı fiyatlarındaki dalgalanma ile de sıklıkla bu tür haberlerin gündeme geldiğini vurguladı. Ancak Bitkisel Yağ Sektörünün son yıllardaki en önemli sorunu olan tağşişin son aylarda yaygınlaştığını, en fazla tüketilen ayçiçeği yağına soya, kanola gibi daha ucuz olan yağlar karıştırılmakta olduğunu hatta tüketicinin ayçiçeği yağı adı altında soya veya kanola yağı aldığını belirtti. Benzer tağşiş olaylarının ihracatta da söz konusu olduğunu söyleyen Şemsi Kopuz çözümün daha sıkı denetim ve caydırıcı nitelikte daha yüksek cezaların uygulanmasından geçtiğini ayrıca, tağşiş yapanların üretimden ve ticaretten men edilmesi gerektiğini ifade etti.
Bu konunun bal sektöründe sık sık gündeme geldiğini sözlerine ekleyen Şemsi Kopuz, konuyla ilgili denetimlerin bir hayli artırıldığını Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın gerekli işlemleri yaptığını sözlerine ekledi. Açıkta satılan balları değil, ambalajlı balları tercih etmeleri konusunda tüketiciyi uyaran Şemsi Kopuz; “Açıkta satılan balda riski tüketici taşımakta, oysa ambalajlı balda sorumluluk paketleyici firmaya ait olmaktadır. Bunu göz önünde bulundurmalarını diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Kopuz sözlerine şöyle devam etti: “Taklit, tağşiş ve büyük problem olan kayıtdışı halk sağlığını ciddi tehdit eden unsurlar. Bugün alkollü içecekler sektörüne de baktığımızda vergi yüksekliği, sürekli artan ÖTV artışı gibi konulardan dolayı, bu sektörde merdiven altı işletmeler türemiş ve halk sağlığını ne denli etkilediğini ortaya koymuştur”.
Genel olarak gıda sektörünün ilk 6 ayını da değerlendiren Şemsi Kopuz; ihracatın 7 milyar dolar, ithalatın ise 3.6 milyar dolar olarak gerçekleştiği bilgisini verdi.
Anahtar Kelimeler:
tgdf başkanı şemsi kopuz
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.