Ormancılıkta Sertifika Dönemi Başladı

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM), 2010 yılında başlattığı sertifikasyon çalışmaları ile ormancılık alanında yeni bir dönem başlattı. Bu kapsamda Ağustos 2015 itibariyle toplam 2,4 milyon hektar orman alanı...

Ormancılıkta Sertifika Dönemi Başladı

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM), 2010 yılında başlattığı sertifikasyon çalışmaları ile ormancılık alanında yeni bir dönem başlattı. Bu kapsamda Ağustos 2015 itibariyle toplam 2,4 milyon hektar orman alanı...

Ormancılıkta Sertifika Dönemi Başladı
Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM), 2010 yılında başlattığı sertifikasyon çalışmaları ile ormancılık alanında yeni bir dönem başlattı. Bu kapsamda Ağustos 2015 itibariyle toplam 2,4 milyon hektar orman alanı sertifikalandırıldı.
Orman Genel Müdürlüğü, 2010 yılında başlattığı sertifikasyon çalışmalarında FSC (Forest Stewardship Counsil) programını tercih etti. Bu kapsamda Orman Genel Müdürlüğü, ülke genelinde uygulamaya koyduğu sertifikasyon çalışmaları kapsamında pilot bölge olarak belirlenen Bolu’dan sonra Muğla, Kastamonu, Zonguldak, Bursa, İstanbul Bölge Müdürlükleri’ne bağlı 29 işletme müdürlüğünde toplam 2,4 milyon hektar orman alanını Orman Yönetim Konseyi (FSC) programına göre sertifikalandırdı. Bu alan ülkemiz orman alanının yüzde 11’ine karşılık geliyor. Ayrıca yıllık ortalama 3,5 milyon metreküp odun üretimi sertifikalı ormanlardan gerçekleştiriliyor. Bu miktar ise ülkemiz yıllık odun üretiminin yüzde 18,5’ine karşılık geliyor.
“ORMANCILIK SEKTÖRÜ DÜNYA PAZARI İLE ENTEGRE OLUYOR”
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye ormanlarının sertifikalandırılmasıyla sektörün dünya pazarı ile entegre olarak çalışmasını hedeflerini belirterek, “3 Mart 2013 tarihinde uygulamaya giren AB Komisyonu kararı ile orman ürünlerinin uluslararası ticaretinde yasallık belgesi isteniyor. Bu açıdan orman ürünlerinin uluslararası ticaretinde önümüzdeki süreçte sertifika zorunluluğu getirilmesi kuvvetle muhtemeldir. Bu sebeple sertifikasyon çalışmalarında maliyetin düşürülmesi ve sertifikalı orman alanlarımızın artırılması maksadı ile Orman Genel Müdürlüğü ile TSE arasında imzalanan protokol kapsamında Ulusal Standartların TSE tarafından oluşturularak tüm ülkemiz ormanlarının PEFC sertifikasyon sistemine göre sertifikalandırılması hususundaki çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
FSC ETİKETİ ORMAN ÜRÜNLERİNDE TERCİH SEBEBİ
FSC’nin dünya ormanlarının yönetiminin geliştirilmesi için kurulmuş bağımsız bir organizasyon olduğunu ifade eden Bakan Eroğlu, ürün üzerinde bulunan FSC etiketinin tüketicinin kağıt ürünü veya kereste alırken tercih yapmasını kolaylaştıran bir unsur olduğunu belirtti. Sertifikasyon çalışmalarına süratle devam edilmesi gerektiğinin altını çizen Eroğlu, “Orman Genel Müdürlüğü’nün alt yapısı sertifika almaya hazır. Türkiye’nin gelecekte Avrupa’ya işlenmiş odun hammaddesi ihracat payını artırabilmesi sertifikasyon çalışmalarına bağlıdır” dedi.
SERTİFİKA ORMAN ÜRÜNLERİNDE YÜKSEK SOSYAL VE ÇEVRESEL STANDARTLARA UYULDUĞUNUN GÖSTERGESİ OLARAK KABUL EDİLİYOR
2009 yılından bu yana tüm küçük sertifika programlarının PEFC tarafından onaylanması ve bünyesine katılmasıyla dünya pazarında iki sertifikasyon programı PEFC ve FSC egemen hale geldi. Sertifikalı orman alanı bakımından PEFC en büyük program olup, PEFC sertifikalı orman alanı 243 milyon hektardır. Diğer sertifikasyon programı FSC ise 147,4 milyon hektar sertifikalı orman alanına sahip bulunuyor.
Sertifikasyonla en başta illegal kesim veya insan hakları ihlalleri gibi yıkıcı ve zararlı uygulamalar sonucu elde edilen endüstriyel odun kullanımının önlenmesi hedefleniyor. Gerek orman yönetimi ve gerekse orman ürünleri sertifikasına sahip olmak orman ürünleri pazarı içerisinde en yüksek sosyal ve çevresel standartlara uyulduğunun göstergesi olarak kabul ediliyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.