Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç tekstil ve hazır giyim sektörüne örgütlenme çağrısı yaptı

Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, tekstil-hazır giyim sektörüne örgütlenme ve tasarım-markalaşma yönünde büyümeye çağrısı yaptı.Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, "Dünyada ister orta düzey...

Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç tekstil ve hazır giyim sektörüne örgütlenme çağrısı yaptı

Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, tekstil-hazır giyim sektörüne örgütlenme ve tasarım-markalaşma yönünde büyümeye çağrısı yaptı.Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, "Dünyada ister orta düzey...

Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç tekstil ve hazır giyim sektörüne örgütlenme çağrısı yaptı
Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, tekstil-hazır giyim sektörüne örgütlenme ve tasarım-markalaşma yönünde büyümeye çağrısı yaptı.
Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, "Dünyada ister orta düzey küresel çapta, isterse ‘haute coture’ denilen sınıfta olsun bütün markalar gelişmiş ülkelere ait. Türkiye’nin de, hazır giyimde, tekstilde örgütlü bir sektöre, tasarım ve markalaşmaya dönmesi lazım" dedi.
İnanç, tekstil ve hazır giyim sektörünün gelir getirici ve sosyal katkı özelliklerinin yeterince farkında olunmadığını, yanlış örneklerle kamuoyu gündemine getirildiğini söyledi. İnanç, “Bugün sorgulamamız gereken, hazır giyimin katma değeri değil, kendimize tekstil-hazır giyim ülkesi derken milli takımların tamamına ürün veren bir spor markamızın neden olmadığıdır. Dünyada ister orta düzey küresel çapta, isterse ‘haute coture’ denilen sınıfta olsun bütün markalar gelişmiş ülkelere ait. Türkiye’nin de, hazır giyimde, tekstilde örgütlü bir sektöre, tasarım ve markalaşmaya dönmesi lazım. Kamu karar alıcıları ve sektör, işçilerin birkaç TL’lik ücretleriyle maliyet avantajı sağlamak yerine, güçlü biçimde ürünlerinin değerini artırmaya çalışmalı. Bugün sorgulamamız gereken, hazır giyimin katma değeri değil, kendimize tekstil-hazır giyim ülkesi derken milli takımların tamamına ürün veren bir spor markamızın neden olmadığıdır” diye konuştu.
"Tekstil-hazır giyimin gözden çıkarılabilir olarak sunulmasını anlamıyoruz"
İnanç, Türkiye’nin, havacılık, elektronik, taşıt araçları, demiryolları, telekomünikasyon, biyoteknoloji ve ilaç, makine sektörlerinde gelişmesi gerektiğinin aşikar olduğunu belirterek, “Buna itiraz edebilecek bir kişi yok. Biz de orta gelir pozisyonundan çıkış için bu alanlarda gelişmemiz, yatırım yapmamız, yüksek katma değerli ürünler üretip-ihracat yapmamız gerektiğini biliyoruz. Bunları anlatırken tekstil-hazır giyimin dillere dolanmasını hatta zaman zaman ‘gözden çıkarılabilir’ olarak sunulmasını anlamıyoruz. Hele hele ülkemizin büyük firmalarının yarısına yakını bizim işkolumuzda olmasına karşılık, sürekli olarak ezbere ‘bir konteyner tekstil-hazır giyim ihraç edip, bir kutu dolusu ilaç alıyoruz’ söylemleriyle bu alanı küçümsemeyi hiç anlamıyoruz” ifadesini kullandı.
İSO 500 içindeki tekstil, hazır giyim ve halı firmaları ise şöyle:
