Değer Deniz’in Katil Zanlısı: “Amacım Öldürmek Değil, Korkutmaktı”

Müzisyen Değer Deniz’in öldürülmesi olayının zanlısı C.M. mahkemede verdiği ifadesinde Deniz ile ilişkisi olduğunu öne sürdü. C.M., olay anında uyuşturucu madde etkisinde olduğunu söylerken, “Amacım öldürmek değil, korkutmaktı”...

Değer Deniz’in Katil Zanlısı: “Amacım Öldürmek Değil, Korkutmaktı”

Müzisyen Değer Deniz’in öldürülmesi olayının zanlısı C.M. mahkemede verdiği ifadesinde Deniz ile ilişkisi olduğunu öne sürdü. C.M., olay anında uyuşturucu madde etkisinde olduğunu söylerken, “Amacım öldürmek değil, korkutmaktı”...

Değer Deniz’in Katil Zanlısı: “Amacım Öldürmek Değil, Korkutmaktı”
Müzisyen Değer Deniz’in öldürülmesi olayının zanlısı C.M. mahkemede verdiği ifadesinde Deniz ile ilişkisi olduğunu öne sürdü. C.M., olay anında uyuşturucu madde etkisinde olduğunu söylerken, “Amacım öldürmek değil, korkutmaktı” dedi.
Beyoğlu’ndaki evinde 5 Mayıs 2015 tarihinde boğularak öldürülmüş halde bulunan müzisyen Değer Deniz’in katil zanlısının yargılandığı davanın ilk duruşması dün görüldü. İstanbul 1’inci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanık C.M. cezaevinden getirilirken, Değer’in ailesi şikayetçi olarak salonda hazır bulundu.
Duruşmanın başlamasının ardından iddianamenin kabul kararını okunarak sanığın kimlik tespitine geçildi. Bu sırada Değer ailesinin avukatlarından Hülya Gülbahar, sanık C.M.’nin hastane raporları ile kemik yaşının 18’den büyük olduğunun tespit edildiğini söyledi. Sanığın fiziksel ve ruhsal gelişiminin de 18 yaşından büyük olduğunu belirten avukat Gülbahar, sanığın nüfusa kaydının geç yapıldığını ifade ederek, “Sanığın İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi bölümüne sevk edilerek gerçek yaşının tespit edilmesini istiyoruz” dedi.
Avukat Gülbahar’ın talebini değerlendiren mahkeme heyeti, sanığa ait doğum belgeleri ve Yargıtay içtihatlarını dikkate alarak sanığın yaşı konusunda bir sorun bulunmaması ve yaş tahsilinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle talebi reddetti.
“SUSMA HAKKIMI KULLANMAK İSTİYORUM”
Duruşmada daha sonra sanık C.M.’nin kimlik tespitine geçildi. Sanık C.M., kimlik tespitinde cezaevine girmeden önce çamaşırhanede 800 TL aylık gelirle çalıştığını belirtti. İddianamenin okunmasının ardından sanığın savunmasına geçildi. Sanık C.M. konuşamadığını öne sürerek mahkeme heyetine 5 sayfalık yazılı savunma sundu.
Mahkeme, sanığa savcılık ve Nöbetçi Hakimlikte konuşamadığını beyan etmediğini, net bir şekilde ifadesinin alındığını hatırlattı. Bunun üzerine sanık C.M., “Ben konuşmak istemiyorum, bir şey söylemek istemiyorum. Susma hakkımı kullanmak istiyorum” dedi.
“10 AYLIK ÇOCUĞUM VAR, BAĞIŞLAYIN”
