Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci:

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “2015 yılında ihracatımızdaki düşüş her zaman söylediğimiz gibi büyük oranda parite kaynaklı olacak. Paritenin bu sevilerde seyretmesi durumunda ihracatımıza ve ithalatımıza yaptığı düşürücü etkinin...

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci:

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “2015 yılında ihracatımızdaki düşüş her zaman söylediğimiz gibi büyük oranda parite kaynaklı olacak. Paritenin bu sevilerde seyretmesi durumunda ihracatımıza ve ithalatımıza yaptığı düşürücü etkinin...

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci:
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “2015 yılında ihracatımızdaki düşüş her zaman söylediğimiz gibi büyük oranda parite kaynaklı olacak. Paritenin bu sevilerde seyretmesi durumunda ihracatımıza ve ithalatımıza yaptığı düşürücü etkinin yıl sonunda 12.6 milyar dolar seviyesinde olmasını öngörüyoruz" dedi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Bakanlığı’nın 18 aylık dönemdeki faaliyetlerini düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Bakan Zeybekci, “Ülkemizin turizmine yönelik önemli bir potansiyeli mevcut. Akdeniz ve Ege sahillerimizde Ege’nin komple kullanılmasını sağlayacak sadece oteller anlamında değil de Ege Denizindeki tüm turizm hareketleri için bir cazibe noktası olacağına inandığımız turizm ve ticaret serbest bölgeleri kurmak. Ege ve Akdeniz’in tamamında sahillerimizde bununla ilgili Orman ve Su İşleri Bakanımız, Maliye Bakanımız ve Turizm Bakanımızla ortak bir çalışma başlattık. Bunu da önümüzdeki dönemde bu bölgeleri kurduğumuzda buraların Akdeniz ve Ege’de farklı bir yapıyla cazibe noktaları haline geleceğini beraber göreceğiz” diye konuştu.
Dış Ekonomik ilişkiler Kurulu (DEİK), düzenlemelerine değinen Zeybekci, “Eylül 2014’te yapılan düzenlemeyle özel sektörün, daha etkin katılım göstereceği ve kamunun daha fazla destek vereceği bir yapıya kavuştu. Eylül’de DEİK kanunda değişiklik yapılmadan önce 41 olan kurucular kurulu, 99’a çıkarıldı. Kurucu kuruluşların en büyük 15 ilin 24 ticaret ve sanayi odalarıyla TİM’e bağlı tüm sektörleri temsil eden 26 ihracatçı birlikleri de buna ilave edildi. Atama ile değil seçimle belirlenen yönetim kurulunda üye sayısı 25’den 35’e çıkarıldı. Bugüne kadar olmayan 13 kişilik icra kurulu oluşturuldu” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE ÜZERİNDE ETKİSİ DE HEMEN HEMEN 0 SEVİYESİNDE OLACAKTIR”
2015 yılına yönelik ekonomik beklentilerle ilgili ise Zeybekci, şu değerlendirmelerde bulundu:
“2015 yılına dönük küresel ekonomideki gelişmelere baktığınızda ABD ekonomisinin toparla sürecine girdiğini görüyoruz. Bu kapsamda Fed’in bu yılın sonuna doğru faiz artırımına gideceği öngörülüyor. Ancak burada da önemli bir konu var. Bu faiz artırımına gitmek Fed için genel anlamda bir söylenti ve beklenti yaratılarak dünya ekonomisinin bundan olumsuz şekilde etkilenmesi faizlere yansıması, dünyanın bundan çalkalanmasını hep beraber görüyoruz. Ama bu gerçekleştirme anlamında o kadar kolay bir sonuç olmayacak. Geçen yıl ile