(Özel Haber) Şiddet Gören Babalarını Üvey Annelerinin Elinden Zor Kurtardılar

Çocukları 75 yaşındaki babalarını üvey annelerinin şiddetinden zor kurtardı. Yaşlı adam eşine ve üvey kızına açtığı davada hakimi duyamayınca, hakim kürsüsünden inip yaşlı adamın yanına oturarak ifadesini aldı.İstanbul Asliye...

(Özel Haber) Şiddet Gören Babalarını Üvey Annelerinin Elinden Zor Kurtardılar

Çocukları 75 yaşındaki babalarını üvey annelerinin şiddetinden zor kurtardı. Yaşlı adam eşine ve üvey kızına açtığı davada hakimi duyamayınca, hakim kürsüsünden inip yaşlı adamın yanına oturarak ifadesini aldı.İstanbul Asliye...

(Özel Haber) Şiddet Gören Babalarını Üvey Annelerinin Elinden Zor Kurtardılar
Çocukları 75 yaşındaki babalarını üvey annelerinin şiddetinden zor kurtardı. Yaşlı adam eşine ve üvey kızına açtığı davada hakimi duyamayınca, hakim kürsüsünden inip yaşlı adamın yanına oturarak ifadesini aldı.
İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya şikayetçi Murat Ö.(75) avukatı tarafından tekerlekli sandalyeye getirildi. Sanıklar Hatice Ö.(47) ve eski eşinden olma kızı  Gözde A.(26) ise avukatıyla birlikte salonda hazır bulundu.
Duruşmanın başlamasının ardından şikayetçi Murat Ö.’nün ifadesine geçildi. Ancak Murat Ö. ayakta duramadığını ve ifade vereceği bölümden hakimin sorularını duyamadığını söyledi. Bunun üzerine duruşma hakimi, dava dosyasıyla birlikte kürsüsünden inerek Murat Ö.’nün yanına oturdu. Sanıkların bulunduğu bölümün yanında tekerlekli sandalyede oturan Murat Ö.’nün yanında bulunduğu sanık sandalyelerine oturan hakim, ifadeyi burada aldı.
"ÖLÜNCE MAAŞIM ONA KALSIN DİYE BENİMLE EVLENDİ"
Murat Ö. ifadesinde sanık Hatice Ö.’nün halen resmi nikahlı eşi olduğunu belirterek, 2013 yılının Kasım ayında felç geçirdiğini ifade etti. Murat Ö. bu tarihten sonra yaşananları ise şöyle anlattı:
“Ben felç geçirince İsviçre’de yaşayan çocuklarım yanıma geldi. Beni Safranbolu’ya götüreceklerdi. O sırada yeğenlerim ve bir tanıdığımla birlikte sanık Hatice Ö. evime geldiler. Hatice Hanım’ın bana evinde bakması kararlaştırıldı. Çocuklarım Hatice hanımla aylık 3 bin TL bakım ücreti ile anlaştılar. Sonra çocuklarım bana elektrikli karyola, tekerlekli sandalye ve yataktan kaldırma vinci aldı. Bu malzemeler alındıktan sonra Hatice Hamın ve kızı Gözde hiçbir yerimi incitmeden bana hizmet etti. Çocuklarım tekrar yurt dışına döneceklerdi. Hatice Hanıma başka bir isteği olup olmadığını sordular. Hatice hanım, kızı Gözde’nin yüksek tahsil yaptığını söyleyerek ‘Ben de ölebilirim ama bu dede benim elimde ölürse aylığı bana kalsın, bana bunun nikahını verin’ dedi.  Çocuklarım da bana iyi bakmasını tembihleyip Hatice Hanımın isteğini kabul ettiler. Sonra Kağıthane nikah memurunu eve çağırdılar ve evlendik. 1 hafta kadar sonra çocuklarım İsviçre’ye geri döndü.”
"GEBER DE BİZ YAŞAMAYA BAKALIM”
Çocuklarının İsviçre’ye dönmesinden sonra Hatice Ö.’nün hal ve tavırlarının çok değiştiğini anlatan Murat Ö., “Beni aç bırakmaya ve kötü sözler söylemeye başladı. Argo kelimeler kullanarak ‘Gelmişsin 73 yaşına hayattan ne bekliyorsun bira önce geber de biz yaşamaya bakalım’ diyordu. 5 ay boyunca telefonumu bana vermedi. Dışarıdan arayanlarım olunca adam yatağı pisledi meşgulüz diye telefonu kapatıyorlardı. Bütün dış dünya ile bağlantımı kestiler. Beni banyo yaptırırken ellerin sağlam deyip sabunu elimi veriyor ve kendin yıkan diyordu. Sabunu yere düşürdüğüm zaman duş başlığıyla kafama vuruyordu. Gün geçtikte şiddeti arttırdı” dedi.
“YATAĞIMDAN ATIP YERDE SÜRÜKLEDİ, İDRAR ÖRDEĞİYLE YÜZÜME VURDU”
Tek başına telefonla konuşturulmadığını çocuklarıyla konuşurken Hatice Ö.’nün yanından ayrılmadığını dile getiren Murat Ö., “İsviçre’den telefon geldiği zaman arkamda dururdu ve konuşurken hiçbir açık vermememi tembihlerdi. Bir akşam gelinim İsviçre’den aradı. ‘Baba nasılsın, Hatice Hanım sana iyi bakıyor mu, jimnastik yapıyor musun?’ dedi.  İyi olduğumu belirterek kim yaptıracak jimnastiği dedim. Telefonu kapattıktan sonra Hatice Hanım çok sinirlendi ve beni yakamdan tutup yatağımdan aşağı attı. Al sana jimnastik diyerek yerde sürükledi beni. Sakat adamların idrar yaptığı ördekle ağzıma burnuma vurmaya başladı” ifadelerini kullandı.
