Odeabank’dan Kar Açıklaması

Odeabank Yönetim Kurulu Üyesi Ve Genel Müdürü Hüseyin Özkaya, “ana Performans Göstergelerimizde Yılın Geri Kalanında Da İlave İyileşmeler Bekliyoruz. Belirsizliklerle Dolu Mevcut Ekonomik Konjonktüre Karşın Yılın İlk Yarısında Elde Etmiş Olduğumuz Finansal Başarılardan Dolayı Çok Mutluyuz” Dedi.

Odeabank’dan Kar Açıklaması

Odeabank Yönetim Kurulu Üyesi Ve Genel Müdürü Hüseyin Özkaya, “ana Performans Göstergelerimizde Yılın Geri Kalanında Da İlave İyileşmeler Bekliyoruz. Belirsizliklerle Dolu Mevcut Ekonomik Konjonktüre Karşın Yılın İlk Yarısında Elde Etmiş Olduğumuz Finansal Başarılardan Dolayı Çok Mutluyuz” Dedi.

Odeabank’dan Kar Açıklaması
Odeabank ilk yarı itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre kârını 51.4 milyon TL, aktiflerini ise yüzde 42.5 artırdı.
Lübnan merkezli Bank Audi’nin Türkiye’deki iştiraki Odeabank, yılın ilk yarısında aktiflerini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42.5 artırarak 29 milyar TL’ye yükseltti. Haziran 2015 sonu itibari ile 20.4 milyon lira net kâr açıklayan banka, geçtiğimiz yılın aynı dönemindeki 31 milyon liralık net zararı, gösterdiği başarılı performans sayesinde sağladığı 51.4 milyon liralık kârlılık artışıyla pozitife çevirmiş oldu.
Odeabank, döviz kurunda yaşanan dalgalanmalara ve küresel piyasalardaki belirsizliğe karşın yılın ilk yarısını 20.4 milyon TL net kâr ile tamamlayarak sağlıklı büyümesini sürdürdü. Banka, geçen yılın aynı dönemine göre 51.4 milyon TL kârlılıkta artış kaydetti.
İlk yarı sonuçlarını değerlendiren Odeabank Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Hüseyin Özkaya, “Ana performans göstergelerimizde yılın geri kalanında da ilave iyileşmeler bekliyoruz. Belirsizliklerle dolu mevcut ekonomik konjonktüre karşın yılın ilk yarısında elde etmiş olduğumuz finansal başarılardan dolayı çok mutluyuz” dedi.
Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine destek olacak şekilde yılın ilk yarısı itibariyle, geçen yılın aynı dönemine göre özkaynaklarını yüzde 30.7 artışla 2,5 milyar TL’ye, çalışan sayısını 1504 kişiye ve şube sayısını da 53’e yükselttiklerini belirten Özkaya, “Türkiye’nin geleceğine yatırım yapan bir banka olarak, Türk bankacılık sektörünün önde gelen oyuncularından biri olma hedefiyle çalışmaya ve emin adımlarla büyümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında hem Türkiye’deki hem de küresel ekonomideki konjonktürü de değerlendiren Özkaya, Ağustos başı itibarıyla Türk Lirası’nın değerinin dolar karşısında reel olarak Nisan 2003’ten beri en düşük seviyesine gerilediğine dikkat çekerek, “Merkez Bankası’nın (TCMB) devreye girmesiyle birlikte, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırabileceğine yönelik piyasa beklentisine rağmen, yıl sonuna kadar Türk Lirası’ndaki değer kaybı, yılın ilk yarısına kıyasla daha sınırlı kalabilir” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“Düşük kamu borç stoku ve sağlıklı sermayelendirilmiş bankacılık sektörü ile geçmiş 15 yılda, görece pozitif ayrışan Türkiye’nin, önümüzdeki dönemde de ‘finansal istikrar bilinciyle’ pozitif ayrışabileceğine inanıyor ve Odeabank olarak da bu inançla ekonomiye desteğimizi zaman içerisinde sürekli artırmayı hedefliyoruz. Zorlu ve belirsizliğin yüksek olduğu bir dönemden geçiyoruz ancak kısa vadeli sorunların uzun vadeli fırsatları gölgede bırakmaması gerektiğini hatırlatmak istiyoruz”.
Geçtiğimiz yıldan bu yana Odeabank’ın küresel ekonomik konjonktüre ilişkin beklentilerinin büyük oranda gerçekleştiğini de vurgulayan Özkaya, “Dünya genelinde düşük enflasyon ve düşük büyüme olarak tanımlayıp uzunca süre çeşitli platformlarda dile getirdiğimiz müzmin durgunluk senaryosunun, bugün daha fazla kesim tarafından sahiplenildiği görülüyor. Bu analiz ışığında, 2014 sonundan beri Fed’in faiz artırımına gideceğini bekleyenlerin aksine, faiz artırımının gecikmeli ve beklenenden yavaş olacağını vurguluyorduk; nitekim geride kalan bir yılı aşkın zamandan sonra piyasa beklentileri de benzer bir eğilim gösterdi” ifadelerini kullandı ve sözlerini şöyle tamamladı:
“Yılbaşında makroekonomik tahminlerimizin müşterilerimizle paylaşırken öngördüğümüz diğer iki ana risk unsuru; Euro Bölgesi’nin ABD’ye kıyasla ekonomik performans ve para politikası duruşu açısından negatif ayrışması ve Çin’de büyümenin hız kesmesiyle ile yapısal sorunların su yüzüne çıkmasıydı. Yılın ilk yedi ayında hem Yunanistan krizi hem de Çin borsasında izlenen çöküş ile birlikte maalesef bu öngörülerimizin yerindeliği gözler önüne serildi".
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.