kıyasladığımızda, sadece pariteden kaynaklanan yüzde 22’lik bir düşüş yaşıyoruz. Geçen seneyle hemen hemen aynı şekilde doğrudan yabancı sermaye girişi sağlamamıza rağmen parite değişikliğinden dolayı yüzde 22’lik bir değişiklik. Faizi arttırdığınız zaman ABD’de Amerikan Dolarının cazip hale getirdiğiniz zaman dünyadaki bütün fonların dolar talep etmesiyle, doların değerinin yükselmesi ABD ekonomisi için, ABD ihracatı için sürdürülebilir değildir, cazip bir şey değildir. Fed’in faiz artırımında agresif bir politika izlemesini bu sebepten dolayı beklemiyoruz. Dolayısıyla Fed’in faizlerini yıl sonuna doğru düşük miktarlarda arttırmasını belki diyerek bekliyoruz. Bunun Türkiye üzerinde etkisi de hemen hemen 0 seviyesinde olacaktır. Türkiye dış ticarette yüzde 40’nı AB ile yapıyor. Doğrudan yabancı sermaye girişinin yüzde 75’e yakınını, AB’den alıyor. Fed’in yapacağı uygulamalar, faiz artışı yönündeki atacağı adımların Türk ekonomisini etkilemesi beklenendir ama diğer taraftan AB Merkez Bankası ekonomik canlanmayı temin etmek amacıyla şuan itibariyle 1.1 trilyon Euro’luk varlık alımına dayalı genişleyici bir politika uygulamasını seçti. Bunun Türk ekonomisinin üzerindeki olumlu etkileri ABD Merkez Bankası’nın alacağı kararlardan çok daha pozitif şekilde olacağından nötralize edecek hatta Türk ekonomisi için bir fırsat ortaya çıkaracaktır.”
Bu yılın ilk 5 ayında Irak, Rusya ve Ukrayna kaynaklı 2,5 milyar dolarlık mal ihracatı kaybının yaşandığını ifade eden Zeybekci, yıl genelinde bunun 3.6 milyar dolar seviyesine ulaşmasını beklediklerini bildirdi.
“2015 YILINDA İHRACATIMIZDAKİ DÜŞÜŞ HER ZAMAN SÖYLEDİĞİMİZ GİBİ BÜYÜK ORANDA PARİTE KAYNAKLI OLACAK”
Müteahhitlik sektörünün önemine dikkat çeken Zeybekci, “2014 yılında her şeye rağmen firmalarımız 2014 yılında 322 proje üstlendi. Toplam değeri 27 milyar dolar seviyesinde. 2015 yılının ilk 6 ayında 65 proje üstlenildi. Toplam bedeli de 8 milyar dolar seviyesinde. Şuana kadar Rusya ve Irak kaynaklı 300 milyon dolarlık bir kayıp yaşadık. Bunu diğer ülkelerdeki çok önemli projeleri şuanda Türk müteahhitlerimiz alıyor. Yaklaşık olarak 27-28 milyar dolarlık yurt dışı müteahhitlik hizmetlerimizin 22-23 milyar dolar seviyesinde 2015 yılında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. 2015 yılında ihracatımızdaki düşüş her zaman söylediğimiz gibi büyük oranda parite kaynaklı olacak. Paritenin bu sevilerde seyretmesi durumunda ihracatımıza ve ithalatımıza yaptığı düşürücü etkinin yıl sonunda 12.6 milyar dolar seviyesinde olmasını öngörüyoruz. Sadece ilk 6 ayda paritede gerileme ihracatımızı 7.2 milyar dolar aşağı çekti. Petrol ve emtia fiyatlarında yaşanan düşüşün de ihracatımız üzerinde olumsuz etkisini görüyoruz. Yıl sonuna kadar görmeye devam edeceğiz. Yıl genelinde petrol ve emtia fiyatlarındaki düşüşün ihracatımıza azaltıcı etkisi yaklaşık olarak 10.7 milyar dolar civarında olacağını tahmin ediyoruz. Dolaysıyla ilk 6 ayda ihracatımızın üzerinde 7.2 milyar doları pariteden yaklaşık 6 milyar doları emtia fiyatlarından gelen negatif bir etki var. Biz buna rağmen oldukça iyi bir performans gösterdik” değerlendirmesinde bulundu.
