Aydın’da Futbolun Duayeni “Semerci Orhan “ Tez Konusu Oldu

Aydın Futbol tarihinin canlı tarihi “Semerci Orhan “ lakaplı Orhan Çerezcioğlu tez konusu oldu. Yaşlıların o dönemde tozlu topraklı sahalardan orta yaşlıların ise Nasuhpaşa Hanı’ndaki semerci dükkanından tanıdığı gençlerin ise...

Aydın’da Futbolun Duayeni “Semerci Orhan “ Tez Konusu Oldu

Aydın Futbol tarihinin canlı tarihi “Semerci Orhan “ lakaplı Orhan Çerezcioğlu tez konusu oldu. Yaşlıların o dönemde tozlu topraklı sahalardan orta yaşlıların ise Nasuhpaşa Hanı’ndaki semerci dükkanından tanıdığı gençlerin ise...

Aydın’da Futbolun Duayeni “Semerci Orhan “ Tez Konusu Oldu
Aydın Futbol tarihinin canlı tarihi “Semerci Orhan “ lakaplı Orhan Çerezcioğlu tez konusu oldu. Yaşlıların o dönemde tozlu topraklı sahalardan orta yaşlıların ise Nasuhpaşa Hanı’ndaki semerci dükkanından tanıdığı gençlerin ise bilmediği Semerci Orhan Beden Eğitimi ve Spor alanında tez konusu oldu.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu mezunu ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesi "Beden Eğitimi ve Spor" Ana Bilim Dalında master yapan Yasin Çotur, araştırmasında Semerci Orhan’ı ele aldı.
Tez konusu olan oldukça ilgi çekici hayatı bulunan Semerci Orhan’ın hayatı; Orhan Çerezcioğlu 1926 yılında Aydın’da doğdu. Aydın’da herkes onu "Semerci Orhan" adıyla tanımaktadır. Bugün 89 yaşında olan Orhan Çerezcioğlu, 1942 yılında, 16 yaşında meşin yuvarlak ile tanıştı. Aydın’da amatör ligde Aydınspor’da Zihni Demir antrenörlüğünde futbol hayatına başlayan Semerci Orhan 1945’te profesyonel hayatına başladı. Aydın da Hilalspor ve Orta Mahalle Yıldız Spor’u kuran Orhan Çerezcioğlu Yıldızspor klubünü başkanlığına Aydın’ın ileri gelenlerinden Kadir Biricik’in getirilmesiyle ve desteğiyle Yunanistan, Midilli ve Rodos’a dostluk maçlarına gitmeye başlamışlar.
Gene o yıllarda , Orta mahalle takımı olarak kurulan Tiralspor , Şenol Girgin başkanlığında siyasetçilerin desteğiyle, bugün İmam Hatip lisesine dönüştürülen Orta mahalle İsmet İnönü Ortaokulunun boş arsasına yapılan aydınlatma ile Aydın’da ilk gece maçları ve antrenmanlarının yapıldığını belirtti.
4 yıl Aydınspor’da futbol oynadıktan sonra Karşıyaka’ya o günün ciddi bir rakamı olan 12 bin lira karşılığında transfer olan ve üç yıl sonra Altay, İzmirspor, Göztepe ve Altınordu takımlarında top oynayan “Semerci Orhan” bu lakabı dedesinin mesleği olan semer yapımı işiyle uğraştığı günlerde aldığını belirtti.
1956 yılında tekrar Aydınspor’a dönen ve Aydın takımlarında gerek futbolculuk gerekse antrenörlük olarak 1966 yılına kadar sürdürdüğü aktif spor hayatına 1966 yılında İzmir’de açılan Antrenörlük kursuna katılarak Aydın Beden Terbiyesi bünyesinde Aydın bölgesi amatör takımlarına antrenörlük yapmaya başlamıştır. Bu dönemde Aydın’daki bütün takımları çalıştıran Semerci Orhan, Aydınspor’da da antrenörlük yaptı.
“TOPLARI TAMİR EDERDİK”
Tez için yapılan görüşmede ilginç anılar ve futbol tarihi ile ilgili şaşırtıcı açıklamalarda bulunan Semerci Orhan, “O zamanlar sahalar toprak zemindi hatta Alsancak stadyumu siyah kömür tozuna benzer topraktı .Eğer yere düşerseniz , maçtan sonra her yerimiz yara bere içerisinde kalırdı. , futbol ayakkabılarımızın altına çakılı kramponların çivileri batar ve kanardı. Bugün kü gibi futbol ayakkabıları bulunmazdı. Deriden krampon yaparak çivilenen ayakkabıların çivilerinin maç sırasında battığında Arap Fuat lakaplı rahmetli bir diğer futbolcu hemen tamir ederdi. Sahalarda duş ve doktor bulunmazdı. Patlayan topları derisi tamir edilerek iç lastiğini değiştirerek yıllarca kullanılırdı.
“KAFAM ÇOK SERTTİ, TAŞ DEĞİL KAFAM OLDUĞUNU YEMİN EDEREK İKNA ETTİM”
Tezi hazırlayan araştırmacı Yasin Çotur ve Aydınlı Araştırmacı Mehmet Özçakır’ın isteği üzerine bir anısını da paylaşan Semerci Orhan, “Nazilli’de Menderes Spor’la bir maçımızda rakip oyuncunun uzun bacaklı, kısa gövdeli, çok hızlı olan bir sporcu vardı. Antrenörüm, ele avuca sığmayan bu oyuncuyu benim savunmamı söyledi. Ben bu adam tutulmaz dedim ve karşı çıkmama rağmen, isteği üzerine hemen yanında tutmaya ve takibe başladım. Bir hava topu mücadelesinde ben ondan önce kafaya çıktığımda, havada kafalarımız çarpıştı. Acıyla yere düşen rakibim, elini kafasına attı ve avucu kan içinde kaldı. Hemen orta hakeme koşup benim kafasına taş ile vurduğumu söylerken hemen yanımızda pozisyona çok yakın olan orta hakem doğru söyle kafan mı geldi yoksa taşla mı vurdun ? diye sordu. Ben de; Benim yanımdaydınız, taş ne arar, kafam sert dedim. Bu arada da başından yaralanan rakip oyuncuyu oyundan aldılar. Maç bittikten sonra soyunma odasına giderken yaralı başı sarılı rakip oyuncu yine aynı soruyu sordu. Yemin ederek söyle, gerçekten taş mı vurdun, kafan mı geldi ? Tekrar aynı şeyleri söyledim, taş değil, kafam geldi ve benim başım çok serttir dedim yemin ettim öyle inandılar. Rakip oyuncu giderken de o nasıl bir kafa diyerek şaşkın bir şekilde çıktı ve gitti" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.