İKV Başkanı Zeytinoğlu: "Mülteci Krizi AB Ve Türkiye İşbirliğini Gerektiriyor"

İKV Başkanı Ayhan Zeytinlioğlu, Avrupa’nın sınırları Türkiye’yi de kapsadığını ve Avrupa’nın sınır güvenliği ile ilgili hiçbir mesele Türkiye’nin dahil olmadığı bir formülle çözümlenemeyeceğini söyledi.İktisadi Kalkınma...

İKV Başkanı Zeytinoğlu: "Mülteci Krizi AB Ve Türkiye İşbirliğini Gerektiriyor"

İKV Başkanı Ayhan Zeytinlioğlu, Avrupa’nın sınırları Türkiye’yi de kapsadığını ve Avrupa’nın sınır güvenliği ile ilgili hiçbir mesele Türkiye’nin dahil olmadığı bir formülle çözümlenemeyeceğini söyledi.İktisadi Kalkınma...

İKV Başkanı Zeytinoğlu: "Mülteci Krizi AB Ve Türkiye İşbirliğini Gerektiriyor"
İKV Başkanı Ayhan Zeytinlioğlu, Avrupa’nın sınırları Türkiye’yi de kapsadığını ve Avrupa’nın sınır güvenliği ile ilgili hiçbir mesele Türkiye’nin dahil olmadığı bir formülle çözümlenemeyeceğini söyledi.
İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinlioğlu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, resmi temaslarda bulunmak üzere bugün ve yarın Belçika’nın başkenti Brüksel ziyaretlerinde ele alınacak konulara ilişkin basın açıklaması yaptı. İKV Başkanı Zeytinlioğlu’nun yazılı olarak gerçekleştirdiği açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Brüksel temaslarında, bu yaz itibariyle etkileri Avrupa’da da yoğun şekilde hissedilmeye başlanan mülteci krizi gündemde yer alacağını belirtti ve Avrupa Komisyonu tarafından her yıl düzenli olarak yayınlanan, Türkiye’nin AB karnesi niteliğindeki ilerleme raporunun hemen öncesine rastlaması da, bu ziyaretin önemini artırdığını vurguladı. Son bilgilere göre, 14 Ekimde açıklanması beklenen ilerleme raporlarının, planlanandan 1 hafta sonra kamuoyuna sunulması öngörüldüğü kaydedildi.
Bilindiği üzere 2 milyonun üzerinde Suriyeli ve Kuzey Iraklı sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye’de, sığınmacıların neredeyse yüzde 90’ı Türkiye’nin geniş coğrafyasına dağılmış durumda olduğunu belirten Zeytinlioğlu, geçici koruma rejimi kapsamında Türkiye’de misafir edilen bu sığınmacılar için ise hedef odaklı yardımların ulaştırılması gün geçtikçe zorlaştığını, bu çerçevede eğitimden sağlığa, gıda, beslenme ve barınmadan, sığınmacı haklarına kadar genişleyen bir yelpazede sığınmacıların sorunları her gün katlanarak büyümeye devam ettiğini bildirdi.
Türkiye’de giderek daha yakıcı hale gelen bu sorunun, 2015 yılı itibariyle Türkiye sınırlarını aşarak, Avrupa’ya da sirayet etmeye başladığı ise bir gerçek olduğunu kaydeden İKV Başkanı açıklamasına şöyle devam etti:
"Türkiye üzerinden başta Almanya olmak üzere AB üye ülkelerine giriş yapmaya çalışan mülteciler, ölümü göze alarak, kimi zaman deniz yoluyla, kimi zaman ise yürüyerek Avrupa’ya girmeyi hedefliyor. Kimi AB üye ülkeleri ise Schengen sınırlarında yeniden uygulamaya koydukları kontroller ile bu büyük sorunla mücadele etmeye çalışıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından 1 Ekim 2015 tarihinde açıklanan rakamlara göre, 2015 yılı itibariyle Avrupa’ya ulaşan mülteci sayısı 700 bin.
ORTAK SORUN, ORTAK ÇÖZÜM