Evde büyük sorunlar yaşadığını ve tuvalet sıkıntısı yaşadığını belirten Murat Ö., “En önemli sorun tuvalet meselesiydi.  Utandığım için tuvaletimi kendim yapmak istiyordum. İzin vermiyordu. Bir gün fırsat bulup tekerlekli sandalyemle tuvalete gittim. Hatice Hanım geldi. ‘Niçin buraya geldin?’ dedi.  Utandığım için geldiğimi söyleyince ‘Nasıl geldiysen öyle geri git’ dedi. İki ayakları kırık köpek gibi yerlerde sürünerek yatağıma gittim. Bana çok eziyet etti” dedi.
“YEMEĞİNE FARE ZEHRİ KOYARIM”
Vekaletinin yeğeninde bulunduğunu ve bankaya kendisi gidip para çekemediğini söyleyen Murat Ö., “Yeğenlerim parayı çekip Hatice hanımın 3 bin liralık aylığını hesabına yatırıyorlardı. Bir gün Hatice Hanım bana ‘Ben artık senin ailen oldum. Vekaletini bana ver. Paranı ben çekeceğim’ dedi. Ona vekaletimi yeğenlerime çocuklarımın verdiğini bu yüzden benim geri almayacağımı söyledim. Bana ‘İster al ister alma yemeğine fare zehri koyarım, çocukların da cenazeni göremez’dedi. Korkumdan gittim notere yalan söyledim. Yeğenimden vekaleti alarak Hatice Hanıma verdim. İki ay parayı kendisi çekti. Açlıktan 45 kiloya düştüm” şeklinde konuştu.
“İSVİÇRE’YE HABER SALIN ÖLMEK ÜZEREYİM”
"Bir gün Almanya’dan yeğenim geldi” diyen Murat Ö. ifadesinde “Hatice Hanım onu eve almak istemedi ama yeğenim kapıyı kırmakla tehdit edip dayımızı göreceğim diye ısrar etti. İçeri girdiler. Beni görünce şaşırdılar ve sana ne olmuş dediler. Hatice Hanım mutfağa çay yapmaya gidince işaret diliyle karışık ‘Yeğenime haber verin. İsviçre’ye haber salamıyorum. Ölmek üzereyim’ dedim. Neticede haber İsviçre’ye ulaştı. Çocuklarım geldi ve beni jimnastiğe götüreceklerini söyleyerek evden çıkardılar. Önceden yerimi ayırttıkları huzurevine beni götürdüler” dedi.
Murat Ö. ayrıca Hatice Ö. ile Aile Mahkemesinde devam eden bir boşanma davaları olduğunu söyleyerek Hatice Ö.’nün kızı Gözde A.’dan şikayetçi olmadığını kaydetti. Murat Ö., “Gözde bir kez sırtıma terlikle vurdu, kafama telefon fırlattı, ‘Sana biz mi bakacağız?’ dedi ama ben onun gençliğine veriyorum. Şikayetimi geri alıyorum” dedi.
“EŞİMİ HİÇ DARP ETMEDİM”
Murat Ö.’nin ifadesinin ardından sanık Hatice Ö.’nün savunmasına geçildi. Hatice Ö., eşinin yürüyebildiğini ve kendisiyle halen görüştüğünü söyleyerek, “Kendisine, boşanalım ben sana ölünceye kadar bakarım bile dedim. Ama kiracıları ve çocukları bana çok baskı yapıyorlar. Eşimi hiçbir zaman darp etmedim” diye konuştu.
Sanığın bu sözleri üzerine Murat Ö., tekerlekli sandalyesinden ayağa kalktı ve ayakta durabildiğini söyledi. Murat Ö. daha sonra yerine otururken avukatı Yücel Şahingöz söz aldı. Avukat Şahingöz,  sanığın kaldığı huzurevinde fizik tedavi gördüğünü ve artık bastonla yürüyebildiği söyleyerek, “Sanık  müvekkilime bakması için aylık ücret alan ve sonra kendisiyle evlenen birisidir. Ancak müvekkilimn bu süreçte 40 kiloya kadar düşmüştür. Sanık olayları çarpıtmaktadır. Müvekkilimi ben adliyeye getirdim. Otoparkta araçtan indikten sonra yaklaşık 10 metre yürüyebilmiş, sonra da tıkanmıştır. Tedavisi devam etmektedir. Yürümekte zorlanınca adliye görevlilerinden tekerlekli sandalye istedik. Bu durumda iken sanki müvekkilim ayaklanmış ama biz yalan söylüyormuşuz gibi yansıtıyorlar” dedi.
HAKİM BOŞANMA DAVASININ DOSYASINI İSTEDİ
İfadelerin ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tarafların aile mahkemesinde devam eden boşanma davası dosyasının istenilmesine hükmederek duruşmayı erteledi. Murat Ö, duruşma salonundan çıkarken tekerlekli sandalyesinden sanık Hatice Ö.’nün gözlerine bakarak “Keşke böyle olmasaydı Hatice Hanım” diyerek ayrıldı.
İDDİANAMEDEN
Sanık Hatice Ö. ve eski eşinden olma kızı Gözde A.’nın "hakaret", "tehdit" ve "kötü muamale" suçlarından 11 aydan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları  isteniyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.