Altaç’tan ‘Acele Kamulaştırma Kararı’ Değerlendirmesi

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (askon) Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Altaç, Sur İlçesi İle İlgili Alınan “acele Kamulaştırma Kararı” İle Mağdur Vatandaşların Haklarının Teminat Altına Alındığını Belirtti.

Altaç’tan ‘Acele Kamulaştırma Kararı’ Değerlendirmesi

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (askon) Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Altaç, Sur İlçesi İle İlgili Alınan “acele Kamulaştırma Kararı” İle Mağdur Vatandaşların Haklarının Teminat Altına Alındığını Belirtti.

Altaç’tan ‘Acele Kamulaştırma Kararı’ Değerlendirmesi
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Altaç, Sur ilçesi ile ilgili alınan “Acele kamulaştırma kararı” ile mağdur vatandaşların haklarının teminat altına alındığını belirtti.
ASKON Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Altaç, Sur ilçesi ile ilgili Bakanlar Kurulu tarafından alınan “Acele kamulaştırma kararı”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlçede, hendek ve barikatların yapılması sonucunda meydana gelen çatışmalar yüzünden birçok ev, işyeri ve tarihi mekanın hasar gördüğüne üzülerek, tanıklık ettiklerini belirten Altaç, “Sur İlçemizde meydana gelen söz konusu olaylar nedeniyle gerek hasar gören ve gerekse tamamen yıkılan taşınmazların bir an önce mümkünse onarılması, onarılması mümkün değil ise hemşerilerimizin doğan haklarının ödenmesi öncelikli talebimizdir. Bu amaca hizmet edeceğini düşündüğümüz 21 Mart 2016 gün ve 2016/8659 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Sur İlçemizde çatışmaların yoğun yaşandığı mahallelerde ‘Acele kamulaştırma kararı’ alınmıştır. Şehrimizin kamuoyunda bu kararın lehinde ve aleyhinde yapılan değerlendirmeleri bir tarafa bırakarak toplumu doğru bilgilendirme ve Bakanlar Kurulu kararının mağdur olan hemşerilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesine keza aynı şekilde tarihi ve kültürel değerlerimizin bir an önce tekrar topluma kazandırılması için uğraş verilmesi gerektiği kanaatindeyiz” dedi.
“KARARININ YASAL BİR DAYANAĞI VAR”
Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararın yasal bir dayanağının olduğunu anlatan Altaç, şu ifadelerde bulundu:
“Bakanlar Kurulu kararı, 6830 sayılı Yasa’nın 27. maddesine dayanmaktadır. Söz konusu yasa hükmü ’’... ihtiyaca veya aceleciliğine bakanlar kurulunca alınacak karar veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında Bakanlar Kurulu’nun alacağı karar...’’ düzenlemesini hükme bağlamıştır. Görüleceği üzere sözkonusu karar yasal dayanağı olup Sur ilçemizde meydana gelen ve olağanüstü olarak değerlendirilmesi gereken olaylardan dolayı söz konusu karar alınmıştır. Sur ilçemizin bazı mahallelerinde hali hazırda bile sokağa çıkma yasağının devam ettiği gerçeği karşısında olağanüstü durumun olmadığı şeklinde hiç bir düşüncenin kabul görmesi mümkün değildir. Hatta Bakanlar Kurulu’nun kararı, mağdur olan tüm hemşerilerimizin hak ve hukukları hükümetçe teminat altına alınmıştır. Aksi bir durumda yıllarca sürecek davalar ve anlaşmazlıkların hemşerilerimizi daha da mağdur edeceği aşikardır. Kaldı ki karara dayanılarak yapılacak iş ve işlemlerin yerinde olmadığını ileri sürenler veya kabul etmeyen hemşerilerimizin yasal yollara başvurma imkanı da devam etmektedir. 21 Mart 2016 gün ve 2016/8659 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile hiçbir hemşerimizin mağdur edilmediği, riskli yapıların yerine daha güvenli ve tarihi dokuya uygun yapıların ikamesi, tescilli yapıların tarihi dokularına uygun yapım ve onarımı, taşınmazların gerçek değerleri üzerinden kamulaştırılmasının sağlanması ve hemşerilerimizin kentsel yaşam kalitelerinin artırıldığı, nitelikli yaşam alanlarında ikametlerinin sağlanması hepimizin üzerinde sorumluluk olduğu bilinci göz ardı edilmemelidir. Aksi durumda sığ siyasi çekişmeler ve yapıcı olmayan muhalefet anlayışla ne Sur İlçemize ne de Sur İlçemizde mağdur olmuş hemşerilerimizin sorunlarına çözüm üretmenin mümkün olunamayacağının bilinmesi gerekmektedir.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.