TEMA Nevşehir Temsilcisi Orhan Çalık:

TEMA Nevşehir İl Temsilcisi Orhan Çalık, tarım arazilerinde anız yakmanın topraktaki bir çok canlının hayatının kaybetmesine sebep olmakla birlikte verimi de ciddi oranda düşürdüğünü söyledi.Çalık yaptığı açıklamada; Türkiye’de...

TEMA Nevşehir Temsilcisi Orhan Çalık:

TEMA Nevşehir İl Temsilcisi Orhan Çalık, tarım arazilerinde anız yakmanın topraktaki bir çok canlının hayatının kaybetmesine sebep olmakla birlikte verimi de ciddi oranda düşürdüğünü söyledi.Çalık yaptığı açıklamada; Türkiye’de...

TEMA Nevşehir Temsilcisi Orhan Çalık:
TEMA Nevşehir İl Temsilcisi Orhan Çalık, tarım arazilerinde anız yakmanın topraktaki bir çok canlının hayatının kaybetmesine sebep olmakla birlikte verimi de ciddi oranda düşürdüğünü söyledi.
Çalık yaptığı açıklamada; Türkiye’de hububat ekimi yapılan 11 milyon hektar arazinin yaklaşık yüzde 30’unda 6 milyon tondan fazla köklü hububat sapının (anız) yakıldığının tahmin edildiğini ve bu rakamın her geçen gün endişe verici şekilde arttığını vurguladı. Anız yakma alışkanlığı terk edilmediği için yaz aylarında özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin bir yangın yerine dönüştüğünü ifade eden Çalık, bu işlemin topraklara, ormanlara, su varlığına, biyolojik çeşitliliğe ve ekonomiye büyük zarar verdiğini söyledi. Anızın yakılması sırasında toprakta yaşayan, toprağı havalandıran ve verimli kılan milyonlarca canlı mikroorganizmanın yok olduğuna dikkat çeken Çalık, anız yakma ile toprağın 1-3 santimlik üst katmanında ısının 50-75 santigrat dereceye yükselmesinin mikroorganizmaların yüzde 70’ine zarar verdiğini ifade etti. Çalık: “Topraktaki biyolojik aktivite azalarak verim düşüyor. Mikroorganizma faaliyetleri ile humusa dönüşecek organik atıklar ortadan kalkıyor, toprak fakirleşiyor, su tutma kapasitesi ve verim gücü düşüyor. Sap ve anızların yakılması ile bitki büyümesini teşvik eden karbon ve azotun kaybı da artıyor. Örneğin 300 kg sap yandığında 7 kg şeker gübresine eşdeğer 1.5 kg saf azot kaybı meydana geliyor. Yakılarak üzeri çıplak kalan toprak, rüzgar ve sellerle taşınarak erozyona uğruyor, doğal denge bozuluyor. Öte yandan anız yangınları yakındaki diğer tarla ve bahçelere sıçrayabildiği gibi orman yangınlarına hatta yerleşim alanlarının yanmasına da sebep oluyor. Tarladaki anız kesinlikle yakılmamalıdır. Anız yakma yasadışı olduğu gibi, başta toprak olmak üzere doğal varlıklara zarar vererek, ekonomik kayıplara neden oluyor. Yakma yerine toprak işleme aleti ve gerekirse hasat sonrasında sap parçalayıcı ve dağıtıcı alet (hache paille) kullanılarak anızın toprağa karıştırılması sağlanmalıdır. Ya da anıza ekim yapılmalıdır” dedi. Türkiye’deki toprakların yüzde 76’sından fazlasında organik madde eksikliği olduğunu belirten Çalık, anızın toprakta ayrıştığında toprağın organik madde açısından zenginleştiğini ve toprağın humus miktarı arttığını anlattı. Humusun toprağın neminin korunmasına katkı sağlaması ile birlikte çiftçinin daha fazla ürün aldığını ifade eden Çalık sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ürün kalitesi (tat, koku) artar ve toprak erozyondan korunmuş olur.TEMA Vakfı, anız yakılmadığı takdirde toprağın daha verimli olacağına ve bir sonraki yıl daha fazla ürün alınacağına dikkat çekerek çiftçilere ?Anız Yakmayın, Geleceğinizi Yakmayın? çağrısında bulunuyor.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.