Muş TEMA Şube Başkanı İhsan Aytemiş, Plansız Kentleşmeye Dikkat Çekti

Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma Ve Doğal Varlıkları Koruma (tema) Vakfı Muş İl Temsilcisi İhsan Aytemiş, Türkiye Nüfusunun Dörtte Üçünün Artık Kentlerde Yaşadığına Ve Kontrolsüzce Artan Nüfusun İhtiyaçlarinin, Plansız Kentleşme İle Birlikte Doğal Varlıkların Üzerindeki Baskıyı Arttırdığını Söyledi

Muş TEMA Şube Başkanı İhsan Aytemiş, Plansız Kentleşmeye Dikkat Çekti

Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma Ve Doğal Varlıkları Koruma (tema) Vakfı Muş İl Temsilcisi İhsan Aytemiş, Türkiye Nüfusunun Dörtte Üçünün Artık Kentlerde Yaşadığına Ve Kontrolsüzce Artan Nüfusun İhtiyaçlarinin, Plansız Kentleşme İle Birlikte Doğal Varlıkların Üzerindeki Baskıyı Arttırdığını Söyledi

Muş TEMA Şube Başkanı İhsan Aytemiş, Plansız Kentleşmeye Dikkat Çekti
Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma (TEMA) Vakfı Muş İl Temsilcisi İhsan Aytemiş, Türkiye nüfusunun dörtte üçünün artık kentlerde yaşadığına ve kontrolsüzce artan nüfusun ihtiyaçlarının, plansız kentleşme ile birlikte doğal varlıkların üzerindeki baskıyı arttırdığını söyledi.
Muş’ta bu yıl fidan dikimlerinin iyi düzeyde olduğunu belirten Muş İl Temsilcisi İhsan Aytemiş, plansız büyüyen kentler, kontrolsüz artan nüfus çölleşmeyi tetiklediğini söyledi. Kontrolsüzce artan nüfusun ihtiyaçlarının, plansız kentleşme ile birlikte doğal varlıkların üzerindeki baskıyı arttırdığını ifade eden Aytemiş, ayrıca, erozyon, ormansızlaşma gibi düzeltilebilir çölleşme nedenlerinin yanı sıra topraklarımızın hızla yapılaşmaya açılması ve ormanlar, sular, sulak alanlar gibi doğal varlıkların hızla tüketilerek geri dönülemeyen ve düzeltilemeyen kalıcı çölleşme sorunlarına yol açtığının altını çizdi. Büyük kentlerin, artık kendi kaynakları ile artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini, kontrolsüz ve çarpık kentleşmenin toprak kaybı ve özellikle atıklar nedeniyle suyu, toprağı ve havayı kirlettiğini ifade eden TEMA Vakfı Muş Temsilcisi İhsan Aytemiş, bu durumun örneğin, başka ekosistemlerin, canlıların, havzaların, kentlerin hakkı ve ihtiyacı olan suya el konulup kilometrelerce ötelerden kentlere taşınmasına kadar vardığının altını çizdi. Dünya’daki suların sadece % 2,5’inin içilebilir temiz su, bu suyun da %1’inden azının insanlar ve ekosistemler için kullanılabilir durumda olduğunu vurgulayan Aytemiş, ülkemizin de içinde bulunduğu kurak ve yarı kurak iklim kuşaklarının, su kıtlığı açısından en hassas alanlar olduğuna, su varlığındaki azalmanın da kaçınılmaz olarak çölleşmeyi tetiklediğine işaret etti.
İnsan kaynaklı iklim değişikliğinin etkisi ile ülkemizin bulunduğu coğrafyada çölleşme tehlikesinin büyük olduğunu belirten Aytemiş, özellikle madencilik ve enerji ihtiyacının karşılanması için ülke genelinde başlatılan HES, baraj, nükleer ve termik santral gibi yatırımların etkilerinin yeterince araştırılmadan ve bölgede yaşayanların fikri ve onayı alınmadan uygulandığını vurguladı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.