Bülent Ecevit Üniversitesi, Tıbbi Patoloji Alanında Da Fark Attı

Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Uygulama ve Araştırma Merkezi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı 2000 yılından bu yana hizmet veriyor.Son yıllarda sağlanan büyük yatırım destekleri sayesinde güçlenen donanımı ile hizmet veren Bölümde, deneyimli...

Bülent Ecevit Üniversitesi, Tıbbi Patoloji Alanında Da Fark Attı

Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Uygulama ve Araştırma Merkezi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı 2000 yılından bu yana hizmet veriyor.Son yıllarda sağlanan büyük yatırım destekleri sayesinde güçlenen donanımı ile hizmet veren Bölümde, deneyimli...

Bülent Ecevit Üniversitesi, Tıbbi Patoloji Alanında Da Fark Attı
Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Uygulama ve Araştırma Merkezi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı 2000 yılından bu yana hizmet veriyor.
Son yıllarda sağlanan büyük yatırım destekleri sayesinde güçlenen donanımı ile hizmet veren Bölümde, deneyimli bir akademik kadro görev yapıyor. Tanısal Patoloji alanında III. basamak sağlık hizmeti veren Bölüm, Zonguldak genelinin yanı sıra bölgedeki hastanelerden gelen patolojik materyalleri inceleyerek hastalıkların tanımlanması ve teşhis edilmesinde en güvenilir merkez olarak hizmetlerini sürdürüyor. Özellikle Anabilim Dalı bünyesinde yeni kurulan Sıvı Bazlı Sitoloji ve Moleküler Patoloji Laboratuvarlarında, kanser tanı ve tedavisinde önemli ölçüde yol gösterici sonuçlar elde ediliyor.
Tıp Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevini de yürüten Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Oğuz Özdamar, Anabilim Dalında son yıllarda artan hizmet kapasitesini ve gelişen laboratuvar hizmetlerini şöyle anlattı:
“Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Laboratuvarlarında, 2014 yılında yaklaşık 16 bin biyopsi ve sitoloji materyali (4 bin sıvı bazlı sitoloji testi), 22 bin immünhistokimya, 4 bin 500 histokimya, 200 immünfloresans, 400 in-situ hizrodizasyon, 300 moleküler patoloji testi, 550 dondurulmuş kesit uygulaması, 700 konsültasyon materyali değerlendirildi. 2015 yılında bu değerlerde büyük artış olduğunu şimdiden görebiliyoruz. Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Mahmut Özer’in destekleri ile sağlanan yatırımlarla, son yıllarda laboratuvarlarımızda ulusal ve uluslararası standartlarda alt yapı, tıbbi cihaz ve donanım açısında güncellemeler gerçekleştirdik. Biz ilkemizi “hızlı ve doğru teşhis”in yanında zamanlamanın da önemine vurgu yapmak için “gecikmeden raporlama” olarak belirledik. Laboratuvarlarda hizmet kalitesini arttırmak amacıyla öncelikle Makroskopi birimini yeniden yapılandırdık. Toksik madde ve biyozararlıların olumsuz etkilerinin önlenmesi için özel havalandırmalı saklama dolapları ile tam otomatik örnek alma konsolları, doku takip cihazları, sıvı azot ve kriyotomi ekipmanlarını donanımımıza kattık. Bazı önemli cihazların özel havalandırmalı kabinler içine alınmalarını sağladık. Bu sistemler sayesinde toksik etki ve biyozararlıların yaratması muhtemel sorunların önüne geçilmiş oldu. Laboratuvarlarımızda histokimya ve imminohistokimya boyama teknikleri gerektiren çalışmalar 2012 yılına dek manuel olarak başarı ile yürütülüyordu. Gelişen teknolojinin ürünü olan boyama cihazlarını 2012 yılında laboratuvarlarımızda kullanmaya başladık. Böylece daha kısa sürede daha çok numune inceleme olanağına kavuştuk. Sıvı bazlı sitoloji teknolojisi, 2014 yılında Sitoloji Laboratuvarımızda kullanılmaya başlandı. Bu teknoloji pek çok hastalığın teşhisinde geleneksel yöntemlere oranla daha doğru ve hızlı sonuç vermekte. Dolayısıyla laboratuvarımızda bu sisteme sahip olmamızın hizmet kalitesi açısından büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Kanser tedavisinde hastaya doğrudan kemoterapi verilmesi artık yavaş yavaş geride kalmakta. Hastanın yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla ilaçların toksik etkisini azaltmak ve yaşam sürelerini uzatmak için hastaya özel ilaç tedavisinde yeni moleküler yöntemler geliştirilmekte. 2013 yılında hazırlıkları başlayan ve içinde bulunduğumuz 2015 yılında hizmete aldığımız Moleküler Patoloji Laboratuvarı, Kanser Uygulama ve Araştırma Merkezi ile eşgüdümlü çalışarak özellikle kanser hastalarına özel ve daha kaliteli hizmet vermeyi hedefliyor. Kolon, meme, mide ve kadınlarda görülen serviks kanseri gibi bazı kanser türlerinin tedavisinde çeşitli moleküler tanı yöntemleri, hastaya özel tedavi seçimlerinde değerli bilgiler sağlıyor. Yine bu laboratuvarda bulunan Real-Time PCR cihazı ile kullanıcının müdahalesi olmadan uluslararası standartlarda hızlı ve güvenli genetik analizler yapılıyor. Tüm bunların yanı sıra 100 bin olgudan oluşan arşiv materyaline sahibiz ve bununla gurur duyuyoruz.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.