"Hazır giyim sektöründe, 2014 ve 2015 firma sayısı 171, 2014 sektörel ihracat 9 milyar 851 milyon 520 bin 813 iken, 2015 sektörel ihracatı 9 milyar 213 milyon 75 bin 245. Tekstil sektöründe 2014 firma sayısı 66 ve 2015 firma sayısı 72, 2014 sektörel ihracat 3 milyar 295 milyon 491 bin 528 iken 2015 sektörel ihracatı 3 milyar 83 milyon 204 bin 16. Halı sektçöründe, 2014 firma sayısı 22 ve 2015 firma sayısı 20, 2014 sektörel ihracat 890 milyon 148 bin 24 iken 2015 sektörel ihracatı 743 milyon 848 bin 455. Toplamda firma sayısı 2014’te 259 iken 2015’te 263 olmuştur. Toplamda sektörel ihracat 2014’te 14 milyar 37 milyon 160 bin 365 iken 2015’te 13 milyar 40 milyon 127 bin 716 olmuştur".
“İhracat birim fiyatlarını konuşuyorsak, bugün 1,5 kg civarında, 850 bin dolara satılan elbise var. Kg birim fiyatı 566 bin dolar” diyen İnanç sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünyada tekstil-hazır giyimden vazgeçmiş hiçbir gelişmiş ülke yok. Etrafınıza bakın, hazır giyimin küresel orta düzey markalarının tamamı en gelişmiş ülkelere ait. Tasarımın küresel markalar söz konusu olduğunda hesap tamamen değişiyor. Basit örnekler vereyim, dünyanın en pahalı süper araba kategorisindeki modelin satış fiyatı 4 milyon 850 bin dolar, ağırlığı ise 1456 kg, kilogram birim fiyatı 3 bin 331 dolar. Lüks giyim markalarının ortalama düzeydeki birim fiyatıdır bu. ATAK helikopterinin birim fiyatını bakanımız 5 bin dolar olarak açıkladı, bu birim fiyatı, tasarım ürünlerin sezondaki fiyatları kadardır. Türkiye’de satılan uluslararası hazır giyim markalarının her birinin fiyatı, elektronik cihazların birim fiyatı kadardır."
"Ülkemiz, tekstil ve hazır giyimde hızla küresel çapta markalaşmaya başlamalı"
Ülkenin, tekstil ve hazır giyimde hızla küresel çapta markalaşmaya başlamasına vurgu yapan İnanç, “Tekstil-hazır giyim yıllık 20 milyar Dolardan fazla ihracat geliri sağlıyor. Elbette bunun içinde çok büyük miktarda fason üretim var. Yerli markalarımızla bu ihracatı yapmaya başlarsak elde edeceğimiz gelir de katma değer de üçe, dörde katlanacaktır. Bu etki, işçilerimiz gelirlerine katkı sağlar. Gençlerimizin tamamı mühendis olmayacaktır. Tasarım yeteneği olan gençlerimizin de yaratıcılığı yüksek verimli ürünlere dönüşecektir. Çiftçilerimiz sadece et-sütten değil, deriden de yüksek gelir elde edecektir. Kadınlarımızın işgücüne katılımı ve istihdamı yükselecektir. Bunu sağlayabilecek iş kolu tekstil ve hazır giyimdir” değerlendirmesini yaptı.
"Örgütlenme; sektörümüzü ileriye taşır, işçileri ve işletmeleri toplu pazarlık düzenine geçmeye çağırıyoruz"
Sektörün ileri taşınmasında örgütlülüğün büyük önem taşıdığının altını çizen İnanç şunları kaydetti:
“İşçilerimiz en güzel ürünü üretecek beceriye, en güzel tasarımları ortaya çıkarma bilgi birikimine sahip. Tekstil ve hazır giyimde, bir an önce marka ve tasarımda büyümeye başlamalıyız. Karar alıcılarımızın bizleri bu yönde motive etmesi gerekiyor. Bunu sağlamanın ilk şartı örgütlenmedir. Dünyanın her yerinde, toplu pazarlık sistemine geçen, sendikal örgütlenmeyi tercih eden işçilerin geliri ve verimi artar, işletmeler hızla büyür. Tekstil ve hazır giyim sektöründe bugün ülkemizin yaşadığı sıkıntıların altında yatan ana nedenlerden biri, sektörün örgütlülüğündeki sıkıntılar, markalaşma ve tasarım. Ülkemize yüksek katma değerli ihracat arıyorsak, yüksek birim fiyat arıyorsak atmamız gereken adımlar da bunlar: Sendikal örgütlenme-toplu pazarlık, tasarım, markalaşma. Örgütlenme; sektörümüzü ileriye taşır, işçileri ve işletmeleri toplu pazarlık düzenine geçmeye çağırıyoruz."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.