Gözaltına Alınan Üç Şüphelinin Avukatı Konuştu

İzmir Merkezli 18 İlde Yapılan Paralel Yapı Operasyonunda Gözaltına Alınan Üç Şüphelinin Avukatı İsmail Hakkı Küçük, Soruşturmadaki Asıl Niyetin İzmir Askeri Casusluk Davası'nın Delillerini Etkisiz Ve Şaibeli Hale Getirme Olduğunu Öne Sürerek, “müvekkillere Hukuki Açıdan Değerlendirmeye Değer Verilmeyecek Kadar Basit, Tamamen Fantezi Denilecek Sorular Yöneltildi” Dedi.

Gözaltına Alınan Üç Şüphelinin Avukatı Konuştu

İzmir Merkezli 18 İlde Yapılan Paralel Yapı Operasyonunda Gözaltına Alınan Üç Şüphelinin Avukatı İsmail Hakkı Küçük, Soruşturmadaki Asıl Niyetin İzmir Askeri Casusluk Davası'nın Delillerini Etkisiz Ve Şaibeli Hale Getirme Olduğunu Öne Sürerek, “müvekkillere Hukuki Açıdan Değerlendirmeye Değer Verilmeyecek Kadar Basit, Tamamen Fantezi Denilecek Sorular Yöneltildi” Dedi.

Gözaltına Alınan Üç Şüphelinin Avukatı Konuştu
İzmir merkezli 18 ilde yapılan paralel yapı operasyonunda gözaltına alınan üç şüphelinin avukatı İsmail Hakkı Küçük, soruşturmadaki asıl niyetin İzmir Askeri Casusluk Davası’nın delillerini etkisiz ve şaibeli hale getirme olduğunu öne sürerek, “Müvekkillere hukuki açıdan değerlendirmeye değer verilmeyecek kadar basit, tamamen fantezi denilecek sorular yöneltildi” dedi.
FETÖ/PDY Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması olarak bilinen örgüte mensup olduğu iddia edilen kişilerin Askeri Casusluk Davası’na esas teşkil eden soruşturma sürecinde, terör örgütünün yönlendirmesi ve talimatları doğrultusunda taraflı, kasıtlı olarak usulsüzlük yaptıkları ve bu davanın şüphelilerinin kamuoyunda itibarsızlaştırılarak devlet bürokrasisinden ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nden tasfiyesini amaçladıkları yönündeki iddialar ve bu yönde ciddi bulgular elde edilmesi üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, İzmir merkezli 18 ilde operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin İzmir Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki ifadelerine devam edilirken, üç şüphelinin avukatı olan İsmail Hakkı Küçük, açıklamada bulundu.
“İTİRAFÇI YA DA İFTİRACI OLARAK KULLANILAN İNSANLAR”
Açılan soruşturmanın İzmir Askeri Casusluk Davası olarak bilinen davanın delillerini etkisiz ve şaibeli hale getirme için açılmış bir soruşturmaya benzediğini öne süren Küçük, “Hukuki açıdan değerlendirmeye değer verilmeyecek kadar basit, tamamen fantezi denilecek sorular yöneltildi müvekkillere. Bir hukukçu olarak üzüldüm buna. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali. Hırsızlar hani yakalandığı zaman ‘ben yapmadım, paralel yaptı, bana kumpas kurdu’ deyip hukuku ters çevirdiği durumun aynısı burada da var. Erkan Değer isimli müvekkilimin ifadesi 4 saat sürdü. Bu şahıs, dosyada çok kısa süreli vekaleten başka müdürlerin yerine bir iki evrak imzası var. Çok sorumluluğu olan birisi değil. Sorulan sorularda bir avukat olarak nereye varılmak istendiğini anlayabiliyoruz. Benzer dosyalarda itirafçı ya da iftiracı olarak kullanılan insanların birçoğunun, baskıyla, yönlendirmeyle, dolduruşa getirilerek ifadeler verdiğini gördüm” diye konuştu.
“POLİSLERE İFTİRA ATMAK İÇİN DAYANIKSIZ İDDİA”
Gözaltına alınan şüphelilerin görevinin başında olduğunu, delil karartma ihtimallerinin olmadığını söyleyen Küçük, şöyle devam etti: “Dosya zaten devletin elinde. Bu Casusluk Davası olarak bilinen dosya içeriği itibariyle çok kapsamlı bir dosya. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en tepe yöneticileri, daha önce kendilerine verilen brifingden sonra bu gizli bilgi ve belgelerin devlet sırrı olanlarını kamyonlar dolusu teslim aldı. O zaman teşekkür ettiler. Hatırlıyorum; Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ‘elleri öpülmesi lazım bu polislerin’ demişti. 17 kamyon diye hatırlıyorum. 106 terabayt bilgiden oluşuyor bu dosya. Bunların bazılarının şüphelilerin evlerine polisler tarafından üretilip gizlice yerleştirildiği, sonradan da oraya arama kararı aldırıp bunları bulduğu şeklinde iddia. Az sonra ifadesine katılacağım diğer müvekkilime de bu suçlama oldu. 57. saniye diye bir şey ortaya attılar. Mahkemede tartışıldı. Mahkeme heyeti önünde o 57. saniye diye ortaya atılan aramaya katılan bir polis memurunun elindeki küçücük kuru yemiş poşetinin içerisinde iki çuval dolusu belgenin olduğunu iddia ettiler. Bir devenin bir poşete sığması gibi gülünç bir iddiaydı. Bilmeden atlıyorlar bazen. Asıl niyet burada; davanın delillerini şaibeli hale getirmek için yapılıyor. Elde bulunan CD’lerin hiçbirinde suç delili bulunmamıştı. Bununla ilgili tespit de vardı. Sırf polislere bazen iftira atmak için böyle dayanaksız iddialarda bulunabiliyorlar.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.