Okullarda Gizli Tehlike

Okullardaki gürültü kirliliği, Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen seminerde masaya yatırıldı.Okullarda gürültü kirliliğinin önlenmesi için hazırlanan "TÜBİTAK 1001" projesi Uludağ Üniversitesi Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde...

Okullarda Gizli Tehlike

Okullardaki gürültü kirliliği, Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen seminerde masaya yatırıldı.Okullarda gürültü kirliliğinin önlenmesi için hazırlanan "TÜBİTAK 1001" projesi Uludağ Üniversitesi Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde...

Okullarda Gizli Tehlike
Okullardaki gürültü kirliliği, Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen seminerde masaya yatırıldı.
Okullarda gürültü kirliliğinin önlenmesi için hazırlanan "TÜBİTAK 1001" projesi Uludağ Üniversitesi Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde düzenlenen seminerle tanıtıldı. Çok sayıda öğretmen ve uzmanın katıldığı seminerde, gürültünün öğretmen-öğrenci sağlığı, öğrencilerin anlama-kavrama kabiliyeti ve dersin verimliliği üzerindeki tesiriyle bu olumsuz etkilerin azaltılması konusunda neler yapılabileceği tartışıldı.
Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Doç. Dr. Mızrap Bulunuz önderliğinde adım atılan projede, Endüstri Mühendisliği Bölümü Doç. Dr. Ali Yurdun Orbak, Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı Doç. Dr. Ömer Afşın Özmen, Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Yrd. Doç. Dr. Nermin Bulunuz ve Arş. Gör. Ömer Faruk Tavşanlı’dan oluşan ekip proje hakkında bilgiler verdi. Okullardaki ders zilinin bazı çocukların gürültücü davranışlarını tetiklediğini belirten proje sorumlusu Doç. Dr. Mızrap Bulunuz, "Okullarda gürültü seviyesinin yüksek olduğunu tespit ettik. Gürültünün en büyük zararından biri işitme kaybı. Çocukların dersi anlama, derse motive olma seviyesini de düşürüyor. Öğretmen ziliyle beraber her ders için 3 zil çalıyor, bu da günde 21 zil anlamına gelir. Bunlar çeşitli müziklerle sözüm ona güzelleştirilmeye çalışılmış, ama tam tersi çocukların gürültücü davranışlarını tetikliyor. Ben Gam Gam Style ile tenefüse çıkıldığını gördüm. Çocuklar gerçekten bağırıp çağırarak çıkıyorlardı" dedi.
40 desibelin üstündeki bütün seslerin gürültü sayılabileceğine, gürültünün okumayı, öğrenme süresini uzattığını, anlama ve algılama eşiğini de olumsuz etkilediğini ifade eden Doç. Dr. Ömer Afşın Özmen, "Gürültünün hem öğrencilerin hem öğretmenlerin üzerinde etkileri var. Yaşı küçük çocuklarda ve bazı hastalıkları olan kişilerde bu tesir çok daha fazla oluyor. Eğitim üzerinde önemli etkileri var, okuduklarını anlamalarında, anlasalar bile öğrendiklerini hafızada tutmalarında sıkıntı olabilir. İlkokulda gürültü olan yerlerde okuma yazma öğrenme süresi gecikiyor" şeklinde konuştu.
Özmen, gürültünün sebeplerinden de bahsederek, "Gürültünün çok sebepleri var. Bunlar okuldaki soğutma ısıtma sistemleri olabilir, okulda kullanılan projektör gibi cihazlar olabilir, havaalanına ya da kar ayoluna yakın yerdeyse bu etkili olabilir. Ama öğrencilerin yaptığı gürültü daha ön planda oluyor. Bu projede öğrencilerin yaptığı gürültünün azaltılması üzerine düşünülüyor. Düzenlemeler yapılırsa bu da etkili olabilir" dedi.
Her okulda ’gürültü takımları’ kurulacağını söyleyen Yr. Doç. Dr. Nermin Bulunuz, gürültü ile mücadele için broşürler hazırlatılıp rozet, sticker, afişler dağıtılacağını, okullarda eğitim ve seminerler verileceğini, okullarda öğretmen ve öğrencilerden oluşan gürültü takımları kurulup yıl boyunca bu takımlarla irtibat halinde olacaklarını ifade etti.
Anahtar Kelimeler:
okullarda gizli tehlike
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.