“DIŞ TİCARET AÇIĞININ 2015 SONUNDA 69 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE DÜŞMESİNİ BEKLİYORUZ”
Bakan Zeybekci, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Tahminlerimiz neticesinde 2015 yılı sonu itibariyle ihracatımızı, geçen seneki aynı rakamlarla kıyaslayacak olursak 147 milyar dolar, ithalatımızınsa 216 milyar dolara gerileyeceğini öngörüyoruz. Geçen yılın yüzde 65.1 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı 2015 yılı sonu itibariyle yüzde 68 civarında olmasını öngörüyoruz. Bavul ticareti serbest bölgelerden gerçekleşen net ihracatı da eklediğimizde ihracatımız 158,5 milyar dolar seviyesine ulaşacak. Bu değerlerle birlikte ihracatın ithalatı karşılama oranı tarihi bir zirveye ulaşacak. Yüzde 74 seviyesine yaklaşacak. İhracatın ithalatı karşıla oranı bu tarihi zirveye yaklaşırken hizmet gelirlerinde vermiş olduğumuz fazlalıklarda belki dış ticarette denge noktasına doğru yaklaştığımızı ilk defa görmüş olacağız. 2014’teki 84.6 milyar dolarlık dış ticaret açığının 2015 sonunda 69 milyar dolar seviyesine düşmesini 15.6 milyar dolarlık bir azalma bekliyoruz. 2014’te 46,5 milyar dolarlık bir cari açık verdik. Bunun bu yıl 38 milyar dolara inmesini bekliyoruz.”
“TÜRKİYE’NİN O BÖLGEDEKİ HAREKETLENMENİN OLMASI TABİ Kİ ETKİLEYECEKTİR”
Türkiye’nin güney sınırında güvenlik riskinin söz konusu olduğu hatırlatılarak, Türkiye’nin sınır ötesi hareket yapabileceği yönünde haberlerin olduğu ve böyle bir şey gerçekleşirse bundan ekonominin nasıl etkileneceği sorusuna Bakan Zeybekci, “Türkiye olarak bizi güvenlik anlamında, milli menfaatlerimiz anlamında rahatsız eden atılan adımlarla güneyimizde Türkiye’yi bu şekilde çevreleme hareketi veya bizim için Türkiye’de yaşayan insanların akrabalık bağlarının olduğu Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozucu şekilde yapılacak olan çalışmanın veya böyle bir girişimin Türkiye tarafından müdahale edilmesi, Türkiye tarafından tepkiyle karşılanması son derece normal. Şimdi değilse bile ileride tehdit olması son derece muhtemel olan bir gelişme. Türkiye bununla ilgili hassasiyetlerini dile getirdi. Çok büyük bir ihtimalle de Türkiye’nin bu hassasiyetleri dikkate alınacaktır. Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi, Başbakanımızın da söylediği gibi o bölgedeki Türkiye’nin istemediği yönündeki gelişmelere Türkiye’nin tarafsız kalması, duyarsız kalması beklenemez. Mutlaka orada gerekli tedbirleri alacaktır Türkiye. Bu illa Türkiye oraya girecek anlamını taşımaz. Türkiye teknolojik anlamda da o bölgeye belirli bir mesafeden müdahale edebilir noktada olur. Oradaki gelişmeler bölgeyi rahatsız ediyor. Suriye’deki gelişmeler, Irak’taki gelişmeler bölge illerimizdeki yatırımları, ticareti, ekonomiyi olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Diğer taraftan da bir hayat var orada. Suriye ve Irak’taki bu hayatın en önemli tedarik merkezi Türkiye. Biz orada da Türkiye’nin o bölgeyle olan ticaretinin ne pahasına olursa olsun, orada iş yapan iş dünyamızın, şirketlerimizin daha çok iş yapması ve güvenli şekilde yapması içinde önemli çalışmalarımız var. Bunları birebir takip ediyoruz. Uluslar arası anlamda baktığımız zaman maalesef çok uzaktaki ülkelerin Japonya’nın Türkiye gidecek olan vatandaşlarla ilgili bölgedeki maalesef iki Japon vatandaşın yaşamış olduğu olumsuz gelişmeden sonra dikkatli olunması yönünde yapmış olduğu bir uyarı var. Bunun da etkilerini görüyoruz. Türkiye’ye gelen Japon iş dünyası temsilcileri gelirlerken biraz tereddütlü olarak geliyorlar. Türkiye’nin o bölgedeki hareketlenmenin olması tabi ki etkileyecektir” yanıtını verdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.