MTSO’dan Yeni Proje: Rıs Mersin+

Mtso Başkanı Şerafettin Aşut, Mersin’i ‘akıllı Kent’ Kavramı İle Tanıştıracak ‘rıs Mersin+’ Projesi Hazırladıklarını Belirterek, “rıs Mersin+ İle Daha Akıllı Bir Kent Hedefliyoruz. Enerji Verimliliğinin Esas Olduğu Daha Çevreci Ve Dünyada Yükselen 'akıllı Kent' Kavramını Her Alana Taşıyan Bir Kent Olacağız” Dedi.

MTSO’dan Yeni Proje: Rıs Mersin+

Mtso Başkanı Şerafettin Aşut, Mersin’i ‘akıllı Kent’ Kavramı İle Tanıştıracak ‘rıs Mersin+’ Projesi Hazırladıklarını Belirterek, “rıs Mersin+ İle Daha Akıllı Bir Kent Hedefliyoruz. Enerji Verimliliğinin Esas Olduğu Daha Çevreci Ve Dünyada Yükselen 'akıllı Kent' Kavramını Her Alana Taşıyan Bir Kent Olacağız” Dedi.

MTSO’dan Yeni Proje: Rıs Mersin+
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Mersin’i ‘Akıllı Kent’ kavramı ile tanıştıracak ‘RIS MERSİN+’ projesi hazırladıklarını belirterek, “RIS MERSİN+ ile daha akıllı bir kent hedefliyoruz. Enerji verimliliğinin esas olduğu daha çevreci ve dünyada yükselen ’Akıllı Kent’ kavramını her alana taşıyan bir kent olacağız” dedi.
MTSO Başkanı Aşut, yazılı bir açıklama yaparak, Mersin için hazırladıkları yeni proje hakkında bilgi verdi. Türkiye’nin yükselen değeri olan Mersin’i daha da ileriye taşımak adına önemli adımlar attıklarını dile getiren Aşut, bunlardan birinin de 1 Haziran 2005’te başlayan ve 3 yıl süren Regional Innovation Strategy (Bölgesel İnovasyon Stratejisi), kısa adıyla RIS-Mersin Projesi olduğunu anımsattı. Bu projeyle bugüne kadar tarım, lojistik ve turizm sektörlerinde önemli stratejik kararlar alındığını, kurumsal yapılanmalar ve faaliyetler gerçekleştirildiğini kaydeden Aşut, “Projenin tamamlanmasından bugüne kadar 7 yıllık bir süre geçti ve sektörlerde güncel ihtiyaçların ortaya çıkıp, kent için yeni dinamik ve potansiyeli olan yeni sektörlerin oluşması nedeniyle projenin yenilenmesi gerekliliği doğdu. Hedef artık bir taraftan 2016’ya kadar kenti turizm, tarım ve lojistik üssü haline getirirken diğer taraftan başta sanayi olmak üzere gelişen yeni sektörleri de canlandırıp ileriye taşımak. Bunun yolu ise ekonominin, kentsel yaşamın, tüm alt ve üst yapının ICT denilen bilgi ve iletişim teknolojilerine entegre olmasından geçiyor” ifadelerini kullandı.
“RIS MERSİN+ İLE DAHA AKILLI BİR KENT HEDEFLİYORUZ”
Hedefleri doğrultusunda ‘RIS MERSİN+’ ismiyle yeni bir proje hazırladıkları bilgisini veren Aşut, MTSO himayesinde ilerleyen projenin ortaklarının Mersin Üniversitesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Deniz Ticaret Odası ile Mersin Sanayici ve İş Adamları Derneği olduğunu belirtti. Bu proje ile Mersin ekonomisini bilgi ve iletişim teknolojilerine entegre etme arzusunda olduklarını vurgulayan Aşut, şöyle devam etti: “Üretimde daha yüksek teknoloji, satışta, e-ticarette, eğitimde ve sağlıkta daha ileri teknoloji kullanacağız. RIS MERSİN+ ile daha akıllı bir kent hedefliyoruz. Enerji verimliliğinin esas olduğu daha çevreci bir kent. Dünyada yükselen ’Akıllı Kent’ kavramını her alana taşıyan bir kent olacağız. İnsanı daha akıllı, sanayisi daha akıllı, eğitimi, ticareti, sağlığı daha akıllı.”
Toplamda 36 ayda tamamlanması planlanan RIS MERSİN+ Projesi’nin Çukurova Kalkınma Ajansı’na proje teklifi olarak sunulacak bölümünün, analiz, araştırma, strateji geliştirme ve eylem planı olmak üzere 12 aylık ilk dört aşamayı kapsadığını aktaran Aşut, projenin uygulamasına yönelik 24 ay sürecek 5. aşamasının ise ayrı bir proje olarak tanımlanacağını ifade etti.
“DÜŞÜK TEKNOLOJİLİ SANAYİ ÜRÜNLERİNDE YÜKSEK TEKNOLOJİYE DOĞRU ARTIŞ VAR”
