Sanko Yönetim Kurulu Başkan Vekili Adil Sani Konukoğlu:

SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Adil Sani Konukoğlu, SANKO Üniversitesi’nin, “30 yıldır hayal ettikleri” proje olduğunu söyledi.Konukoğlu, 2014-2015 akademik yılının başlaması dolayısıyla Özel Sani Konukoğlu Hastanesi salonunda...

Sanko Yönetim Kurulu Başkan Vekili Adil Sani Konukoğlu:

SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Adil Sani Konukoğlu, SANKO Üniversitesi’nin, “30 yıldır hayal ettikleri” proje olduğunu söyledi.Konukoğlu, 2014-2015 akademik yılının başlaması dolayısıyla Özel Sani Konukoğlu Hastanesi salonunda...

Sanko Yönetim Kurulu Başkan Vekili Adil Sani Konukoğlu:
SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Adil Sani Konukoğlu, SANKO Üniversitesi’nin, “30 yıldır hayal ettikleri” proje olduğunu söyledi.
Konukoğlu, 2014-2015 akademik yılının başlaması dolayısıyla Özel Sani Konukoğlu Hastanesi salonunda düzenlenen törende, sözlerine, “Öncelikle bayramınız kutlu olsun. İnşallah ülkemize huzur, barış, birlik ve beraberlik getiren bir dönem içerisine gireriz. Temennimiz bu ülkenin dünyanın liderleri arasına girmesidir” diyerek başladı.
“30 yıla varan hayalimiz olan SANKO Üniversitesi’nin ikinci akademik yılının ilk dersinde bulunmak üzere aranızdayım” diyen Konukoğlu, üniversite kurmaktaki amaçlarının, tıp ve sağlık bilimleri alanında nitelikli mezunlar vererek ülkenin bu alanda standardının yükselmesine katkı sağlamak olduğunda dikkati çekti.
Türkiye’nin birliği ve bütünlüğüne destek olmak, bunu sağlamak için emek vermenin tek amaçları olduğuna işaret eden Konukoğlu, “O da Türkiye’yi kalkındırmaktır. Bunun gerçekleşmesi için de yapılması gereken herkes elinden gelenin en iyisini yapmasıdır. Sanayicisi, doktoru, öğretmeni, terzisi, çöpçüsü bu amaçla çalışacak. Herkes yaptığı işin en iyisini yapacak” dedi.
Öğrencilere fırsat ellerindeyken daha fazla çalışmaları ve okulun kıymetini bilmeleri çağrısında bulunan Konukoğlu, şunları kaydetti:
“Hekimler hastalara her zaman sabırlı ve güler yüzlü olmalı. Hasta psikolojisi çok farklı. Onları internetten öğrendikleriyle baş başa bırakmayın. Onlarla konuşun, ihtiyaç duydukları doğru bilgiyi vermekten çekinmeyin. ‘Yarım hoca dinden, yarım doktor candan eder’ diye bir söz var. Bundan dolayı her şeyi tam öğrenin. İnsanlarımız internete çok güveniyorlar ve bilgiyi oradan öğrenmeye çalışıyorlar. Bunlara fırsat vermeyeceksiniz. Hastalarımız size inanacak ve güveneceklerdir.”
Konukoğlu, öğretim üyeleri ve öğrencilere, önümüzdeki dönem içerisinde de mutlu ve huzurlu bir ders yılı geçirmeleri temennisinde bulundu.
“ÜNİVERSİTE SADECE EĞİTİM YAPILAN BİR YER DEĞİLDİR”
Törende ilk dersi vermek üzere kürsüye çıkan Rektör Sınav, “Bir üniversite olmak, bir bina dikip içine 3-5 öğretim üyesi koymakla olmuyor” diyerek konuşmasına başladı. Sınav, bir insanın 40 yıl öğretim üyeliği yapsa bile öğrencilerin karşısına çıkınca heyecanlandığını anımsattı. Latince kaynaklı “Üniversite” kelimesinin ilk defa Avrupa’da 10-11. yüzyılda kullanıldığını ifade eden Prof. Dr. Sınav, “Üniversitelerin başlangıcı dindir. Batıda ilk olarak öğretim üyeliğini papazlar ve rahibeler yapmıştır. Belli alanlarda eğitim almış olanları bir yere toplanıp üniversiteyi oluşturmuşlar. Doğuda İslam medeniyetinde de eğitim kurumları yine dinden, Müslümanların toplanma yeri olan camiden geliyor. Bunun adına da ‘ders verilen yer’ anlamında medrese deniyordu. Medreseler Avrupa’dakilerden daha önce kurulmuştur. İlk üniversite Fas’ta zengin bir tüccarın kızı olan Fatıma el Fihri tarafından 859 yılında kurulan El Qarawiyyn Üniversitesi olarak kabul edilir. Daha sonra Mısır’daki El Ezher 910 yılında kurulmuş olup halen devam etmektedir. Çin medeniyeti Avrupa’dan 1000 yıl kadar önce, M.