İKV olarak, hem Türkiye’yi hem de Avrupa’yı yakından ilgilendiren bu soruna dikkat çekmek ve bu ortak soruna ancak ve ancak ortak çözüm ile sonuç bulunabileceğini tekrar hatırlatan İKV Başkanı Zeytinoğlu, "Bu krizin bir kez daha ortaya çıkardığı gibi, Avrupa’nın sınırları Türkiye’yi de kapsar ve Avrupa’nın sınır güvenliği ile ilgili hiçbir mesele Türkiye’nin dahil olmadığı bir formülle çözümlenemez. Unutulmamalıdır ki, AB’yi AB yapan temel iki “ortak değer” son yıllarda büyük bir tehdit ile karşı karşıya durumda. 2008 ekonomik krizi sonrasında ortak para birimi Avro ekseninde halen devam eden tartışmalar, bugün ortak sınır birliği Schengen için de geçerli hale geldi. Uzun bir süre bocalamasına rağmen Avrupa, ortak para birimi Avro’dan geri adım atmamış ve ortak para birimi Avronun bütünlüğünü korumayı zor da olsa başarabilmişti. Şimdi ise sıra Schengen’de. AB’nin bu büyük soruna çözüm üretememesi, Avro gibi Schengen’i de zor duruma sokacak bir hal almaya başladı".
Bu noktada Türkiye’nin muhtemel AB üyeliği, belki de her zamankinden daha fazla önemli hale geldiğini belirten İKV Başkanı, 2015 yılında, Türkiye-AB üyelik müzakereleri sürecinde 10’uncu yılı geride bırakıldığını söyledi.
Türkiye’nin AB üyeliği bir yana, taraflar bugün, 50 yılı aşan mazilerinde hiç olmadıkları kadar birbirlerine uzak durduğunu söyleyen Zeytinlioğlu, "Teknik müzakereler arzu edilen noktada değildir; Gümrük Birliği’nin revizyonu tartışmalarında ve Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarında adımlar atılmış olsa da, ne Türkiye AB’ye aday bir ülke; ne de AB, Türkiye’yi üye almaya hazır bir birlik imajı çizmektedir. Bunun yanı sıra, her iki tarafı da yakından ilgilendiren sorunlar, kartopu gibi büyümeye devam etmektedir.
İşte bu noktada ortak sorunlara ortak çözümlerin üretilmesi yönünde her iki tarafta da siyasi iradenin güçlenmesi en büyük temennimizdir. Bunlarda bir tanesi mülteci krizidir. İki taraf için de aciliyet arz eden mülteci sorununa ortak çözüm bulunması, Türkiye ve AB’yi bir araya getirecektir. Bu çerçevede İKV olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın neredeyse bir yıl aradan sonra Brüksel’e gerçekleştirdiği ziyareti zamanında buluyor ve önemsiyoruz" dedi.
İKV Başkanı Ayhan Zeytinlioğlu, bu çerçevede iki taraf arasında görüşülmesi beklenen mülteci sorunu ile ilgili olarak şu noktaların üzerinde durulmasını tavsiye etti;
Türkiye ve AB arasında, Suriyeli mültecilerin insani şartlarda yaşamlarını sürdürmeleri için yük paylaşımı konusunda ortak bir plan oluşturulmalıdır. Türkiye’nin bugüne kadar yapmış olduğu ve 6 milyar doları aştığı söylenen harcamaların, önümüzdeki yıla yönelik tahminleri de kapsayacak şekilde detaylı bir dökümü çıkarılmalı (uluslararası, ulusal ve yerel bazda) ve bu hesaplamalar AB ile görüşmelerde dikkate alınmalıdır.
Türkiye’de yaşayan 2 milyonu aşan Suriyeli mültecinin, kısa ve orta vadede evlerine geri dönmeleri mümkün olmayacaktır. Mültecilerin Türkiye’de kalışları ile ilgili düzenlemelerin geçici önlemlerin ötesinde, hukuki, kalıcı ve sürekli bir çerçeve içinde ele alınması gerekir. Mültecilerin Türkiye’de ikametleri, çalışma ve eğitim koşulları hususlarında, gerçekçi bir uyum programı oluşturulmalı ve bunun için de AB’nin katkısı araştırılmalıdır.
Türkiye’nin AB ile imzalamış olduğu geri kabul anlaşması ve vize serbesti süreci ile ilgili olarak öngörülen koşulların sağlanması ve kriterlerin yerine getirilmesi için iki taraf arasında etkili ve karşılıklı iyi niyete dayalı diyalog ve koordinasyonun teknik, idari ve mali alt yapısı güçlendirilmelidir.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.