Öte yandan, RIS Mersin projesiyle belirlenen sektörlerin geldikleri son noktanın, önümüzdeki süreçte raporlanıp revizyona gidilerek yeni bir yol haritası çizilmesi gerektiğini kaydeden Aşut, “Çizilecek yeni haritada başka sektörlerde de hareketlenme yaşandığı görülecektir. Bunlardan biri olarak sanayiyi gösterebiliriz. Sanayideki hedefimiz katma değeri yüksek ürünlerin ihracatını artırmak olmalı. Mevcut durumda Mersin’den yapılan Ocak-Şubat ayı ihracat verilerine bakıldığında, düşük teknolojili ürünlerin yerini orta ve yüksek teknoloji ürünlerinin aldığını görüyoruz. Düşük teknolojili ürünlerin ihracatı geçen yıl Ocak-Şubat ayında toplam imalat sanayi ihracatının yüzde 59,5’ini oluştururken, bu yıl aynı dönemde yüzde 55.5’ini oluşturmakta. Buna karşılık orta ve düşük teknoloji sanayi ürünlerinin ihracatı geçen yılın ilk iki ayında toplam imalat sanayi ihracatının yüzde 22’sine denk gelirken, bu yıl az da olsa bir artışla yüzde 24,8’e yükselmiştir. Aynı şekilde orta ve yüksek teknoloji sanayi ürünleri ihracatı yüzde 16,8’den yüzde 17,1’e yükselirken, yüksek teknoloji ürün ihracatı yüzde 1,7’den yüzde 2,6’ya yükselerek geleceğe yönelik ciddi bir umut vermekte. Bu rakamlara 8-10 yıl gibi kısa bir sürede ulaşılmış olması da ayrıca anlamlı” dedi.
Mevcut durumda sanayinin teknoloji kullanımının henüz istenilen düzeyde olmadığına da dikkat çeken Aşut, şunları kaydetti: “Kentimizde yaklaşık 2 bin 125 firma düşük teknolojiye sahip ve bu rakam toplam işyeri sayısının yüzde 55,6’sına denk geliyor. Orta ve düşük teknoloji kullanan firma sayımız ise yaklaşık bin 350 ve toplam işyeri sayısının yüzde 35,3’ünü oluşturuyor. Orta ve ileri teknoloji kullanan firma 333 adetle toplam işyeri sayısının yüzde 8,7’sini oluştururken, ileri teknoloji kullanan firma sayısı yalnızca 17 ve toplam işyeri içinde yüzde 0,4’lük dilime sahip. Hedef, ileri teknoloji kullanan firma sayısını 2 binlere ulaştırmak olmalı. Biz, gerek RIS MERSİN+ gibi odamız tarafından yürütülen projeler gerekse kentimizde teknolojiye yönelik atılan adımların kısa sürede hedeflerimize ulaşmamızı sağlayacağına inanıyoruz.”
“TÜRKİYE’NİN HEDEFLERİNE KATKI SAĞLAMAK İSTİYORUZ”
Mersin’in yanı sıra Türkiye’nin de mevcut durumda ileri teknolojili imalat sanayinde G20 ülkelerinin çok gerisinde olduğuna işaret eden Aşut, “Ancak hedefte Afro Avrasya’nın Ar-Ge ve üretim üssü olmak var. Biz de Mersin olarak bu hedeflere ulaşmak adına sanayimizde ileri teknoloji kullanımını artırmaya yönelik çalışmalara hız veriyoruz. Mersin’de bulunan Teknopark’taki altyapı ve yine Mersin Üniversitesi bünyesindeki Teknoloji Transfer Ofislerindeki (TTO) altyapı hedeflerimize ulaşmamıza yardımcı olacak önemli enstrümanlar olarak değerlendirilebilir. Üniversite-sanayi işbirliğini Teknoloji Transfer Ofisi ile daha rahat oluşturup geliştirebileceğimiz bir pozisyona geleceğiz. TTO henüz çok yeni bir oluşum. Sanayicimizin ihtiyaçlarına göre hareket edilip şekillenecek bir yapı. Sanayinin teknolojiyle entegre olmasını tetikleyecek bir mekanizma. Orada kısa sürede başarı hikayeleri yazabilmeliyiz. Ardından başarıyı gören diğer sanayi kuruluşlarımız da hiç şüphesiz bu yapı içine gireceklerdir. Teknoparktaki yapı ise iyi bir pozisyonda. Oradaki girişimcilerin daha çok yukarı tırmandırılabilmesi için bireysel olarak desteklenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Oradaki sinerjiyi artırabilmek için Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. Hedef teknolojiyi artırmak, ileri teknoloji ürün ihracatını artırmaksa elbette bir diğer önemli faktör de yetişmiş insan gücü. Bizim temel bilimlerde daha çok personel istihdam etmemiz lazım ki onlar ar-ge yapsınlar. YÖK de yeni yapılanmasında bunu düşünerek hareket etti” ifadelerini kullandı.
Tarım ve gıdanın da bakış açısının farklı bir noktaya ulaştığını dile getiren Aşut, şöyle devam etti: “Tarım Gıda İhtisas Teknoparkı’nın ortaya çıkması o sektörü hızla yukarı doğru tırmandıracaktır. TTO sanayici için eksikti yeni harekete geçti. Tarım Gıda İhtisas Teknoparkı da tarım sektörünü istenen yere getirecektir. Bundan sonraki adımda bireysel girişimci desteklenmeli. Tarım için de sanayi için de teknopark için de böyle. Başarı bireysel girişimlerin desteklenmesiyle gelecektir.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.