Ö. 600-900 yılları arası abaküsü icat etmiştir. En önemli icatlar kabul edilen saat, pusula, barut, kağıt ve baskıyı icat eden de Çin medeniyetidir. Batıdan hem de 1000 yıl önce bunları yapabilen bir medeniyette üniversite eğitiminin olmadığını nasıl söyleyebiliriz? Osmanlı’da ise 15. yüzyılın en iyi üniversitelerinden biri kabul edilen Sahn-ı Seman’ı dönemin padişahı Fatih Sultan Mehmet yaptırmıştır. O dönemde medreselerin devletin parasıyla değil, padişahlar ve hayırseverlerin kendi paraları ile yaptırmaları geleneği vardı” diye konuştu.
15. yüzyılda Anadolu’da 82’ye çıkan medrese sayısının, bilime değer veren Osmanlı’nın yükselme döneminin bir tesadüf olmadığını ortaya koyduğunun altını çizen Prof. Dr. Sınav, tarih boyunca bilim ve medeniyetin paralel yürüdüğünü, bilime hakim olan medeniyetlerin dünyaya da hakim olduğunu vurguladı.
ÜNİVERSİTE NE YAPAR?
Üniversitelerin görevinin yüzde 50-60’ının bilim üretmek olduğunu anlatan Prof. Dr. Sınav, “Bunu 16. yüzyıldan sonra unutan medeniyetimizde bilim üretmenin önemi yeniden hatırlanmaya başladı. Yüzyıllardır Türkiye’deki üniversitelerin ana işlevi yüzde 80-90 ağırlıkla eğitim vermektir. Her ne kadar eğitim topluma daha bilinçli hizmet üreten profesyoneller yetiştirmek gibi çok önemli bir misyona hizmet etse de üniversitede asıl olan bilim üretmektir” ifadelerini kullandı.
TIP EĞİTİMİ USTA ÇIRAK İLİŞKİSİNE DAYANIR
Tıp eğitimine ilişkin bilgiler de veren Prof. Sınav, SANKO Üniversitesi’nin eğitim tarzını klasik anlayıştan biraz farklı kurguladıklarını belirtti. Sınav, “Bir ustanın çırağına öğrettiği gibi, temel bilim ile uygulamalı klinik bilimler eğitimini birbirlerini destekler şekilde bir arada gösteriyoruz” diye devam etti. Konuşmasını sürdüren Sınav,
“Birinci sınıftan itibaren öğrenciye bilgiyi neden öğrenmesi gerektiğini ve nasıl doğru kullanabileceğini öğretmeye odaklı bir müfredat oluşturduk. Ayrıca, öğrenciye bilgi üretmenin yollarını öğretiyoruz. Türkiye, Avrupa ve ABD’den üniversitelerin tıp müfredatlarını harmanladık, en yararlı yönlerini bir araya getirip yeni bir eğitim programı ortaya koyduk. Onu uyguluyoruz” diye devam etti.
“2 SAATİN ALTINDA ÇALIŞAN BAŞARAMAZ”
Tıp bilgisinin görselliğe dayalı olduğunun altını çizen Prof. Sınav, öğrenilen bilginin mutlaka “zihinde 3 boyutlu bir resim olarak kaydedilmesi” gerektiğine vurgu yaptı.
Tıp öğrencilerinin her gün dersler dışında 4 saat daha çalışması gerektiğini, bu süreyi 2 saatin altına düşürenlerin başaramayacağını anlatan Prof. Dr. Sınav, “Bilgi miktarı çok arttı. Artık çağımızda her şeyi bilmek mümkün değil. Her şeyi bilmek değil, ‘bir şeyi en iyi bilen’ olmak değerlidir. Hayalleriniz yüksek olsun ulaşamasanız bile çok yol kat edersiniz. Ayrıca, ne yaparsanız yapın keyfini çıkarın. Ders çalışıyorsanız bile... Bir de, farkında olarak yaşayalım. Hekim hikmet sahibi, yani yaradanın sırlarına vakıf bilge insan demektir. O da ancak farkında olarak yaşamakla mümkündür. Hepinize eğitim yılınızda başarılar diliyorum. Haydi, şimdi ders zamanı” diyerek konuşmasını tamamladı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.