Sanık C.M., yazılı savunmasında Değer Deniz ile aralarında bir ilişki olduğunu öne sürdü. Değer’i öldürmek değil sadece korkutmak istediğini belirten C.M., ifadesinde Değer Deniz ile para karşılığında köpek gezdirirken tanıştığını ve Deniz’in kendisini eve de davet ettiğini söyledi. Kıskançlık ve erkeklik gururunu incitici laflarından dolayı sinirlendiğini anlatan C.M, "Cinsel ilişki teşebbüs aşamasında kaldı. Olayları bilinçsizce yaptım" dedi. Eşinin duymasını istemediği için emniyette başka ifade verdiğini söyleyen C.M, "10 aylık çocuğum var. Beni ona bağışlayın" dedi. Olay günü eve camdan girdiğini söyleyen C.M, masanın üzerinde tek taş görünce Deniz ile aralarında tartışma çıktığını ve Değer’in kendisinin erkekliğine ve gururuna dokunan sözlerine sinirlendiğini ifade etti.
DURUŞMADA KONUŞMAKTAN ÇEKİNDİ
Sanığın daha önce verdiği ifadelerle yazılı ifadesi arasında çelişkiler olduğuna dikkat çeken mahkeme heyeti, bu hususu sanığa sordu. Sanık yazılı ifadesinin doğru olduğu, savcılık ve nöbetçi hakimlikte verdiği ifadelerde gayri resmi evli olduğu eşinin öğrenmesini istemediği için o şekilde ifade verdiğini öne sürdü. Sanık kendisine sorulan sorulara cevap vermekten kaçınırken, baş hareketleriyle “cık” ve “hıhı” şeklinde kısa yanıtlar verdi.
“KIZIMIN SANIKLA SEVGİLİ OLMASI MÜMKÜN DEĞİL”
Sanığın ardından duruşmada söz alan Değer Deniz’in babası Avni Deniz, kızının sanıkla sevgili olduğu iddialarını reddederek, "Olayı haber almam üzerine olay mahalline kızımın evine gittim. Yerde üzerine çarşaf örtülmüş halde yattığını gördüm. İçerisi karma karışıktı, yağmalanmış vaziyetteydi. Kızımın yüzüne baktığımda burnunun morarmış olduğunu, gözünün mor olduğunu gördüm. Kızımın C.M. ile birlikte olması mümkün değildir. Kızım üniversite mezunu sanatçı ve 39 yaşında bir insandı. C.M. gibi uyuşturucu kullanan bir kişiyle birlikte olması mümkün değildir. Kızıma işkence yapıldığını ve hunharca bir işkence sonucunda öldürüldüğünü düşünüyorum" dedi.
“6 AYDIR UYUYAMIYORUM”
Baba Avni Deniz’in ardından oğlu Orhan Deniz söz aldı. Ablası Değer Deniz’e telefonla ulaşamayınca çilingir yardımı ile eve giren ve ablasının cansız bedeni ile karşılaşan Orhan Deniz, "Kız kardeşimin bu şekilde ölümüne sebebiyet veren ve bu olayları yapan kişi hakkında şikayetçiyim. Hayatımda açtığı travma nedeniyle 6 aydır uyku uyuyamıyorum. Hayatım boyunca yaşamayacağım bir travmayı yaşatması sebebiyle şikayetçiyim" diye konuştu.
Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık C.M.’nin Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek cezai ehliyetinin olup olmadığı konusunda rapor verilmesini istedi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme duruşmayı erteledi.
OLAYIN GEÇMİŞİ
Müzisyen Değer Deniz, Beyoğlu’ndaki evinde elleri bağlanıp boğularak öldürülmüş halde bulunmuştu. Deniz’in evindeki klarnet takımı ve cep telefonu da çalınmıştı. Olay yeri güvenlik kameralarını inceleyen polis, bir adrese baskın yaparak 17 yaşındaki C.M. isimli şahsı gözaltına almıştı. C.M. ifadesinde cinayeti itiraf ettikten sonra tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Bürosu Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanık C.M.’nin "Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak amacıyla adam öldürme”, "konutta yağma" ve "cinsel saldırı" iddiasıyla 43 yıldan 58 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.